top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Ceza Dairesi: İstinafta Sınırlı Bozma Yetkisi ve Duruşma Zorunluluğu

 

2024/6900 E., 2026/11531 K. · 17 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Hırsızlık davasında istinaf, etkin pişmanlık araştırmasındaki eksikliği gerekçe göstererek dosyayı ilk mahkemeye göndermişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bu gerekçenin kanunda sınırlı sayılan duruşmasız bozma hâllerinden olmadığını belirledi. Yetki dışındaki bozmanın ve buna dayanılarak kurulan sonraki hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu açıkladı. Eksikliğin istinafta duruşma açılıp deliller değerlendirilerek giderilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Etkin pişmanlık indirimi konusunda doğrudan yeni hüküm kurmadı.

 

Hukuki İlke

 

Kanunda sınırlı sayılan hâller dışında, duruşma açılarak giderilmesi gereken bir eksiklik için istinafın dosyayı ilk dereceye bozmayla göndermesi bu kararda hukuka aykırı bulundu.

 

Sonuç

 

Temyiz edilen karar diğer yönleri incelenmeden oy birliğiyle bozuldu; dosya yeniden duruşma açılarak hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 260/1, 280/1-e, 280/1-f, 280/1-g, 280/2, 286/1, 288, 289/1-h, 291/1, 294/1, 298/1, 302/2, 304/2

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 168/1
    Önceki istinaf bozmasının konusudur; Yargıtay bu kararda indirimi doğrudan uygulamamıştır.

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 36
    Kararda alıntılanan Anayasa Mahkemesi değerlendirmesi bağlamında mahkemeye erişim hakkı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2023/2497 E., 2024/315 K.

 

SUÇ: Hırsızlık

 

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

 

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için olayı tüm samimiyeti ile anlatmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

 

5271 sayılı Kanunu’nun 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2017/523 Esas, 2019/153 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/1775 Esas, 2020/545 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın suça konu parmak okuyucu cihazı sattığı kişinin dahi zararının giderilip giderilmediği araştırılarak sonucuna göre TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden hüküm kurulduğu,

 

Kabule göre de; sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin TCK'nun 168/1. maddesi yerine sehven TCK'nın 268/1.maddesi olarak belirtilmesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

 

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/1775 Esas, 2020/545 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Gaziozmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ve 2020/221 Esas, 2023/201 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

 

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

 

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

 

Esas No

2024/6900

 

Karar No

2026/11531

 

Karar Tarihi

17 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page