CEZA HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Farklı Kişilere Ait Eşyada Zincirleme Suç
2025/16120 E., 2026/9369 K. · 13 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Hırsızlıkta çalınan eşyaların farklı kişilere ait olması, tek başına zincirleme suç hükmünün uygulanmasını gerektirir mi? Yargıtay 2. Ceza Dairesi, içinde kimse bulunmayan kilitli araçlardan eşya ve para alan sanığın bunların farklı kişilere ait olduğunu bilme imkânı bulunmadığını belirterek Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin uygulanmasını hatalı buldu ve her araca yönelik eylemi ayrı suç saydı. Daire, temel cezanın aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlerle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenebileceğini de ekledi. Tekerrüre esas alınacak ilam yönünden de hata bulunan hırsızlık hükümleri oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, içinde kimsenin bulunmadığı kilitli araçlardan birden fazla kişiye ait eşya ve paraların çalındığı bu dosyada, sanığın eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilme imkânı bulunmadığından zincirleme suç hükmünün uygulanmasını hatalı buldu; her araca yönelik eylemi ayrı bir suç olarak değerlendirdi ve temel cezanın Türk Ceza Kanununun 61. maddesindeki ölçütlerle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenebileceğini kabul etti.
Sonuç
Oy birliğiyle verilen kararla mala zarar verme hükmüne yönelik temyiz istemi reddedildi, temyiz isteminin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararı onandı ve diğer hırsızlık hükümleri Tebliğnameye uygun olarak bozuldu; bozmadan sonra kurulacak hükümde Ceza Muhakemesi Kanununun 307/5. maddesinin gözetilmesine karar verildi, dosya ilk derece mahkemesine, karar örneği bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Hırsızlık hükümleri bozuldu; ilk derece mahkemesi her araca yönelik eylemi ayrı suç olarak ele alacak, temel cezayı Türk Ceza Kanununun 61. maddesindeki ölçütlere göre belirleyecek ve tekerrüre daha ağır cezayı içeren ilamı esas alacak. Mala zarar verme hükmü ile temyiz istemi ek kararla reddedilen hükümler bozma dışında kaldı.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43, 61
Dairenin bu dosyada uygulanmaması gerektiğini belirttiği zincirleme suç hükmü ile temel cezanın belirlenmesinde gözetilmesini istediği ölçütler.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 286/2-a, 298/1, 296/2
Mala zarar verme hükmüne yönelik temyiz isteminin reddi ile bölge adliye mahkemesinin temyiz reddine ilişkin ek kararının onanmasının dayanağı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 304/2-a, 307/5
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin dayanağı ile bozmadan sonra kurulacak hükümde gözetilmesine karar verilen madde.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/195 E., 2024/845 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
EK KARAR : Temyiz isteminin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Reddin onanması, ret, bozma
I- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükmüne yönelik yapılan incelemede
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair olan ve şikayetçiler ... ve ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karara ilişkin yapılan incelemede
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya İlk Derece Mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
III- Sanık hakkında şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine dair yapılan incelemede,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın cezalandırılabilmesi için
şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, sanığın savunma hakkında usuli hatalar yapılarak anılan hakkın ihlal edildiğine, beraate karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, şikâyetçi ...'ın kilitli haldeki aracının camını kırarak aracın içerisinden o sırada araçta bulunmayan şikayetçiler ..., ... ..., ... ve ...e ait suça konu eşyalar ile paraları çalmasının akabinde şikâyetçi ...'nın kilitli vaziyetteki aracının camını kırarak bu aracın içerisinden, o sırada araçta olmayan şikâyetçiler ... ..., ... ve ...a ait olan eşyalar ile paraları çalması şeklindeki eylemlerinde, sanığın her bir araca yönelik kapı ve camları kilitli hâlde, içerisinde kimse bulunmadığı sırada, anılan araçların içerisinden hırsızlık eylemlerinde, birden fazla şahsa ait çeşitli eşyalar ile paraları çalması sebebiyle, suça konu eşyalar ile paraların farklı kişilere ait olduğunu bilme imkanı bulunmadığı, bu nedenle, her araca yönelik eylemin zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın, ayrı ayrı suçlar oluşturacağı, ancak TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilebileceği gözetilmeden, araçlardan çalınan eşyaların, sonuç olarak birden fazla kişiye ait olması sebebiyle, TCK'nın 43 maddesi kapsamında değerlendirilerek eza tayini
2- Kurulan hükümlerde İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli 2006/4 76... /166 Karar sayılı 05.06.2012 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasına dair ilamı tekerrüre esas alınmış ise de; daha ağır cezayı içeren Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2008 tarihli, 2004/7 06... /143 Karar sayılı 28.02.2012 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hükmedilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMK'nın 307/5. maddesinin gözetilmesine, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca gereği için dosyanın Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/16120
Karar No
2026/9369
Karar Tarihi
13 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI