top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  KANUN YARARINA BOZMA

Yargıtay 2. Ceza Dairesi: Hırsızlığın Niteliği ve Uzlaştırma

 

2026/6158 E., 2026/11323 K. · 16 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Çocuğun, uyuyan kişinin yanında açıkta duran telefonu alması nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilmişti. Daire, dosyadaki koşullarda eylemin temel hırsızlık suçunu oluşturduğunu kabul etti. Suç bu nitelendirmeyle uzlaştırma kapsamında olduğundan gerekli işlemler yapılmadan ceza verilmesine yer olmadığı ve sağlık tedbiri kararı kurulmasını uygun bulmadı. Hüküm kanun yararına bozuldu. Karar, uzlaşmanın gerçekleştiğini veya çocuğun beraat ettiğini değil, uzlaştırma sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılmasını öngörüyor.

 

Hukuki İlke

 

Somut eylemin temel hırsızlık sayılması hâlinde, sonuç ceza verilmemesi olsa bile uzlaştırma usulünün uygulanması gereği ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Sonuç

 

Çocuk mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığı ve sağlık tedbiri kararı oy birliğiyle kanun yararına bozuldu; gerekli işlemler için dosya mahkemesine gönderildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 141/1, 142/2-a, 142/2-b

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 253, 254/1, 309/3, 309/4-b

  • 6763 sayılı Kanun — m. 34

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/466 E., 2023/295 K.

 

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...

 

SUÇ : Hırsızlık

 

İNCELEME KONUSU

 

KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığı ve sağlık tedbiri

 

KANUN YARARINA BOZMA

 

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

 

I. İSTEM

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2026 tarihli ve KYB-2026/40704 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

 

"Yargılama esnasında mahkemece inceleme dışı ... ... isimli kişi hakkında aynı suç nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde suça sürüklenen çocuk ... ...'un mahkumiyetine ilişkin İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/375 esas, 2024/87 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 01.11.2024 tarihli ve 2024/2334 esas, 2024/5048 sayılı kararında yer alan, "Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında üstte taşınan eşyayı özel beceri ile almak ve kişinin malı koruyamayacak durumda olmasından yararlanmak suretiyle almak suçlarını işlediğinden bahisle TCK 142/2-a ve b maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş ise de; gerek müştekinin gerek suça sürüklenen çocuğun anlatımına göre cep telefonunun müştekinin üzerinde değil yan tarafında ve açıkta bulunmasına göre TCK 142/2-b maddesinin koşullarının oluşmaması ayrıca uyku halinin TCK 142/2-a maddesi kapsamında bulunmaması (aynı doğrultudaki Yargıtay 2. C.D.'nin 2020/14865 Esas - 2020/7825 Karar sayılı ilamında olduğu gibi) da nazara alındığında eylemin ancak TCK 141/1 maddesinde düzenlenen ve CMK 253 maddesi kapsamında uzlaşma hükümlerine tabi hırsızlık suçuna vücut vermesine göre uzlaşma prosedürü işletilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden karar verilmiş olması hukuka aykırı görüldüğünden..." şeklindeki açıklamalarla bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçun işlendiği nazara alındığında;

 

Suça sürüklenen çocuk ...'ın gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve 02/12/2016 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

 

II. GEREKÇE

 

Suç tarihinde, gündüz vakti şikâyetçinin uyuduğu yerin yanında açıkta bulunan cep telefonunu çalan suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-a-b maddelerinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında olmayan nitelikli hırsızlık suçunu işlediği belirtilerek anılan maddeler uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığı anlaşılmış ise de; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu belirlenmekle, hükümden önce 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan anılan Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

III. KARAR

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/466 Esas, 2023/295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/6158

 

Karar No

2026/11323

 

Karar Tarihi

16 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page