top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Araç Hırsızlığında DNA Delili ve Savunma

 

2026/6366 E., 2026/10023 K. · 2 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Çalınan araçta DNA'sı bulunan ve aşamalarda farklı savunmalar yapan sanık hakkında beraat kararı verilebilir mi? Yargıtay 2. Ceza Dairesi, araçta ele geçen bir eşyadan elde edilen DNA profilinin sanıkla uyumlu olduğunu ve sanığın soruşturmada araçla dolaştığını anlatıp kovuşturmada suçlamayı reddettiğini birlikte değerlendirerek suçun sabit olduğunu kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak sanığın beraatine hükmetmişti. Daire, beraat hükmünü bozdu; gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi hatasını da hukuka aykırı buldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, çalınan araçta ele geçen eşyadan elde edilen DNA profilinin sanıkla uyumlu bulunmasını, sanığın soruşturmadaki anlatımı ile kovuşturmadaki inkârı arasındaki çelişkiyle birlikte değerlendirerek bu dosyada suçun sabit olduğunu ve beraat kararı verilemeyeceğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin beraat hükmü, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, bölge adliye mahkemesi ceza dairesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi, Dairenin delillere ilişkin değerlendirmesini gözeterek sanığın hukuki durumunu yeniden belirleyecek ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihini düzeltecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 304/2-b
    Dairenin, bozulan hükmün yeniden ele alınması için dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesinin dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 232/2-c
    Dairenin, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış gösterilmesini bozma nedeni sayarken dayandığı hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 288, 294
    Dairenin temyiz incelemesini hükmün hukuka aykırılığı ve temyiz sebepleriyle sınırlarken andığı hükümler.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2025/3355 E. 2025/3998 K.

 

SUÇ : Hırsızlık

 

HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, katılanın 22.01.2017 tarihinde Gebze'den çalınan aracının 29.01.2017 tarihinde Bahçelievler'de bulunduğunda aracın sağ ön kapı cebindeki içecek kutusundan sanığın DNA'sının elde edildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği fakat sabıka kaydında çok sayıda araç hırsızlığından kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, bu suçların önemli bir kısmında suçun birden çok sanık tarafından birlikte işlenmiş olduğu, bu itibarla aracın sürücü kısmında bulunmasının suçun sübutu açısından zorunlu olmadığı, ayrıca sanığın savunmasında geçen ... ... isimli şahısla birlikte işlemiş olduğu araç hırsızlığı suçundan da kaydının bulunduğu, savunmasının denetlenebilmesi açısından ... ... isimli kişinin dinlenmemiş olmasının eksik kovuşturma niteliği taşıdığı, fakat mevcut delillerin de mahkûmiyete yeterli olduğu hâlde beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

 

1- Katılanın 22.01.2017 tarihinde Kocaeli Gebze'den çalınan aracının 29.01.2017 tarihinde üzerinde başka bir plaka takılı olduğu hâlde kolluk tarafından...'de terk edilmiş olarak bulunduğu, araç içerisinde sağ ön kapı cebinde bulunan içecek kutusunun ağız kısmından alınan bulgudan elde edilen DNA profilinin sanık ...'ın genotip özellikleri ile uyumlu olduğunun ... Kriminal Polis Laboratuvarının düzenlemiş olduğu 20.02.2017 tarihli uzmanlık raporu ile tespit edildiği ve sanığın İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında, uyuşturucu kullandığını, madde bağımlısı olduğunu, bu nedenle bu olayı tam olarak hatırlayamadığını, hırsızlık olayı ile bir ilgisinin olmadığını üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söylediği hâlde, soruşturma aşamasındaki savunmasında, belirtilen tarihte ... ... ve ... ... ile birlikte suça konu araçla gezdiklerini, uyuşturu kullandığından dolayı olayı tam olarak hatırlayamadığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu hâlde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

 

2- Suç tarihi "22.01.2017" tarihi olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 28.01.2017 tarihinin gösterilmesi,

 

Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedenleri de dikkate alınarak gereği için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/6366

 

Karar No

2026/10023

 

Karar Tarihi

2 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page