top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU

Yargıtay 2. Ceza Dairesi: Usulsüz Tebligat ve Kanun Yararına Bozma

 

2026/6492 E., 2026/12786 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Çocuklar hakkında verilen eski tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, şikâyetçiye doğru adres esas alınarak bildirilmemişti. Daire, kanun yoluna başvurabilecek şikâyetçi bakımından tebligat tamamlanmadığı için kararın kesinleşmediğini saptadı. Bu nedenle kanun yararına bozma istemini reddetti; dosyanın olağan itiraz yoluna tabi olduğunu açıkladı. Sonuç, tebligatların hukuka uygun bulunması veya hükmün onanması değil, kesinleşme koşulu bulunmayan olağanüstü başvurunun kabul edilmemesidir.

 

Hukuki İlke

 

Kanun yararına bozma için gerekli kesinleşme, kanun yolu hakkı bulunan kişiye usulüne uygun tebligat yapılmadan varsayılamaz; bu dosyada olağan itiraz yolu açıktır.

 

Sonuç

 

Kanun yararına bozma istemi, karar kesinleşmediğinden oy birliğiyle reddedildi; dosya mahkemesine sunulmak üzere Başsavcılığa gönderildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 309, 260/1, 234/1-b-1, Geçici 6/2-b

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 231/12
    Geçiş hükmü uyarınca 1 Haziran 2024 öncesi şekli.

  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu — m. 10, 10/1

  • 7499 sayılı Kanun — m. 22

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Karar metnindeki kişiyi veya tarafı belirleyebilecek bilgiler mahremiyet amacıyla “...” biçiminde gizlenmiştir. Kararın hukuki değerlendirmesi ve sonucu değiştirilmemiştir.

 

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2011/233 E., 2012/204 K.

 

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

 

İNCELEME KONUSU

 

KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

 

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

 

I. İSTEM

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39859 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

 

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

 

Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların müşteki ...'e karşı gerçekleştirdikleri nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, müşteki ...'e duruşma gününün tebliğ edilemediği ve müştekinin yargılamadan haberdar edilerek şikayet ve katılma hususunda beyanı alınmaksızın yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

 

II. GEREKÇE

 

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.

 

2. İncelemeye konu dosyada; şikâyetçinin bilinen son adresinin, soruşturma aşamasında alınan kolluk ifadesinde belirtmiş olduğu ... Mahallesi ... Sokak No:... .../Gaziantep adresi olmasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca bu adres esas alınarak şikâyetçinin duruşmaya davet edilmesi ve kendisine davaya katılabilmesi için olanak tanınması gerekirken, şikayetçiye duruşma daveti için çıkarılan tebligatın, ... Mahallesi .... Sokak No:... .../Gaziantep adresine tebliğe çıkarıldığının ve anılan tebligatın bu adresten ...-tebliğ iade dönmesi üzerine mahkemesince, kolluğa yaptırılan adres araştırması sonucunda tespit edilen ... Mahallesi ... Sokak No:... Kilis adresinde şikâyetçinin oturduğu belirtilerek şikâyetçinin istinabe suretiyle beyanının alınması için gönderilen talimat evrakının, talimat mahkemesince çıkarılan duruşma davetiyesinde şikâyetçinin adresinin ... Mahallesi .... Sokak No:... .../Gaziantep olduğu belirtilerek bu adrese tebliğe çıkarılması ve çağrı kağıdının bu adresten ...-tebliğ iade dönmesi üzerine ...-ikmal edildiğinin; böylece katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'in 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunmasına karşın ...'e kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığının, bu nedenle suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediğinin ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının, ayrıca şikâyetçinin yokluğunda verilen incelemeye konu kararın da son bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması ve bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (MERNİS adresi), bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın buraya yapılması gerektiği gözetilmeden, ... Mahallesi .... Sokak No:... .../Gaziantep adresine tebliğe çıkarıldığının ve bu tebligatın da ... tebliğ iade edildiğinin, buna göre belirtilen şekilde yapılan tebliğ işlemlerinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen ...'e gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmediği belirlendiğinden; inceleme konusu kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir.

 

3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi (01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâline göre) uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

 

III. KARAR

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/6492

 

Karar No

2026/12786

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page