top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  ONAMA

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Maddi Tazminat Reddinde Vekâlet Ücreti

 

2025/289 E., 2025/4481 K. · 1 Ekim 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Maddi tazminat istemi tamamen reddedilirse davalıya maktu vekâlet ücreti mi, nispi ücret mi verilir? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesine göre bu durumda tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirtti. İlk derece mahkemesi, kiraya verenin haksız kullanım iddiasına dayanan kira kaybı tazminatı ve ecrimisil istemini kira alacağı bulunmadığından reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinafı reddederken nispi ücreti yerinde bulmuştu. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı; ret gerekçesini taleple bağlılık ilkesine göre değiştirip vekâlet ücretini düzelterek ilk derece kararını oy birliğiyle onadı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, maddi tazminat istemlerinin tamamen reddedildiği bu dosyada davalı yararına vekâlet ücretinin, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca nispi olarak değil, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki maktu ücret olarak belirlenmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Davacının öteki temyiz itirazları reddedildi; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece kararının gerekçesi değiştirildi ve vekâlet ücretine ilişkin bendi tarifeye göre maktu ücretle yeniden yazılarak karar oy birliğiyle düzeltilerek onandı; peşin temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine karar verildi ve dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Davanın reddi sonucu korundu; ret gerekçesi istemin haksız kullanıma dayalı tazminat ve ecrimisil olduğu esas alınarak değiştirildi ve davalı yararına nispi yerine maktu vekâlet ücreti yazıldı. Daire, bu düzeltmelerin yeniden yargılama gerektirmediğini belirtti.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi — m. 13/4
    Dairenin dayanağı: maddi tazminat istemlerinin tamamen reddinde davalı yararına tarifenin ikinci kısım ikinci bölümündeki maktu ücretin uygulanması.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 26
    Dairenin dayanağı: istemin taleple bağlılık ilkesine göre nitelendirilmesi.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/2, 373/1
    Hükmün usul dayanağı: bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece kararının gerekçe ile vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/2335 E., 2024/2909 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/637 E., 2022/2043 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili; davacıya ait 79, 82... parsel numaralı taşınmazlar üzerinde bulunan fabrika binasının makina ve ek binalarıyla birlikte icra borçlarının ödeneceği ve tapular üzerindeki hacizlerin kaldırılacağı taahhüdüne dayalı olarak, 01.04.2014 tarihli ve 6 ay süreli kira sözleşmesi kapsamında aylık 5.000,00 TL sembolik kira bedeli ile davalının kullanımına bırakıldığını, davalının kötüniyetli olarak taraflar arasında imzalanan borç tasfiyesinin nasıl yapılacağına ilişkin 01.04.2014 tarihli protokol hükümlerini ihlal ettiğini, davalı tarafın faal fabrika binasını ve makineleri, hacizlerin tasfiye edilmesi taahhüdüyle işgal ettikten sonra üçüncü şahıs tarafından temlik alınan icra dosyası alacağı kapsamında sembolik kira bedeline dahi haciz koydurarak taşınmazı 4 yıl boyunca işgal ettiğini, hiç para ödemeden fabrika ve makineleri kullandığını, davacıya ait borçlarla ilgili hiç bir ödemede bulunmadığı gibi ayrıca fabrika binası ve makinelere ağır maddi zarar verdiğini, keşide edilen ihtarnamelerden bir sonuç alınamadığını, fabrika ve makineleri borçların tasfiye edileceği taahhüdüyle işgal eden davalının sebep olduğu kira geliri mahrumiyetinden ve ecrimisilden sorumlu olduğunu ileri sürerek; belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, şimdilik 100.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş ıslahla kira kaybı tazminatı talebini 1.040.176,96 TL, ecrimisil talebini ise 4.454.688,00 TL'ye artırmıştır.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 01.04.2014 tarihli kira sözleşmesi kapsamında dava konusu taşınmazı ve tapuda teferruat olarak kayıtlı makineleri kiralandığını, haksız işgalden söz edilemeyeceğinden davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunmadığını, tarafların sözleşme ile bağlı olduğunu, kira sözleşmesi dışında imzalanan 01.04.2014 tarihli protokolde anılan taşınmazların alım ve satımına ilişkin koşulların düzenlediğini, bu kapsamda davacı yana alım ve satım bedeline mahsuben bir kısım peşin ödemeler yapıldığının görüleceğini, 01.04.2014 tarihli kira sözleşmesinin (15.) maddesi ile de, kira sözleşmesinin taşınmazın tapuda devri yada icra yoluyla satışı anına kadar geçerli olması amacıyla tesis edildiğinin düzenlendiğini, taşınmazın rızaen yahut cebri icra yoluyla satın alınmasının davacı aleyhine mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle fiilen mümkün olmadığını, protokol kapsamında kısmi peşin ödemeler alan davacının tedbirin kaldırılmasını sağlama tahhüdünü yerine getirmediğini, davalının cebri icra yoluyla taşınmazı tahliye etmesinden sonra aynı taşınmaz ve teferruatını 11.09.2017 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı firmaya aylık 5.000,00 TL bedelle kiraya veren davacının taleplerinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 01.04.2014 tarihli kira sözleşmesi bulunduğu ve taşınmazın 22.08.2017 tarihinde tahliye edildiği, kira sözleşmesindeki artış şartları da dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının kira alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu, kira sözleşmesi uyarınca bakiye ödenmemiş kira borcunun bulunmadığı, dava kira alacağına ilişkin olduğundan davanın tamamen reddine bağlı olarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili; hor kullanma tazminatı ve makinelere zarar verilmesi nedeniyle fabrika ve makinelerin kullanılamamasından kaynaklı zararların tahsilinin talep edildiğini, talebin kira alacağı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, zarar ve ziyana ilişkin tazminat talep edildiğinden esasın ve vekalet ücretinin bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, makinalara verilen zararın da fabrikanın kullanımına engel olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 

B. Gerekçe ve Değerlendirme

 

Uyuşmazlık, kira kaybı tazminatı ile ecrimisil istemine ilişkindir.

 

1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında 01.04.2014 başlangıç tarihli ve 6 ay süreli kira sözleşmesi ile aynı tarihli çeşitli edim yükümlülükleri içeren "PROTOKOL" başlıklı iki ayrı sözleşme imzalanmasına, geçerli işbu kira sözleşmesi kapsamında kiralanan fabrika ve teferruatının davalı tarafça kullanılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

 

Eldeki davada davacı vekili; 12.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile "haksız işgalden doğan 1.040.176,96 TL kira tazminat alacağı" ile "makinelerden müvekkilimin faydalanması, çalıştırması önlenerek, makinelerin 48 ay boyunca davalı tarafından haksız bir şekilde çalıştırılmış ve işletilmiş olmasından doğan (aylık 92.000,00 TL.dan) 4.454.688,00 TL ecrimisil tazminatı alacağı" olmak üzere toplam 5.494.864,96 TL'nin tahsilini istemiştir. Davacının istemi açıkça haksız kullanım iddiasına dayalı kira tazminatı ve ecrimisil olmakla, taleple bağlılık ilkesi gereğince, bu alacak kalemleri yönünden değerlendirme yapılıp; davalının kullanımının taraflar arasındaki 01.04.2014 tarihli kira sözleşmesine dayandığı, haksız işgalin söz konusu olmadığı, kira sözleşmesine dayalı kullanım nedeniyle ıslah dilekçesi ile talep edilen kira tazminatı ve ecrimisil talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.

 

3. Bundan ayrı, yukarıda da açıklandığı üzere, davacının talebi tazminat istemine ilişkin olup karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereği maddi tazminat taleplerinin tümden reddi halinde davalı lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

 

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

 

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLMESİNE, ayrıca hüküm fıkrasının (5) numaralı bendi çıkartılarak yerine "5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" bendinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Kira Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

 

Usul Alanı

Medeni Usul Hukuku

 

Esas No

2025/289

 

Karar No

2025/4481

 

Karar Tarihi

1 Ekim 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page