USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İcra Dairesinin Kusuru ve Satış Zararı
2026/4977 E., 2026/4424 K. · 2 Temmuz 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
İcra dairesi görevlilerinin kusuruyla satılan araç muhammen bedelin yarısından fazlasına ihale edildiyse borçlunun zararı yok sayılabilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu dosyada aracın gerçek değerinden düşük bedelle ihale edildiğini ve davacının zarara uğradığının sabit olduğunu belirterek davanın bu gerekçeyle reddedilmesini doğru bulmadı. İlk derece mahkemesi, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve görevlilerin kusurlu olduğunu kabul etmiş; ancak satış muhammen bedelin yarısını aştığı ve bedel dosya borcuna yatırıldığı için gerçek zarar bulunmadığı sonucuna varmıştı. Daire, tazminatın icra dosyasında nemalandırılan ihale bedeli dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Hukuki İlke
Daire, icra dairesi görevlilerinin kusurunun kabul edildiği bu dosyada aracın gerçek değerinden düşük bedelle ihale edilmesini zarar saydı; satışın muhammen bedelin yarısını aşmasını zararın yokluğu için yeterli görmedi ve icra dosyasında nemalandırılan ihale bedelinin de tazminat hesabında gözetilmesini istedi.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozuldu; karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma üzerine ilk derece mahkemesinin, davacının zarara uğradığını esas alıp tazminatı icra dosyasında nemalandırılan ihale bedelini de gözeterek hesaplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekiyor. Daire, görevlilerin kusurlu olduğuna ilişkin ilk derece kabulünün davalı tarafından temyiz edilmediğini de gözetti.
İlgili Mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m. 5
Dairenin uyuşmazlığı, icra dairesi görevlilerinin kusurundan doğan zararın tazmini istemi olarak nitelendirirken dayandığı hükümdür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1, 371
Dairenin bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını bozarken dayandığı usul hükümleridir.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3155 E., 2025/2136 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/403 E., 2023/470 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde, takip talebinde gösterilen adresin müvekkilinin adresi olmasına rağmen ödeme emrinin bu adreste şirketin çalışanı olarak belirtilen ama aslında müvekkilinin çalışanı olmayan kişiye tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin aracının haczedilerek alacağına mahsuben takip alacaklısına ihale edildiğini, satış ilanı tebliğinin de aynı adrese tebliğe çıkartıldığını ancak tebligat yapılamadan iade döndüğünü, ihaleye konu aracın aracın 68.000 km’de olup 2014-... ... 2.0 ... ... 140 ... ... model, otomatik vites ve dizel olduğu, hasar kaydının bulunmadığını, arac 242.000,00 TL kıymet takdiri yapıldığını, durumun öğrenilmesi üzerine ihalenin feshi davası açtıklarını ve icra Mahkemesine tebligat usulsüzlüğü şikayetinde bulunduklarını, Mahkemece ihalenin feshine karar verildiğini, kesinleşmeden sonra icra dairesince aracın iadesi için alacaklıya ihtar gönderildiğini ancak aracın 3. kişiye satılmış olduğu için iade edilemediğini, icra dairesi görevlilerinin kusurları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 570.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kesinleşen takibe ilişkin alacaklının talebi üzerine haciz ve satış işlemi yapıldığından icra memurunun sorumluluğunun bulunmadığını, araç üzerine 10.11.2020 tarihinde fiili haciz konulduğunu davacının fiili haciz dolayısıyla icra takibini 10.11.2020 tarihinde öğrendiğini, 18.05.2021 tarihinde usulsüz tebligatın iptali davası açan, dava da takibin durdurulmasını talep etmeyen davacının kusurlu olduğunu, icra memurunun tebligat usulsüzlüğünü resen inceleme görevi bulunmadığını, hile durumu söz konusu ise davacının zararını dava dışı ...' den talep etmesi gerektiğini, davalı İdareye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dava dışı alacaklı tarafından davacıya karşı icra takibi başlatıldığı ve davacının aracının ihale ile satıldığı, ancak satış ilanının borçluya tebliği zorunlu değil ise de; borçluya tebliğine karar verilmesi halinde tebliğ edilmemesinin ihalenin feshi sebebi olduğu, satışa ilişkin ilanın ve kıymet takdir raporunun borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ayrıca ilan ve arttırma şartnamesinde satışa konu taşınır ile ilgili yeterli açıklama ve bilgilendirme bulunmadığı, icra müdürünün bu hususlarda denetlenme yükümlülüğünün bulunması sebebiyle İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/ 281 E. 2021/406 K. sayılı dosyasından açılan ihalenin feshine ilişkin davada; Mahkemece ihalenin feshine karar verdiği, Mahkeme kararının, dava dışı icra alacaklısı tarafından istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/3418 E. 2022/1109 K. sayılı ilamı ile istinafın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlıkta her ne kadar davacıya satış ilanı usulsüz tebliğ edilmiş ise de haczedilen aracın ihalede muhammen kıymetinin %50'sinin üzerinde satıldığından ve satış bedeli icra dosya borcuna yatırılıp borcun artması engellendiğinden, davacının gerçek zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin aracının borcu nedeniyle değil icra dairesinin kusuruyla satıldığını, cebren satıldığı için gerçek değerinin yarısına satıldığını, zararın olmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5.maddesi kapsamında icra dairesi görevlilerinin kusurları nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; icra dairesi görevlilerinin olayda kusurlu olduklarının kabul edilmesine rağmen, aracın muhammen bedelinin %50'sinden fazla bir bedelle ihale edilmiş olması nedeniyle davacının zarara uğramadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemenin kusurun varlığına yönelik gerekçesinin davalı tarafından temyiz edilmemiş olduğu da göz önüne alındığında, aracın gerçek kıymetinden daha az bedelle ihale edildiği, bu nedenle davacının zarara uğradığı sabittir.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; davacının icra dosyasında nemalandırılan ihale bedeli de dikkate alınarak tazminat hesabı yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2026. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4977
Karar No
2026/4424
Karar Tarihi
2 Temmuz 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI