top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  KANUN YARARINA BOZMA  ·  BERAAT

Yargıtay 4. Ceza Dairesi: Telefonda Hakaret ve İhtilat

 

2026/6732 E., 2026/12404 K. · 1 Temmuz 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Üçüncü kişiyle telefonda konuşurken söylenen sözleri mağdurun tesadüfen duyması, bu dosyada huzurda hakaret sayılmadı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın sözleri mağdura iletme kastının bulunmadığını ve gıyapta hakaret için aranan en az üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmadığını belirledi. Mahkûmiyet kararını kanun yararına bozmakla yetinmeyerek doğrudan beraat kararı verdi. Hükmolunan cezanın çektirilmemesine de karar verildi. Sonuç, her telefon konuşması için değil, konuşmanın mağdura yöneltilmediği ve sözleri ona iletme kastının bulunmadığı belirlenen olay içindir.

 

Hukuki İlke

 

İletinin mağduru hedef alması ve onun tarafından öğrenilmesinin istenmesi bulunmadığında, tesadüfen duyulan sözler huzurda hakaret sayılmaz; bu dosyada gıyapta hakaretin ihtilat koşulu da oluşmamıştır.

 

Sonuç

 

Mahkûmiyet oy birliğiyle kanun yararına bozuldu. Yargıtay doğrudan beraat, cezanın çektirilmemesi ve yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılması kararlarını verdi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 125/1, 125/2
    Gıyapta ve ileti yoluyla hakaret.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 309, 309/4-d, 223/2-a
    Kanun yararına bozma ve Yargıtayca beraat.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/464 E., 2025/232 K.

 

SUÇ :Hakaret

 

İNCELEME KONUSU

 

KARAR : Mahkumiyet

 

KANUN YARARINA

 

BOZMA YOLUNA

 

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

 

Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.05.2026 tarihli ve KYB-2026/61771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. İSTEM

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

 

"5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.", şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,

 

Dosya kapsamına göre, sanığın, kızı olan ...'i telefonla arayarak telefonda eşi olan katılan ...'e gıyapta hakarette bulunduğunun, hakaret sözlerini sarf ettiği sırada, katılanın ...'in

 

yanında olduğunu da bilmeden sözleri sarfettiğinin anlaşılması karşısında; gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan, fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi şartının gerçekleşmediği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı cihetle, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

 

şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

 

II. GEREKÇE

 

Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.

 

Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.

 

İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. Bu durumda fail ancak ihtilat kastıyla hareket etmiş ve şartları oluşmuş ise, gıyapta hareket suçundan cezalandırılabilecektir.

 

İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir.

 

Somut olayda; katılanın sanığın telefonla tanık ... ile yaptığı görüşmesini duyduğunu belirtmiş ise de sanığın sözleri katılana yönelik söyleme kastının bulunmaması nedeniyle eylemin gıyapta hakaret niteliğinde olduğu ve gıyapta hakaret suçunda olayın üç kişi ile ihtilat unsurunun da oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır

 

III. KARAR

 

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,

 

2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Bafra 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/464 esas, 2025/232 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

 

3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden sanığın hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,

 

4. Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,

 

5. Hükmolunan cezanın çektirilmemesine,

 

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Tamamlayıcı Kararlar

 

Yargıtay 4. Ceza Dairesi: Hakarette Delil ve Aleniyet

Yargıtay 4. Ceza Dairesi: Ağır Siyasi Eleştiri ve Hakaret

Yargıtay 4. Ceza Dairesi: Hakarette Çelişkili Beyan

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku

İnfaz ve Yatar Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/6732

 

Karar No

2026/12404

 

Karar Tarihi

1 Temmuz 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page