USUL HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Sulh Sonrası Gelişen Durum ve Yeni Dava
2025/13460 E., 2026/4927 K. · 29 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026
Kararın Özeti
Trafik kazasında yaralanıp sigortacıyla sulh olan ve ilk başvurusundan feragat eden kişi, maluliyeti arttığında aynı sigortacıya yeniden başvurabilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yeniden dava açılabilmesini gelişen durumun varlığına bağladı ve yeni davanın yalnız gelişen durum yönünden açılabileceğini belirtti. Daire, ilk rapordaki tespitleri değerlendirmeyen ikinci raporu hükme elverişli bulmadı ve iki rapor karşılaştırılarak arazlarda zamanla gelişme olup olmadığını gösterecek yeni bir sağlık kurulu raporu istedi. Uyuşmazlık hakem heyeti başvuruyu usulden reddetmiş, itiraz hakem heyeti talebi kabul etmişti; bu karar sigortacının temyizi üzerine oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, sigortacıyla sulh olunarak sona eren ilk başvurudan sonra aynı kaza için yapılan bu başvuruda, yeniden dava açılabilmesini gelişen durumun varlığına bağladı ve onunla sınırlı tuttu; gelişen durumun bulunup bulunmadığının ilk ve sonraki raporları karşılaştıran yeni bir sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek itiraz hakem heyeti kararını oy birliğiyle bozdu; bozma nedeni karşısında davalının diğer temyiz itirazlarını şimdilik incelemedi. Dosya mahkemeye gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İtiraz hakem heyeti, ilk başvurudaki rapor ile bu dosyadaki rapor karşılaştırılarak arazlarda sonradan gelişme bulunup bulunmadığını, bunların kazayla illiyet bağını ve sürekliliğini açıklayan yeni bir sağlık kurulu raporu alacak. Sulh yoluyla ödeme yapan sigortacının durumu bu belirlemeden sonra değerlendirilecek; yeni dava ancak gelişen durum yönünden mümkün olacak ve davacı kararı temyiz etmediğinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilecek.
İlgili Mevzuat
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
Daire, ilk ve sonraki raporu karşılaştıracak yeni sağlık kurulu raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan bu yönetmeliğe göre alınmasını istedi.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/518 - 2023/519
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 13.10.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, psikolojik yönden çok etkilendiğini, zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluk kapsamında sunulan raporda %25 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini 350.128,78 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 2021.E.150586 sayılı dosya kapsamında ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli tıp bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora itibarla başvuru sahibinden güncel muayene bulgularının talep edildiği, verilen süre içerisinde başvuru sahibinin herhangi bir evrak sunmadığı, dava şartı eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle başvuru sahibine ait talebin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.06.2023 tarih ve K-2023/165673 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı hakkındaki başvuru sahibine ait itirazların kabulüne, kararın kaldırılarak hükmün yeniden kurulmasına, başvuru sahibine ait talebin kabulüne ve 350.128,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısmı kabul etmediklerini, faizin ancak dava tarihinden ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini
ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; karşı aracın trafik sigortacısı olan ... A.Ş.'ye yönelik STK'nın 2021.E... sayılı dosyasında yapılan ilk başvuruda sunulan ... Üniversitesi tarafından düzenlenen 16.06.2021 tarihli raporda davacının maluliyet oranı "omurga, yürüyüş bozukluğu, skar, el bileği hareket kısıtlılığı, burun eğriliği" nedeniyle %24 olarak belirlenmiş, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda davacı tarafça sulh olunduğu, başvurularının geri çekildiği bildirilmiş , sulhe dayalı feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının eldeki davaya sunduğu ... ... Üniversitesi tarafından düzenlenen 24.08.2022 tarihli raporda ise davacının maluliyeti "lomber omurga ekstansiyon kısıtlılığı, L3-L4 için transvers proçes kırığı, yürüyüş bozukluğu, zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk" nedeniyle toplam %40 olarak belirlenmiş, davacı vekili eldeki davada 24.08.2022 tarihli raporda zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk kapsamında ilave %25 özür oranı verildiğini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiş, davacı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince %40 maluliyet oranı ve %25 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucu belirlenen tazminattan ödemenin güncel değeri mahsup edilerek 350.128,78 TL tazminata hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan her iki maluliyet raporunda oran verilen arazlar arasında fark bulunduğu gibi, ilk rapora ilişkin hiçbir değerlendirme içermeyen ikinci raporda oranlar arasındaki farklılığın zaman içinde artan maluliyet oranı veya gelişen yeni bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme de bulunmamaktadır. Öte yandan eldeki başvuruda hükme esas alınan 24.08.2022 tarihli raporda %25 oran verilen zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) araz nedeniyle verilen oran yönünden yapılan değerlendirmede 11.08.2022 tarihli psikiyatri raporuna göre davacının uyum bozukluğu (tedavi almadığı için tedaviye yanıt değerlendirilemediği) olduğunun kayıtlı olduğu bilgisine yer verilmiştir. Dosya içerisindeki 24.08.2022 tarihli sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır.
Davacıya ilk başvurusu üzerine sulh olunarak tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde ancak gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğu yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğu, davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Yine davacı tarafça kendisinin yolcu olarak bulunduğu aracın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine de aynı aşamaları içeren talepleri nedeniyle STK nezdinde dava açtığı ve 2023/İHK 43161 sayılı dosyası ile karar verilen dosyasının davalı tarafça temyiz edildiği ve kararın Dairemizin 2023/13451 Esas sayılı kararıyla bozulduğu görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının %24 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen 16.06.2021 tarihli rapor, davacının eldeki dosyaya sunduğu 24.08.2022 tarihli %40 oranlı sağlık kurulu raporu ile karşılaştırılarak, davacının fiziksel bulgularının yanında psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ilk rapor ile sonraki rapor arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel, fonksiyonel ve psikolojik arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu raporda özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen "zihinsel ruhsal davranışsal bozukluk" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle de davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına da yer verilerek içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi — Önceki Davadan Feragat ve Kesin Hüküm
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13460
Karar No
2026/4927
Karar Tarihi
29 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI