top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
İkinci Tahkim Başvurusunda Derdestlik

 

2025/13547 E., 2026/1368 K. · 11 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Aynı trafik kazası için açılan ilk tahkim dosyası sürerken aynı davalıya karşı yapılan ikinci başvuru incelenebilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tarafları, konusu ve dayandığı kaza aynı olan iki başvurudan ikincisinin yapıldığı gün ilk dosya derdest bulunduğundan bu başvurunun derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etti. Uyuşmazlık hakem heyeti tazminatı kabul etmiş, itiraz hakem heyeti de önceki başvuruda verilen usulden ret kararının kesin hüküm sayılamayacağını belirterek itirazı reddetmişti. Daire, davalının temyiz itirazlarını incelemeye gerek görmeden kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, derdestliği Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendindeki dava şartı olarak ele aldı ve aynı kazadan doğan tazminat için aynı taraflar arasında yapılan ikinci tahkim başvurusunun, yapıldığı tarihte ilk başvuru dosyası derdest olduğundan usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire, itiraz hakem heyeti kararını oy birliğiyle bozdu ve bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verdi. Dosya mahkemeye gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozma, ikinci başvurunun esasa girilmeden derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiği gerekçesine dayanıyor; tazminat miktarı, kusur ve hesaplama yöntemine ilişkin itirazlar bu aşamada incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 114/1-ı
    Dairenin derdestliği dava şartı sayıp ikinci başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğine ilişkin bozma gerekçesinin dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/714 Değişik İş-2023/714 Karar

 

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisiklete, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün 19.09.2020 tarihinde çarpması neticesinde davacının malul kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 04.09.2023 tarihinde talebini 410.000,00 TL olarak artırmıştır.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm olduğunu, aynı kazaya bağlı olarak daha önce yapılan başvurunun reddedildiğini, kesin hüküm nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın ispatı ve 50 cc den az olması ve tescil kaydının bulunmaması halinde davalı kurumun sorumluluğunun bulunmayacağını, hakemin dosyadaki evraklar üzerinden karar vereceği ancak sunulan evrakların karar vermeye yeterli olmaması nedeni ile dosyadan el çekilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin delil olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, tazminattan hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılmasını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, temerrüde düşmediklerini, faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

 

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

 

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 19.09.2020 tarihli kazada yaralanması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunduğu, dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurduğu, maluliyetin sürekli olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, geçerli bir rapor olduğu, kusur oranlarının belirlenmesi maksadı ile alınan raporda, tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun beyan edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve proğresif rant yöntemine göre hazırlanan rapor ile 1.297.003,00 TL tazminatın belirlendiği, teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, davacının talebini ıslah ettiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

 

IV. İTİRAZ

 

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha önce verilmiş usulden ret kararının kesin hüküm oluşturmadığı, savcılık tarafından daimi arama kararı verildiği, kazaya plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün sebep olduğunun sabit olduğu, söz konusu tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, kaza tarihi itibari ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı, söz konusu yönetmelik hükümlerine göre davacıda %13 engel oranı olduğu, hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, kaza tarihinde 5 yaşında olan davacının zararı artırıcı müterafık kusur oluşturacak bir davranışı olmadığı, davacının, annesinin aracında olması nedeni ile hatır taşıması indirimi yapılamayacağı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; daha önce verilen karar olduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve tescile tabi olup olmadığının ispatı gerektiğini, maluliyet raporunu ve kusur raporunu kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müterafık kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

 

B. Gerekçe

 

Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 19.09.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

 

1-Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde "...aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik, dava şartlarındandır. Açılmış olan bir davanın görülebilmesi için bulunmaması gereken dava şartlarından biri olan derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Dolayısıyla dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.

 

Dosyanın incelenmesinde, davacının 13.12.2021 tarihinde 2021 E.267444 sayılı dosyada davalı aleyhine tahkime başvurduğu, başvurusunda 19.09.2020 tarihli trafik kazası nedeniyle davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin olduğu, yargılama sonucu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun usulden reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği, söz konusu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/13061 Esas, 2024/1993 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, bozma kararından sonra İtiraz Hakem Heyetinin 16.06.2025 tarih, KIT 2025/753 sayılı kararı ile başvurunun usulden reddine karar verildiği, söz konusu dosya kesinleşmeden, tarafları ve konusu aynı olan eldeki tahkim başvurusunun ise 30.01.2023 tarihinde söz konusu 2021 E.267444 sayılı başvuru sayılı tahkim dosyası derdest iken yapıldığı anlaşılmıştır.

 

Şu durumda; eldeki tahkim başvurusunun yapıldığı tarih olan 30.01.2023 itibariyle davacı tarafça açılan 2021 E.267444 sayılı başvuru sayılı tahkim davasının derdest olduğunun anlaşılmasına göre, tarafları ve konusu aynı olan ve aynı trafik kazası nedeniyle açılan eldeki davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

 

VI. KARAR

 

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

 

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

 

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

 

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/13547

 

Karar No

2026/1368

 

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page