USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Usuli Kazanılmış Hak ve Belirsiz Alacak
2025/14508 E., 2026/5494 K. · 7 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kendi temyizi üzerine bozulan dosyada davacı, bozmadan sonra talebini artırırsa davalı lehine ileri sürülen usuli kazanılmış hak bu artırımı engeller mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davacının yargılamanın başından beri itirazlarını sürdürdüğünü ve önceki kararın onun temyiziyle onun yararına bozulduğunu belirterek davalı lehine böyle bir hak doğmadığını kabul etti. Trafik kazasına ilişkin belirsiz alacak davasında itiraz hakem heyeti, davacının uyuşmazlık hakem heyetinin kararına yalnızca vekâlet ücreti bakımından itiraz ettiğini kabul ederek bozmadan sonra artırılan talebe itibar etmemişti. Daire, artırılan talep gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, tahkim yargılamasının başından beri itiraz eden davacının temyiziyle itiraz hakem heyetinin önceki kararının onun yararına bozulduğu bu dosyada davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmadığını ve belirsiz alacak olarak açılan davada bozmadan sonra verilen dilekçeyle artırılan talebin gözetilerek karar verilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, davalının bütün, davacının diğer temyiz itirazlarını reddetti; davacının usuli kazanılmış hak ve artırılan talebe ilişkin temyiz itirazlarını kabul ederek itiraz hakem heyeti kararını bozdu. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya mahkemeye gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İtiraz hakem heyeti yeniden karar verirken davalı lehine usuli kazanılmış hak bulunduğu gerekçesine dayanamayacak. Daire, bozmadan sonra artırılan talebin göz önünde tutularak talep gibi karar verilmesini istedi.
İlgili Mevzuat
Mevzuat Notu: Bu karardan sonra belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kaldırılan hüküm, bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam ediyor. Yeni düzenlemeye göre kısmi davada talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/476 D.İş, 2025/479 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.08.2018 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.03.2022 tarihli dilekçesi ile talebini 139.804,49 TL'ye, bozma sonrasında sunduğu dilekçesi ile 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, 18 aylık stabilizasyon süresinin beklenmediğini, geçici bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 139.804,49 TL maddi tazminatın 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/İHK-32849 sayılı kararı ile davadan önce Genel Şartlar'ın öngördüğü, yöntemine uygun şekilde alınmış maluliyet raporu ile davalı şirkete başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davalı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine, davalı ... kuruluşunun itirazı kabul edildiğinden başvuranın itirazının değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/İHK-32849 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.09.2024 tarihli ve 2022/11944 Esas, 2024/7599 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de; İtiraz Hakem Heyetince, davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun bizzat muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak 139.804,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta kuruluşundan alınarak başvurana ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 05.02.2025 tarihli yeni sağlık kurulu raporu ve güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak tazminat hesabına yönelik yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzeninden olduğunu ve resen gözetilmesi gerektiğini, İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yalnız vekâlet ücreti yönüyle itiraz etmiş olması nedeniyle itiraz eden sigorta şirketi lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan artık bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre teminat limiti olan 360.000,00 TL tazminata karar verilmesi istemiyle yapılan ıslaha itibar edilmeyeceği ifade edilmişse de Uyuşmazlık Hakem kararına itiraz edilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararı da temyiz edilmiş olduğundan davalı lehine kazanılmış hak oluşmadığı hususunun izahtan vareste olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini, faiz türünün avans olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istiap aşımı mevcut olup müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kusur çelişkisinin giderilmesi gerektiğini, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dosya kapsamından, ilk hakem yargılamasında davanın %6 sürekli iş göremezlik üzerinden hesaplanan tutarla tam kabul edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine, davalı ... kuruluşunun itirazı kabul edildiğinden davacının itirazının değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine usulden ret kararının yerinde olmadığı, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı yararına bozulduğu, İtiraz Hakem Heyetince bozma doğrultusunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan maluliyet raporunda, davacı tarafından sunulu rapordan daha yüksek oranda %8 oranında sürekli iş göremezlik tespit edildiği, aktüer raporunda güncel veriler kullanarak %8 ve %6 her iki maluliyet oranına göre de hesap yapıldığı, %8 maluliyet oranına göre 905.761,16 TL, %6 maluliyet oranına göre 679.320,87 TL tazminatın belirlendiği, olay tarihindeki sürekli sakatlık teminat limiti 360.000,00 TL olup davalının bu limitle sınırlı sorumlu olduğunun tespit edildiği, başvuran vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yalnızca vekâlet ücreti yönüyle itiraz etmiş olması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan artık bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre teminat limiti olan 360.000,00 TL tazminata karar verilmesi istemli ıslaha itibar edilemeyeceği gerekçesiyle ilk hükmün muhafaza edildiği anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafın tahkim yargılamasının başından itibaren itirazlarını sunduğu, ilk kararın davacı tarafından temyiz edilerek davacı yararına bozulduğu bu nedenle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu kabulü yerinde olmayıp davacı tarafın belirsiz alacak olarak açmış olduğu davada bozma sonrası sunduğu ıslah dilekçesindeki talebi (360.000,00 TL) göz önünde bulundurularak talep gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14508
Karar No
2026/5494
Karar Tarihi
7 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI