USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Arabuluculukla Karşılanan Başvuru Şartı
2026/1003 E., 2026/2037 K. · 23 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Trafik kazası nedeniyle tazminat isteyen kişi, ilgili kuruma yazılı başvuru yapmadan arabulucuya gitmiş ve anlaşma sağlanamamışsa sigorta tahkimine başvurabilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, arabuluculuğun anlaşmazlıkla sonuçlandığı son tutanakla belgelenen bu dosyada, kanunun aradığı başvuru şartının alternatif bir yol olan arabuluculukla yerine geldiğini kabul etti. Uyuşmazlık hakem heyeti istemi kabul etmiş, itiraz hakem heyeti ise kuruma önceden başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmişti. Daire, davalının öteki itirazlarının incelenmesini isteyerek itiraz hakem heyeti kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, zarar görenin tahkime başvurmadan önce davalı kuruma yazılı başvuruda bulunmadığı, ancak aynı tazminat için arabulucuya gidip tarafların anlaşamadığının son tutanakla kayda geçirildiği bu dosyada, Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesindeki başvuru şartının arabuluculuk başvurusuyla yerine getirilmiş sayılacağını kabul etti.
Sonuç
Davacının temyiz itirazları kabul edilerek itiraz hakem heyeti kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya mahkemeye gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Kuruma önceden başvurulmadığı gerekçesiyle verilen usulden ret ortadan kalktı; itiraz hakem heyeti, davalının uyuşmazlık hakem heyeti kararına yönelttiği öteki itirazları inceleyerek yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 115
Dairenin, dava şartlarının her aşamada kendiliğinden araştırılmasına ve eksikliğin sonuçlarına ilişkin olarak değerlendirmesinin başında aktardığı genel kural.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — m. 97
İtiraz hakem heyetinin usulden ret gerekçesindeki başvuru şartını düzenleyen hüküm; Daire bu şartın arabuluculuk başvurusuyla karşılandığını kabul etti.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/558 Değişik İş, 2020/80 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karışmış olduğu 16.04.2011 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı kurum ile anlaşılamadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 52.376,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından yargılama öncesi ...'na başvuru yapılmadığını, her ne kadar arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de arabuluculuk başvurusu ile tahkim başvurusunun bir ilgisinin bulunmadığını, başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut deliller ile ispatlanması aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti gerektiğini, tazminat hesabının uzman bilirkişilerce TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı uygulanarak yapılması gerektiğini, rapor ücretinden davalı kurumun sorumlu olmadığını, ...'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tahkim öncesi başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe karar verilmesi durumunda tahkime başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 52.376,00 TL'nin 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taleple ilgili olarak yapılan arabuluculuk başvurusunda uzlaşma sağlanamadığını, uyuşmazlık hali ortaya çıktığını, ortaya çıkan bu uyuşmazlığa rağmen sigorta şirketine aynı konu ve taleple ilgili olarak yeni bir başvuruda bulunmanın hukuki bir gerekliliği ve faydası bulunmadığını, zira arabuluculuk başvurusunun uzlaşamama ile neticelenmesi nedeniyle uyuşmazlık doğduğunu ve Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapmanın koşulları oluştuğunu, 16.04.2011 kaza tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için aranan sigorta şirketine başvuru şartının 14.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi ile getirildiğini, kaza tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru yapmaya ilişkin bir yasal zorunluluk bulunmadığından başvuru yapılmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, ayrıca İtiraz Hakem Heyetince başvuru için bir ön şart olarak kabul edilen sigorta şirketine başvuru yapma şartının noksanlığı giderilebilir bir dava şartı olduğundan davanın usulden reddedilmeyip noksanlığın giderilmesi için süre verilmesi gerektiğini beyanla ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karışmış olduğu 16.04.2011 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi; “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda kaza tarihi 16.04.2011, başvuru tarihi ise 23.05.2019 olup davacı davalı kuruma başvurmadan doğrudan tahkime başvurmuş, davalı davacının davalı kuruma başvurmaksızın doğrudan doğruya dava açma hakkı olmadığını savunmuştur. İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı tarafın, davalı kuruma karşı tahkime başvurmadan önce başvuru dava şartını yerine getirmediği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin başvurunun kabulüne dair verilen kararına karşı davalının itiraz başvurusunun kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı zararın tazmini için davalıya yazılı olarak başvurmadan doğrudan doğruya tahkime başvurmuş ise de, davacı tarafın uyuşmazlığa konu edilen tazminatın ödenmesini sağlamak amacıyla öncesinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin arabuluculuk son tutanağı ile kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile başvuru şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden, davalının diğer itirazları incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1003
Karar No
2026/2037
Karar Tarihi
23 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI