CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Doğrudan Teminde Görevi Kötüye Kullanma
2022/5448 E., 2026/6031 K. · 15 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Doğrudan temin yöntemiyle yaptırılan bir işe fesat karıştırıldığı iddiası ihaleye fesat karıştırma suçu mu, görevi kötüye kullanma mı sayılır? Yargıtay 5. Ceza Dairesi, doğrudan temin bir ihale usulü olmadığından ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşmayacağını; eylemler sabit olursa kamu görevlilerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanmadan, kamu görevlisi olmayanların ise bu özgü suça iştirakten sorumlu olacağını belirtti. İhaleyle yapılan bir işe yönelik teşebbüs isnadının ise kurum zararı doğmadığından, sabit olursa Türk Ceza Kanununun 235/3-b maddesine gireceğini kabul etti. Daire, sekiz yıllık dava zamanaşımı dolduğu için beraat hükümlerini bozup davaları düşürdü.
Hukuki İlke
Daire, doğrudan temin ihale usullerinden biri olmadığından bu yöntemle yaptırılan işlere yönelik isnatlarda ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının bulunmadığını ve eylemler sabit olursa kamu görevlileri yönünden icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun söz konusu olacağını kabul etti.
Sonuç
Hükümler bozuldu; bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının, zamanaşımı dolduğu için ayrı ayrı düşmesine oy birliğiyle karar verildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Daire suç nitelendirmesini eylemlerin sabit olması hâlinde geçerli bir değerlendirme olarak yaptı; sanıkların eylemi işleyip işlemediği belirlenmeden, zamanaşımı nedeniyle yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davaları düştü.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 257/1
Dairenin, doğrudan teminle yaptırılan işlere yönelik isnatlarda eylemler sabit olursa kamu görevlileri için oluşacağını belirttiği icrai davranışla görevi kötüye kullanma hükmü.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 40/2
Dairenin, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatları özgü suç olan görevi kötüye kullanmaya iştirak olarak nitelendirirken dayandığı hüküm.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 235/3-b
Dairenin, kurum zararı doğmayan ihaleye yönelik teşebbüs isnadını sabit olması hâlinde bağladığı ihaleye fesat karıştırma hükmü; doğrudan temin işleri bu kapsama alınmadı.6459 sayılı Kanun — m. 12
Dairenin andığı 235/3-b maddesini değiştiren kanun hükmü.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 66/1-e
Dairenin, nitelendirdiği suçlar için uyguladığı sekiz yıllık asli dava zamanaşımı hükmü.1412 sayılı Kanun — m. 321, 322/1
Dairenin hükümleri bozmasının ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda davalar hakkında kendisinin karar vermesinin usul dayanağı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/8
Dairenin kamu davalarını zamanaşımı nedeniyle düşürmesinin usul dayanağı.5320 sayılı Kanun — m. 8/1
Dairenin hükümleri 1412 sayılı Kanunun 321. maddesine göre bozarken gözettiği hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/465 Esas, 2016/84 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkındaki Üçgöz Beldesi İçme Suyu Tesisi İşi ihalesine fesat karıştırmaya teşebbüs isnadının, suça konu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında, sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) ve 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı diğer sanıklar hakkında Üçgöz Beldesi 11 11... 8 cm Kilit Taş Alımı ve Döşenmesi İşi ile Üçgöz Beldesi Yağmur Oluğu, Bordür, 8 Cm Kilit Taş Alımı ve Döşenmesi İşi ihalelerine fesat karıştırma isnatları yönünden, söz konusu işlerin doğrudan temin yöntemi ile gerçekleştirildiği, doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, bu nedenle kamu görevlilerinin eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu suçların belirtilen maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 19.09.20 13... .10.2013 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5448
Karar No
2026/6031
Karar Tarihi
15 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI