CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Geri Bırakmada Somut Maddi Zarar Koşulu
2024/11064 E., 2026/6131 K. · 27 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Sanık zararı gidermediği için hükmün açıklanmasının geri bırakılması reddedilebilir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun görüşünü benimseyerek giderilmesi aranan zararın somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu belirtti; Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar tartışılmadan yalnız zararın giderilmediği gerekçesiyle geri bırakmaya yer verilmemesini yasal bulmadı. Bölge adliye mahkemesi, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan ve bu gerekçeyle geri bırakmaya yer vermeyen hükme yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Hak yoksunluğundaki ve suç tarihinin yazımındaki hataları da saptayan Daire, kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6-c maddesinde giderilmesi aranan zararın somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu ve bu koşulun ancak suçun niteliği, işleniş biçimi ve sonuçlarına göre ortada maddi zarar varsa aranabileceğini esas alarak, maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden yalnız zararın giderilmediği gerekçesiyle geri bırakmaya yer verilmemesini hukuka aykırı buldu.
Sonuç
Sanığın temyiz istemi yerinde görülerek bölge adliye mahkemesi kararı tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, bozulan kararın niteliği gözetilerek ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesi, geri bırakmanın gerekip gerekmediğine sanığın kişiliği ile duruşmadaki tutum ve davranışlarından yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda varacağı kanaate göre karar verecek. Hak yoksunluğuna ilişkin fıkralar ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi yanlışlığı da Dairenin bozma gerekçesine göre ele alınacak.
İlgili Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 231/5, 231/6, 231/6-c
Dairenin dayanağı: geri bırakmada zararın giderilmesi koşulunun ancak somut ve belirlenebilir maddi zarar bulunduğunda aranabileceği ve kararın maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek verilmesi gerektiği.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 53/1, 53/2, 53/3
Dairenin dayanağı: bu fıkralardaki hak yoksunluğu yalnız hapis cezaları için uygulanabildiğinden, adli para cezasına çevrilen kısa süreli hapis cezasında bu fıkralara ilişkin bölümlerin hükümden çıkarılması gerektiği.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 257/2, 62, 50/1-a, 52/2
İlk derece mahkemesinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurduğu ve hapis cezasını adli para cezasına çevirdiği hükmün dayanağı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 232/2-c
Dairenin, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını hukuka aykırı saymasının dayanağı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 307/5, 304/2-a
Bozmanın ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Mevzuat Notu: Bu karardan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kararda anılan fıkralar ve koşullar, kararın verildiği tarihteki metne göredir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/879 Esas, 2024/928 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/342 Esas, 2023/176 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.05.2024 tarihli ve 2024/879 Esas, 2024/928 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1(e) maddesinde sayılan hakları kötüye kullanarak işlemesi nedeniyle 53/5. maddesi uyarınca anılan bentte yazılan haklardan kısıtlanması gerektiği halde lehe olacak şekilde sınırlı olarak "avukatlık yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına" karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
İstinaf mahkemesince, dilekçesinde ileri sürdüğü maddi vakıa ve hukuksal nitelendirmeler değerlendirilmeden karar verildiğine, davaya konu olan dosyada nihai karara ilişkin tebligatın kendisine yapılmadığına, bunun yanlış olması durumunda sorumlu olmadığına, mahkemenin yanlış işlem yaparak tebligatı asile yaptığına, buna göre değerlendirmede yargılamanın yenilenmesine başvurulabileceğine, asile yapılan tebligatın doğru olması durumunda kendisinin sorumlu olmadığına, asilin nihai karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamasının kendi inisiyatifinde olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın katılanın zararını gidermediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 2, 3. madde ve fıkraları uyarınca sadece hapis cezaları yönünden hak yoksunluğu uygulanabilecek olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin hükmünde yer alan ve uygulanma imkanı kalmayan 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümden çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, hak yoksunluğu süresinin "75 gün" yerine hatalı olarak "2 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.07.2020" yerine "13.02.2020" olarak hatalı yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11064
Karar No
2026/6131
Karar Tarihi
27 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI