top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 5. Ceza Dairesi
İcrai ve İhmali Görevi Kötüye Kullanma

 

2024/3371 E., 2026/5948 K. · 13 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 18 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Avukatın vekâletle üstlendiği icra takibini başlatmaması ya da başlattığı takibi sürdürmemesi, icrai davranışla mı yoksa ihmali davranışla mı görevi kötüye kullanma sayılır? Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sabit görülen bu eylemlerin Türk Ceza Kanununun 257/2. maddesindeki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirtti. İlk derece mahkemesi eylemi icrai davranışla görevi kötüye kullanma sayarak adli para cezasına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, suç vasfında bu yanılgıya düşülmesini ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine dair, infaz yetkisini kısıtlayan ihtarı hukuka aykırı bularak hükmü oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada avukatın vekâletle üstlendiği senet alacaklarından bir kısmı için şikâyet tarihine kadar takip başlatmamasını, başlattığı takipte ise haciz isteminden sonra tahsil için hiçbir istekte bulunmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açmasını ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak nitelendirdi; eylemin icrai davranış sayılmasını suç vasfında yanılgı kabul etti.

 

Sonuç

 

Sanık müdafiinin temyizi yerinde görülerek hüküm, Tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu; dosyanın ilk derece mahkemesine, karar örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmesine karar verildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Mahkûmiyet hükmü bozulduğundan dosya ilk derece mahkemesine dönecek; eylemin niteliği ve adli para cezasına ilişkin ihtar, Dairenin bozma gerekçeleri gözetilerek yeniden değerlendirilecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 257/2
    Dairenin sübutu kabul edilen eylemleri nitelendirdiği hüküm (ihmali davranışla görevi kötüye kullanma).

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 257/1
    İlk derece mahkemesinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verirken dayandığı hüküm; Daire bu nitelendirmeyi suç vasfında yanılgı saydı.

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun — m. 106/3
    Dairenin, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarı bu hükme aykırı bularak gösterdiği ikinci bozma nedeninin dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 307/5, 304/2-a
    Dairenin hükmü bozmasının ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin dayanağı.

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu — m. 59
    Dairenin ön incelemede hükmün temyiz edilebilir olduğunu belirlerken dayandığı hüküm.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

İNCELENEN KARARIN

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2023/1429 Esas, 2023/1231 Karar

 

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

 

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

 

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKİ SÜREÇ

 

A. İlk Derece

 

İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/338 Esas, 2023/180 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

 

B. İstinaf

 

Sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/1429 Esas, 2023/1231 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

II. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

 

Sanığın katılanın talepleri doğrultusunda kendisine teslim edilip icra takibi yapılması kararlaştırılan kıymetli evrağa ilişkin icra işlemlerini başlattığına ancak yerine getirdiği avukatlık faaliyetlerine ilişkin katılandan ödeme alamadığına, katılanın senedin takibe konulduğu tarihten 10 yıl sonra şikayetçi olmasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğine, diğer iki senet yönünden ise alacaklının borca batık olması nedeniyle katılanla sanığın anlaşmaya varması sonucu işlem yapılmadığına, sanığın görevinin gereklerini yerine getirdiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

Ancak;

 

Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın alacaklısı olduğu 24.09.2011 düzenleme tarihli ve 100.000,00 Türk lirası bedelli, 15.10.2011 vade tarihli ve 20.000,00 Türk lirası bedelli, 15.09.2012 vade tarihli ve 15.000,00 Türk lirası bedelli senetlere istinaden icra takibi başlatmak üzere .... Noterliğince düzenlenen 19.12.2012 tarihli vekâletname ile vekilliğini üstlenip masraflara mahsuben 1.000,00 Türk lirası aldığı hâlde 24.09.2011 keşide tarihli ve 100.000,00 Türk lirası bedelli senet ile 15.10.2011 vade tarihli ve 20.000,00 Türk lirası bedelli senede istinaden icra takibi başlatılması hususunda şikâyet tarihine kadar gereğine tevessül etmediği, 15.09.2012 vade tarihli ve 15.000,00 Türk lirası bedelli senede istinaden ise faiziyle birlikte toplam 15.934,93 Türk lirası olan alacağın tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2013/449 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, 08.05.2013 tarihli haciz talebinden sonra alacağın tahsiline yönelik hiçbir talepte bulunmayarak dosyanın 2014 yılında işlemden kaldırılmasına neden olduğu şeklinde oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,

 

Kabule göre de;

 

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi nedenleriyle istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi,

 

Hukuka aykırı görülmüştür.

 

III. KARAR

 

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi gereği İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

 

Esas No

2024/3371

 

Karar No

2026/5948

 

Karar Tarihi

13 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page