top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Temsilcide Yanılma ve Taraf Değişikliği

 

2025/2732 E., 2026/252 K. · 13 Ocak 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kamulaştırmasız el atma davası yanlış idareye karşı açılırsa davacı bu hatayı yargılama sırasında düzeltebilir mi? Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davalı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yerine Toplu Konut İdaresi Başkanlığının gösterilmesini temsilcide yanılma saydı ve bu yanılgının sonradan giderilebileceğini kabul etti. İlk derece mahkemesi, davacıların istemi üzerine yanılgıyı kabul ettiği hâlde Bakanlık hakkında usulüne uygun dava bulunmadığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi de doğru davalının davacılarca bilinebileceği gerekçesiyle istinaf başvurularını esastan reddetmişti. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, el atma bedeli davasında davalı sıfatı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait iken Toplu Konut İdaresi Başkanlığının davalı gösterilmesini Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında temsilcide yanılma saydı; davacılar yargılama sırasında davanın Bakanlığa yöneltilmesini istediği ve ilk derece mahkemesi bu yanılgıyı kabul ettiği için Bakanlığın davalı sayılıp deliller toplanarak karar verilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Davalı idarenin temyiz itirazları reddedildi; davacıların temyiz itirazları kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını davalı olarak kabul edip delilleri toplayacak ve el atma bedeli istemini bu davalı yönünden esastan karara bağlayacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 124/4, 369/1, 371
    Dairenin yanlış idarenin davalı gösterilmesini temsilcide yanılma sayan bozma gerekçesinin (124/4) ve bölge adliye mahkemesi kararını temyizde bozma yetkisinin (369/1, 371) dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/1787 Esas, 2024/2068 Karar

 

KARAR : Esastan ret

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/340 Esas, 2023/290 Karar

 

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı TOKİ Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

 

Kararın davacılar ve davalı TOKİ Başkanlığı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı TOKİ Başkanlığı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davaların dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin miras bırakanı .... ....'in 12.01.1944 tarihinde çocuksuz olarak vefat ettiğini, mirasçıların yaptıkları araştırma sonucunda, murise ait ..., ... 2 ada 18 parsel, 2 ada 13 parsel sayılı taşınmazların .... Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Organize Sanayi Bölgesi kurulması amacı ile kamulaştırıldığını öğrendiklerini, ancak yapılan kamulaştırmanın kanuna ve hukuka uygun olmadığını, taşınmaza haksız olarak el attığını, davalı kurumun bu eylemi ile taşınmazları haksız olarak işgal ettiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini belirterek belirlenecek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı TOKİ Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu, ..., (eski ....), ... 2 ada 13... parsel sayılı taşınmazların 1164 sayılı Kanun kapsamında, ... Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından, İmar ve İskan Bakanlığının 19.02.1973 tarihli ve 427 sayılı oluru ile kamulaştırıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı TOKİ Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı TOKİ Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

 

B. İstinaf Sebepleri

 

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının hatalı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)’un 124 ncü maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

 

2.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

 

C. Gerekçe ve Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 6100 sayılı Kanun’un 124 ncü maddesi uyarınca taraf değişikliği yapılmasının mümkün olduğu iddia edilmiş ise de davanın açıldığı tarihte 7201 sayılı Kanun’un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a Ek 2 nci madde eklendiğinden ve davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılması gerektiğinden ve bu durum davacı tarafça bilinebilecek durumda olduğundan, 6100 sayılı Kanun’un 124 ncü maddesinin uygulanamayacağı kanaatiyle davalı TOKİ Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden ise usulüne uygun açılmış bir dava veya dahili davalı bulunmadığından adı geçen bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve davalı TOKİ Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle karar tarihi itibarıyla belirlenen vekâlet ücretinin de yerinde olduğu gerekçesi ile davacılar ve davalı TOKİ Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı TOKİ Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

 

B. Temyiz Sebepleri

 

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

 

2.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

 

C. Gerekçe

 

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2. Husumet nedeniyle ret kararı verilen davalı TOKİ Başkanlığı lehine hükmedilen vekâlet ücreti yerindedir.

 

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TOKİ Başkanlığı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

 

4 .6100 sayılı Kanun’un 124 ncü maddesinin 4 ncü fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” hükmü gözetilerek somut olayda, TOKİ Başkanlığının davalı olarak gösterilmesinin temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.

 

5.Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre de davacı, temsilcideki yanılmayı sonradan düzeltebilir. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi, davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğurmaz.

 

6.Davanın niteliğine göre, husumetin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan TOKİ Başkanlığı hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istem ve davacı tarafın 15.12.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesi ve ön inceleme tutanağı gözetildiğinde, yargılama sırasında davacı tarafın 6100 sayılı Kanun’un 124 ncü maddesinin 4 ncü fıkrasında temsilcide yanılma hali gözetilerek davanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yönlendirilmesini talep ettiği ve mahkemece de temsilcide yanılma halinin kabulüne karar verildiği hâlde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın davalı olarak kabulü ile delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile adı geçen bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Davalı TOKİ Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

 

2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Davalı TOKİ Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Hâkimin Sorumluluğu Davasında Husumet

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/2732

 

Karar No

2026/252

 

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page