top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
İstinafta İleri Sürülmeyen Vekâlet Ücreti

 

2025/6131 E., 2026/1595 K. · 5 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İstinaf dilekçesinde itiraz edilmeyen vekâlet ücreti temyiz aşamasında ileri sürülebilir mi? Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, vekâlet ücretine ilişkin hükmün kamu düzenine ilişkin olmadığını, istinafta ileri sürülmeyen bu itirazı bölge adliye mahkemesinin inceleyemeyeceğini ve temyizde ileri sürülse de Yargıtayın da inceleyemeyeceğini belirterek olumsuz cevap verdi. Kamulaştırmasız el atma davasında davalı idare nispi ücrete ilk kez temyizde itiraz etmişti. Daire bedele ilişkin itirazları da yerinde görmedi; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı, ilk derece kararının tapu iptali ve tescile ilişkin bendini kamu düzeni gereği değiştirip kararı oy birliğiyle düzelterek onadı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, vekâlet ücretine ilişkin hükmün kamu düzenine ilişkin olmadığını esas alarak, davalı idarenin istinaf dilekçesinde açıkça itiraz etmediği nispi vekâlet ücretinin bölge adliye mahkemesince incelenemeyeceğini ve bu itirazın ilk kez temyizde ileri sürülmesi hâlinde Yargıtayca da incelenemeyeceğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Davalı idare vekilinin iki davacıya ilişkin temyiz dilekçesi miktar yönünden reddedildi. Öteki davacılar yönünden davalı idarenin temyiz itirazları reddedildi, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı, tapu iptali ve tescile ilişkin bendin kamu düzeni gereği yeniden yazılmasıyla düzeltilerek onandı; karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Nispi vekâlet ücretine ilişkin hüküm istinafta itiraz konusu yapılmadığı için değiştirilmedi. Tapu iptali ve tescil bendi, davacı paylarına düşen alanlar üzerinden değil payları oranında iptal ve Hazine adına tescil biçiminde yeniden yazıldı, yeni bentte tapu kaydındaki kısıtlamaların hükmedilen bedele yansıtılmasına da yer verildi; bunun için yeniden yargılama yapılmadı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362/1-a, 369/1, 370/2, 371
    Dairenin iki davacı yönünden temyizi miktardan reddederken, öteki davacılar yönünden bozma sebeplerini incelerken ve hükmü yeniden yargılama yapmadan düzelterek onarken dayandığı hükümlerdir.

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu — m. 11/1-g
    Dairenin emsal karşılaştırmasıyla yapılan değer biçmeyi yerinde bulurken dayandığı hükümdür.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/1654 Esas, 2025/1117 Karar

 

KARAR : Esastan ret

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/539 Esas, 2023/997 Karar

 

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

 

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

 

Mahkemece davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

 

Davalı idare vekilinin, ... ve ... dışında kalan davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 274 20... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

 

B. İstinaf Sebepleri

 

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı inceleme ile bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

 

C. Gerekçe ve Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "ilkokul alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde yapı ve tesis olmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı paylarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

 

B. Temyiz Sebepleri

 

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.

 

C. Gerekçe

 

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

 

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

 

2. Değerlendirme

 

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

3. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır.

 

4 .Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

5. Buna karşın; kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede dava konusu taşınmazın el atılan kısmındaki davacılar payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uayndıracak şekilde davacılar payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

 

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın düzeltilerek onanması gerekir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... ve ...’e İlişkin Temyizi Yönünden;

 

Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

 

B. Davalı İdare Vekilinin ... ve ... Dışında Kalan Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;

 

1. Davalı idarenin temyiz itirazlarının reddine,

 

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

3. Kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması, yerine "Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 274 20... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların payları oranında iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/6131

 

Karar No

2026/1595

 

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page