top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Kaldırma Kararından Sonra İkinci Islah

 

2026/378 E., 2026/10057 K. · 1 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kısmi davada ıslahla talebini artıran davacı, bölge adliye mahkemesi ilk hükmü kaldırıp dosyayı geri gönderince yeniden ıslah yapabilir mi? Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir davada ikinci ıslaha ya da başka adla talep artırımına yer olmadığını belirterek bu dosyada olumsuz cevap verdi. Kamulaştırmasız el atma davasında ilk derece mahkemesi, geri göndermeden sonraki ıslah dilekçesini esas almış; bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmişti. Daire, fazlanın ek davayla istenebileceğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, kısmi dava olarak açılan ve talebi bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından önce ıslahla artırılan bu dosyada, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176. maddesinin ikinci fıkrası gereğince aynı davada ıslahın bir kez yapılabileceğini ve talebin başka bir adla da yeniden artırılamayacağını; hükmün kaldırma kararından önceki ıslah miktarı üzerinden kurulması, fazlanın ise ek davayla istenmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire, davalı Hazinenin temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu; karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Taşınmaza değer biçme yöntemi yerinde bulundu; ilk derece mahkemesi hükmü, kaldırma kararından önceki ıslahla belirlenen talep miktarı üzerinden yeniden kuracak. Bu miktarı aşan kısım ancak ek bir davayla istenebilecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 176/2, 371, 369/1
    Daire, bölge adliye mahkemesi kararının bozulma sebeplerini 371. ve 369/1. maddelere, aynı davada ikinci ıslah yapılamayacağı ve fazlanın ek davayla istenmesi gerektiği sonucunu 176/2. maddeye dayandırdı.

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu — m. 11/1-g
    Daire, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslamasıyla değer biçilmesini bu bende göre isabetli buldu.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Mevzuat Notu: Bu karardan sonra 7589 sayılı Kanunla (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026) belirsiz alacak davası kaldırıldı; kısmi davada talebin tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabileceği ve artırılan kısım için zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılacağı hükme bağlandı. Karardaki ıslah ve zamanaşımı değerlendirmesi, kararın verildiği tarihteki hükümlere göredir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/1721 Esas, 2025/2127 Karar

 

KARAR : Esastan ret

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 41. Asliye Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/497 Esas, 2025/255 Karar

 

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17 63... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.10.1998 tarihli ve 1996/197 Esas, 1998/663 Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme ilâmı ile Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın Hazine tarafından 31.05.2001 tarihinde ... Komutanlığına tahsis edildiğini, taşınmaz mahallinde yapılan 23.02.2006 tarihli tespitte de ... Komutanlığı tarafından kullanılmakta olduğunu, kesinleşmiş yargı kararına dayalı olarak taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

 

B. İstinaf Sebepleri

 

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, belirlenen bedelin ise fahiş olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin tescil kararının verildiğini, husumet itirazlarının da olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

 

C. Gerekçe ve Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

 

B. Temyiz Sebepleri

 

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

 

C. Gerekçe

 

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

 

Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

 

2. Değerlendirme

 

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

4.Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi dava dilekçesinde belirtilen talebin toplam 1.023.735,77 TL'ye ıslah edildiği gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı davada ikinci kez ıslah ya da başka ad altında talep artırılması mümkün olmayıp fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir.

 

5.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ıslahla artırılan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken kaldırma kararı sonrası ikinci kez yapılan ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/378

 

Karar No

2026/10057

 

Karar Tarihi

1 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page