top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA

Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Yaralamanın Parçası Sayılan Tehdit Sözleri

 

2024/3173 E., 2026/2649 K. · 1 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026

 

Kararın Özeti

 

Bir kişiyi önce sözle tehdit edip bir süre sonra yaralayan sanık, kasten yaralamanın yanında ayrıca tehdit suçundan da cezalandırılabilir mi? Yargıtay 6. Ceza Dairesi, bu dosyada tehdit sözlerinin, ardından gelen yaralama eyleminin irade açıklaması olduğunu, eylemin bütün olarak kasten yaralama sayılacağını ve bu sözler için ayrıca tehdit hükmü kurulamayacağını kabul etti. İlk derece mahkemesi bu sözleri de katarak sanığı zincirleme biçimde tehditten cezalandırmıştı. Daire, uzlaştırma kapsamındaki diğer tehdit eylemi için uzlaştırma yapılması gerektiğini de belirterek tehdit hükmünü bozdu; nitelikli yağma ve kasten yaralama hükümlerini onadı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, sanığın mağdura yönelttiği tehdit sözlerinin bir süre sonra gerçekleştirdiği yaralamanın irade açıklaması olduğu bu dosyada eylemi bir bütün olarak kasten yaralama saydı ve bu sözler nedeniyle ayrıca tehdit suçundan hüküm kurulamayacağını kabul etti.

 

Sonuç

 

Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri reddedilerek nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler oy birliğiyle onandı; tehdit suçundan kurulan hüküm ise sanık ve müdafiinin temyizi üzerine oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, yaralamadan önceki sözler için ayrıca tehdit hükmü kurmadan ve diğer tehdit eylemi yönünden uzlaştırma yoluna giderek sanığın hukuki durumunu yeniden belirleyecek. Onanan nitelikli yağma ve kasten yaralama hükümleri bu bozmanın dışında kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 106/1
    Daire, sanığa yüklenen tehdit suçunun bu fıkra kapsamında kaldığını ve uzlaştırmaya tabi olduğunu belirlerken bu hükmü esas aldı.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 2, 7
    Daire, suç tarihinden sonra yeniden düzenlenen uzlaştırma hükümlerinin bu dosyada uygulanması gerektiğini bu maddelere dayandırdı.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43/1, 43/2
    İlk derece mahkemesi tehdit cezasını bu fıkralarla zincirleme biçimde belirlemişti; Daire, yaralamadan önceki sözlerin de katılmasıyla yapılan bu uygulamayı yanlış buldu.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 150/1
    Daire, sanıkla mağdur arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmadığından bu fıkranın uygulanmamasını bozma nedeni saymadı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 253
    Daire, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunu bu maddenin 6763 sayılı Kanunla değişik hâline göre belirledi.

  • 6763 sayılı Kanun — m. 34
    Daire, uzlaştırma hükümlerini yeniden düzenleyen değişikliğin bu maddeyle yapıldığını belirtti.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 305
    Daire, hükümlerin karar tarihi itibarıyla bu madde uyarınca temyiz edilebilir olduğunu belirledi.

  • 5320 sayılı Kanun — m. 8
    Daire, temyiz incelemesinde 1412 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını bu maddeye dayandırdı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/263 E., 2024/82 K.

 

SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama, tehdit

 

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

1.Sanık Hakkında Mağdur ...'na Yönelik Nitelikli Yağma ve Mağdur ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde;

 

Hüküm tarihi itibariyle kasten yaralama suçunda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, ayrıca sanık ile mağdurlardan ev sahibi ... arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmaması sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 150/1. maddesinin uygulanmaması bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir.

 

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

 

2. Sanık Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde;

 

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

 

Ancak;

 

A. Hüküm tarihi itibariyle tehdit suçunda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı ancak sanığın 14.03.2015 tarihli tehdit suçuyla ilgili olarak 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

 

B. Sanığın 12.03.2015 gecesi mağdur ...'ı, cep telefonundan arayıp "seni öldüreceğim geliyorum aşağı in" demek suretiyle tehdit edip bir süre sonra mağdurun kaldığı evin önüne giderek mağdura sopa ile saldırmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda sanığın tehdit içeren sözlerinin yaralama eyleminin irade açıklaması olduğu bu nedenle eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu bu sebeple sanık hakkında bu eylemi sebebiyle tehdit suçundan hüküm kurulamayacağı ve kasten yaralama suçuyla birlikte işlenmemesi sebebiyle 14.03.2015 tarihli her iki mağdura yönelik tehdit eyleminden dolayı da uzlaşma hükümlerine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden sanığın 12.03.2015 tarihli eylemide katılmak suretiyle tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 43/2,1 maddeleri ile yanlış uygulama yapılarak cezalandırılmasına karar verilmesi,

 

Bozmayı gerektirmiş, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 6. Ceza Dairesi

 

Esas No

2024/3173

 

Karar No

2026/2649

 

Karar Tarihi

1 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page