CEZA HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Bilgi Edinmek İçin Alınan Telefon ve Yağmada Yararlanma Kastı
2024/5865 E., 2026/5604 K. · 1 Temmuz 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, telefonun yalnız başka bir kişinin iletişim ve konum bilgilerine ulaşmak için alınmasını somut olayda yağmanın yararlanma kastı bakımından yeterli görmedi. Mal edinme, kullanma veya ekonomik fayda amacı bulunmadığını belirterek yağma mahkûmiyetini bozdu. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine yönelik temyizler ise sınır nedeniyle reddedildi. Daire beraat gerektiğini açıkladı; doğrudan yeni bir beraat hükmü kurmadı.
Hukuki İlke
Bu olayda cebirle alınan telefondan bilgi edinme amacı ile maldan yararlanma kastı birbirinden ayrılmıştır.
Sonuç
Yağma mahkûmiyeti oy birliğiyle bozuldu; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine yönelik temyiz istemleri reddedildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma belirtilen hukuka aykırılık nedeniyle hükmü kaldırmıştır; bu karar tek başına yeni esas hükmü veya kesin mahkûmiyet/beraat yerine geçmez.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 148, 149
Yağma suçunda maldan yararlanma kastının değerlendirilmesi.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 286/2-a, 298/1
Hürriyetten yoksun kılma hükümlerinde temyiz sınırı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2669 E., 2024/257 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/2669 Esas, 2024/257 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2669 Esas, 2024/257 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilin suça iştirak etmediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına müştekinin sanık hakkında herhangi bir şikâyeti ve suçlayıcı beyanı bulunmadığına ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça konu eylemin sanık tarafından işlendiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, varsayıma dayalı olarak ceza verildiğine, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, müştekinin hazırlık beyanından pişman olup ifadesini değiştirip şikâyetinden vazgeçtiğine, mağdurun bir zararının bulunmadığına, yerel mahkeme kararının çelişkili ve hakkaniyetli olmadığına, beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun bizzat sanık tarafından işlendiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, sanığın olay yerinde tesadüfen bulunduğuna, müştekiye karşı herhangi bir eylemde bulunmadığına, hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, suçun unsurları oluşmadığına sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilin suça iştirak etmediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık ... müdafiinin, sanığın müştekiyi fırında çalışması için rızası ile işyerine getirdiğine, işyerinden ayrıldığında diğer sanıklarla müştekinin kavga ettiğini öğrendiğine, eyleme iştirak etmediğine, müştekinin sanık hakkında herhangi bir şikâyeti ve suçlayıcı beyanı bulunmadığına, ilişkindir.
5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın müştekiyi fırında çalışması için rızası ile işyerine getirdiğine, işyerinden ayrıldığında diğer sanıklarla müştekinin kavga ettiğini öğrendiğine, eyleme iştirak etmediğine, müştekinin sanık hakkında herhangi bir şikayeti ve suçlayıcı beyanı bulunmadığına, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay günü sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın mağdurun arkadaşı ...'in ...'dan hırsızladığı uyuşturucu maddenin yerini ve şahsın adresini öğrenmek amacıyla bahse konu adreste faaliyet gösteren ekmek fırınına mağduru cebir ve silah kullanmak suretiyle hürriyetinden yoksun bırakarak fikir ve eylem birliği içerisinde getirdikleri, burada mağdurun arkadaşının adresini ve iletişim bilgilerini öğrenmek amacıyla mağdura ait cep telefonunu rızası hilafında aldıkları olayda; mağdurun her aşamada cep telefonunun arkadaşı ...'in iletişim bilgilerini öğrenmek için aldıklarını beyan etmesi, devriye gezen kolluk görevlilerinin suç üstü yaparak olay mahalline geldikleri sırada mağdura ait cep telefonunun sanık ...'nin elinde ele geçirildiği, temyiz dışı sanık ...'in ve sanık ...'ın soruşturma beyanlarının da bu doğrultuda olduğu birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların kastının mağdurun arkadaşının iletişim adres vs bilgilerini tespit etmek olup bu eylemleri sırasında "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmedikleri, faydalanma amaçlarının bulunmadığı, bu sebeple sanıklara isnat edilen nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelemesinde
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelemesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — Fotoğrafları Silme Amacı ve Yağmada Yararlanma Kastı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5865
Karar No
2026/5604
Karar Tarihi
1 Temmuz 2026
Oy Durumu
Oy birliği.
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI