CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Tehdit Suçunda Doğrulanmayan Katılan Beyanı
2025/5683 E., 2026/1750 K. · 24 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Tehdit suçlamasında sanık suçu kabul etmiyor ve olayı doğrulayan başka bir delil bulunmuyorsa mahkûmiyet kararı verilebilir mi? Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın suçlamayı aşamalarda kabul etmediğini, katılanın olay sırasında yanında kimse bulunmadığını açıkça söylediğini ve iddia edilen eylemi doğrulayan, şüpheye yer bırakmayan bir delil bulunamadığını belirterek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etti. Asliye ceza mahkemesi, önceki bozmadan sonra kurduğu hükümle sanığı nitelikli tehditten mahkûm etmişti. Daire bu hükmü oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, sanığın suçlamayı kabul etmediği, katılanın olay sırasında yalnız bulunduğunu açıkça belirttiği ve iddia edilen eylemi doğrulayan, şüpheye yer bırakmayan bir delil elde edilemediği bu dosyada, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince tehdit suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Asliye ceza mahkemesinin bozma üzerine kurduğu mahkûmiyet hükmü, sanık müdafiinin temyizi üzerine tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma, sanığın tehdit suçundan beraat etmesi gerektiği gerekçesine dayandığından ilk derece mahkemesi bu değerlendirmeyi gözeterek yeniden hüküm kuracak. Daire, beraat kararını kendisi vermedi.
İlgili Mevzuat
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 38/4
Dairenin, şüphenin masumiyet karinesi gereği sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken dayandığı hüküm.İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi — m. 6/2
Dairenin masumiyet karinesine ilişkin olarak andığı sözleşme hükmü.İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi — m. 11
Dairenin masumiyet karinesine ilişkin olarak andığı beyanname hükmü.5320 sayılı Kanun — m. 8/1
Dairenin, temyiz incelemesinde 1412 sayılı Kanunun uygulanmasına yol açan geçiş hükmü olarak andığı madde.1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 318
Dairenin, verilen cezanın miktarı nedeniyle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebini yerinde görmezken dayandığı hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/257 E., 2025/515 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca duruşma talebi yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;
"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılan ...'un olay sırasında yalnız olduğunu açıkça beyan ettiği, iddianameye konu somut eylemin gerçekleştiğini doğrulayan sanığın hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın tehdit suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5683
Karar No
2026/1750
Karar Tarihi
24 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI