CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Mal Geri Alındıktan Sonra Tehdit ve Yağma
2025/7218 E., 2026/1288 K. · 11 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Başkasının telefonunu alıp uzaklaşan kişi, telefon geri alındıktan sonra kaçmak için bıçakla tehditte bulunursa yağmadan mı sorumlu olur? Yargıtay 6. Ceza Dairesi, bu dosyada bıçağın malı ele geçirmek için değil olay yerinden kurtulmak için kullanıldığını ve telefonun katılanca geri alındığını belirterek eylemin yağma değil, hırsızlık ve tehdit suçlarını oluşturduğunu kabul etti. Silahla yağma suçundan kurulan hükme karşı istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, sanık ve müdafiinin temyizini yerinde bularak hükmü oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, telefonu alıp uzaklaşan sanığın, telefon katılanca geri alındıktan sonra bıçak çekip tehditte bulunmasını olay yerinden kurtulmaya yönelik bir davranış sayarak bu dosyada tehdidin malın alınmasına yönelmediğini, eylemin yağma değil hırsızlık ve tehdit suçlarını oluşturduğunu kabul etti.
Sonuç
Silahla yağma suçundan kurulan hüküm, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Dosya, yeniden incelenip hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine dönüyor; Daireye göre eylem yağma olarak değil, hırsızlık ve tehdit suçları yönünden değerlendirilmeli.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 21, 148/1
Dairenin yağmanın manevi unsurunu açıklarken dayandığı kast tanımı ile Ceza Genel Kurulu kararlarından aktardığı yağmanın temel şekli.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 304/2
Dairenin dosyayı yeniden inceleme ve hüküm için ilk derece mahkemesine gönderirken dayandığı hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1272 E., 2022/2069 K.
SUÇ : Silahla yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bilindiği gibi ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 21 inci maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” aynı hususu açklamakta ve teyit etmektedir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak yani failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir. Yağma suçunda rızası olmama yerine rızanın zorla alınması sözkonusudur. Rıza sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kasıtla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“... Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek.." şeklinde tanımlanmıştır.
Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; olay günü katılan aracını park etmek isterken sanık tarafından aracın açık olan sağ ön camından içeriye elini sokmak suretiyle vites kolunun yanında duran suça konu Samsung marka S7 model cep telefonunun alındığı, ardından sanığın elindeki telefonla birlikte uzaklaşmaya başladığı, 20 metre ileride sanığın durduğu, peşinden giden katılanın sanığa; "ne yapıyorsun.." diye sorduğu ve cep telefonunu çekerek aldığı, bunun akabinde sanığın kemerinin altından çıkardığı bıçağı sallamaya başladığı, katılanla arasında bir boğuşma yaşandığı ve ardından sanığın katılana "yürü git lan seni burada deşerim.." diyerek bağırdığı ve koşarak olay yerinden kaçmaya çalıştığı esnada katılanın oradan geçen polisten yardım istemesi üzerine sanığın yakalandığının anlaşıldığı somut olayda araç içerisinde bulunan katılanın aracını park etmeye çalışırken sanığın cep telefonunu açık olan camdan aldığı, konumu itibari ile ruhen ve bedenen içinde bulunduğu durumdan kurtulamayacağı, bıçağı çekip rastgele sallayan sanığın eyleminin olay yerinden kaçma çabası olduğu, eyleminin malı almaya yönelik olmadığı, ki katılanın sanıktan cep telefonunu geri aldığı, bu bağlamda eylemin yağma suçuna sübut vermediği, hırsızlık ve tehdit suçunu oluşturduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — Kaçarken Mağdura Yönelen Cebir ve Yağma
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7218
Karar No
2026/1288
Karar Tarihi
11 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI