CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Orman İşgalinde Yerin Niteliğinin Tespiti
2022/10387 E., 2026/7542 K. · 24 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Orman alanını işgalden yargılanan sanık için yerin orman sayılıp sayılmadığı nasıl belirlenir? Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığın sunduğu tapu kaydında parselin Hazine adına çalılık ve taşlık vasfıyla kayıtlı görünmesi karşısında, ilgili parsellerin tapu kayıtları ve orman kadastro tutanakları getirilerek yerin suç tarihinde kesinleşmiş orman sınırlarında kalıp kalmadığının ve işgal edilen alanın belirlenmesini gerekli gördü. Bölge adliye mahkemesi sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kurmuştu. Daire bu hükmü oy birliğiyle bozdu; hükümden sonra ölen diğer sanığın temyiz istemini reddeden ek kararı da bozdu.
Hukuki İlke
Daire, sanığın sunduğu tapu kaydında parselin Hazine adına çalılık ve taşlık vasfıyla kayıtlı olduğu bu dosyada, Orman Kanununun 93. maddesinden mahkûmiyet için ilgili parsellerin tapu kayıtları ve orman kadastro tutanakları getirilerek suça konu yerin suç tarihinde kesinleşmiş orman sınırlarında kalıp kalmadığının ve işgal edilen alanın miktarının açıkça belirlenmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Hükümden sonra ölen sanığın temyiz istemini reddeden ek karar bozuldu. Diğer sanık hakkında bölge adliye mahkemesinin kurduğu mahkûmiyet hükmü, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, takdiren kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, tapu kayıtlarını ve orman kadastro tutanaklarını getirterek yerin niteliğini ve işgal edilen alanı belirledikten sonra sanığın durumunu yeniden değerlendirecek; ölen sanık yönünden de Dairenin andığı Türk Ceza Kanununun 64/1. maddesi gözetilerek karar verilmesi gerekecek. Daire, sanığın işveren talimatıyla hareket ettiği yönündeki savunması hakkında bir değerlendirme yapmadı.
İlgili Mevzuat
6831 sayılı Orman Kanunu — m. 93/1, 93/2
Bölge adliye mahkemesinin sanığı mahkûm ederken uyguladığı, Dairenin suça konu yerin orman niteliğinin araştırılmasını istediği hükümdür.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 64/1
Dairenin, hükümden sonra ölen sanığın temyiz istemini reddeden ek kararı bozarken andığı, sanığın ölümünde kamu davasının düşürülmesini öngören hükümdür.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 304/2-b
Dairenin ek kararı ve hükmü bozmasının ve dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesinin usul dayanağıdır.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 14.07.2021
SAYISI : 2020/1621 E., 2021/1702 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar yönünden onama, asıl karar yönünden temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün ve sanık ... hakkında verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2017/444, Esas 2020/70 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1, 93/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53, 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu yerde bulunan şantiye, eleme tesisi, enerji nakil hattı ve yolun müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/1621 Esas, 2021/1702 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile sanığın 6831 sayılı Kanun'un 93/1, 93/2, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanık ...'nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı temyiz etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ek kararı ile sanık hakkında kurulan kesin nitelikteki hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ...'ın temyiz sebepleri; yargılama konusu fiile ilişkin sorumluluğunun olmadığına, maden sahasında sigortalı personel olarak çalıştığına, işverenin talimatları doğrultusunda hareket ettiğine, beyanlarına itibar edilmeksizin saha şefi olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olaydan temin ettiği bir menfaat olmadığına, saha şefi olduğuna dair dosyada belge bulunmadığına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, resen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ...'nin Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen belgeye dayanılarak tespit edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ...'ın 6831 sayılı Kanun'un 93/1, 93/2. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 18.08.2017 tarihli suç tutanağına göre orman alanında saha aşımı olduğu ve yol yapıldığının tespiti üzerine tutanak düzenlenmesi, orman işletme şefi tarafından düzenlenen dava konusu yerle ilgili raporda suça konu yerde orman kadastrosunun 1966 yılında kesinleştiğinin belirtilmesi, soruşturma aşamasında düzenlenen 16.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye konu alanın 3 95... nolu parsel sınırları içinde kaldığının, suça konu yerin kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içinde yer aldığının tespiti, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 04.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda suça konu yerin bir kısmının 3 95... parsel, bir kısmının kadastral yol, bir kısmının 3 49... parsel sınırları içinde olduğunun ve kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içinde kaldığının belirtilmesi, sanık ... tarafından dosyaya sunulan 3 95... parsele ilişkin tapu kaydına göre bu parselin çalılık ve taşlık vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescilli
olması karşısında, suça konu yerin niteliğinin tespiti bakımından, 3 95... parsel ile 3 49... parsele ilişkin tapu kayıtları ile orman kadastro tutanaklarının temin edilerek, dava konusu yerin suç tarihi itibarıyla kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığının ve işgale konu alan miktarının net olarak tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Sanık ...'nin Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden ek kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA,
2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10387
Karar No
2026/7542
Karar Tarihi
24 Haziran 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI