top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Takdiri İndirim Uygulanan Sanıkta Erteleme

 

2022/16318 E., 2026/5976 K. · 18 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yargılama sürecindeki olumlu davranışı nedeniyle takdiri indirim uygulanan sanığın cezasının ertelenmesi, suça meyilli kişiliği gerekçe gösterilerek reddedilebilir mi? Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Türk Ceza Kanununun 51. maddesindeki koşulları hatırlatarak, adli sicilinde engel kaydı bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanmasını isteyen sanıkta bu gerekçeyi dosyaya uymayan ve yetersiz buldu. Dairenin asıl bozma nedeni ise arama kararı ya da yazılı izin olmadan, hukuka aykırı aramayla ele geçirilen eşyaya ilişkin eylemden zincirleme suç yerine beraat kararı verilmesi gerekmesiydi. Ek savunma ve etkin pişmanlık ihtarı eksiklikleri de bulunan hüküm oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, Türk Ceza Kanununun 51. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulları esas alarak, adli sicilinde ertelemeye engel kaydı bulunmayan ve olumlu davranışları nedeniyle 62. madde uyarınca indirim yapılan sanıkta suça meyilli kişiliğe dayanan erteleme reddini dosya kapsamına uymayan ve yetersiz gerekçeli saydı.

 

Sonuç

 

Sanığın temyizi üzerine hüküm, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Hüküm bütünüyle bozuldu; asıl bozma nedeni hukuka aykırı aramayla elde edilen eşyaya ilişkin eylemden beraat gerekmesidir. Erteleme, ek savunma, etkin pişmanlık ihtarı, adli para cezasının uygulama maddesi ve hak yoksunluğu ise kabule göre bozma nedenleri olarak sıralandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 51/1-a, 51/1-b, 62
    Dairenin erteleme koşullarını açıkladığı ve takdiri indirim uygulamasıyla birlikte değerlendirdiği hükümler.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43
    İlk derece mahkemesinin hukuka aykırı aramayla elde edilen eşyaya ilişkin eylemi de içine alarak uyguladığı zincirleme suç hükmü.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 116, 119, 206/2-a, 217/2, 230/1
    Dairenin arama kararının koşullarını ve hukuka aykırı delile dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağını belirtirken dayandığı hükümler.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 226
    Dairenin ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması saydığı hüküm.

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 5/2
    Dairenin kovuşturma evresinde yapılması gereken etkin pişmanlık ihtarına dayanak yaptığı hüküm.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321
    Dairenin bozma kararının dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kaynak Metin Notu

 

Resmî karar metninde hukuka aykırı delil yasağı anlatılırken Anayasanın 38/2. fıkrası yazılmıştır. Bu yasak, Anayasanın 38. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenir. Kaynak metin değiştirilmemiş; yanlış fıkra numarası mevzuat kutusunda doğrulanmış bir atıf gibi tekrarlanmamıştır.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/513 E., 2021/848 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, 30.12.2013 tarihli eylemin sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

29.01.2014 tarihli olay tutanağına göre, tütün satan iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı yönünde alınan ihbara istinaden kolluk görevlilerince sanığın iş yerine gidildiği, sanığa kaçak sigara olup olmadığı sorulduğunda sanığın tezgah altından çıkarttığı toplamda 719 paket kaçak sigarayı kendi rızasıyla teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ... kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izninin bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak

 

delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. maddelerine göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve 29.01.2014 tarihli eylem yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek hüküm tesis edilmiş olması,

 

Kabule göre de;

 

1.Sanık hakkında birleşen ve ana dosyada 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/ 10... /18. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddelerinden ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

 

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

 

3.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 52/2-3 maddesi olarak yazılması,

 

4.Sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

 

5.5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşulları getirilmiş olmakla, suç tarihi itibarıyla adlî sicil kaydında ertelemeye engel sabıkası bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak hakkındaki cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği indirim yapılan ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında "...suça meyilli kişiliği dikkate alınarak..." şeklinde dosya kapsamına uymayan ve yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Önceki Geri Bırakma Kararının Etkisi

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2022/16318

 

Karar No

2026/5976

 

Karar Tarihi

18 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page