top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Kaçakçılıkta Karma Kanun Uygulaması ve Araç Bedeli

 

2023/2252 E., 2026/7737 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kaçak sigaraların taşınmasına ilişkin mahkûmiyetle birlikte aracın kasko bedelinin müsaderesine karar verilmişti. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, eski ve yeni düzenlemelerin sonuçları karşılaştırılmadan ve hükümler karıştırılarak uygulanmasını hatalı buldu. Etkin pişmanlık için indirim oranının açıklanmasını ve doğru ödeme süresinin tanınmasını istedi. Araç bedelinin sonraki yazışma tarihine değil suç tarihine göre belirlenmesi gerektiğini de belirtti. Hükmü bozarken cezada kazanılmış hakkı saklı tuttu.

 

Hukuki İlke

 

Bu dosyada lehe kanun, farklı dönem hükümleri karıştırılmadan karşılaştırılmalı; müsadere edilecek kasko bedeli suç tarihi esas alınarak belirlenmelidir.

 

Sonuç

 

Sanığın temyiz istemi kabul edildi; hüküm oy birliğiyle bozuldu. Ceza miktarına ilişkin kazanılmış hak saklı tutuldu; araç bedeli doğrudan Yargıtay tarafından hesaplanmadı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 3/18, 3/5, 5/2, 13/1

  • 6455 sayılı Kanun
    Dönemsel kanun karşılaştırmasında anılıyor.

  • 6545 sayılı Kanun
    Dönemsel kanun karşılaştırmasında anılıyor.

  • 7242 sayılı Kanun — m. 62

  • 7423 sayılı Kanun
    Kaynakta farklı dönem hükmünün karma uygulanması kapsamında anılıyor.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 61, 54/4

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321, 326/son

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/521 E., 2022/114 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının kasko bedelinin müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

1.Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında bulunduğu, dava

 

konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş değerde olduğu ve sigaraların miktarı ile kastın yoğunluğuna göre temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu gözetilerek, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 3/5, 3/ 10... /22. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli biçimde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

 

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, yakalandığı yer Mahkemesince yapılan ihtarda ödeme halinde cezasında yapılacak indirim oranının bildirilmemesi ve sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde, sanığa ödeme için duruşma gününe kadar süre verilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

 

3.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra uygulama olanağı bulunmayan 7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin karar yerinde tartışılarak uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,

 

4.Ele geçen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

 

5.Nakil aracının kasko bedelinin suç tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekirken, müzekkere tarihi itibarıyla bildirilen ileri tarihli kasko bedeli esas alınarak müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun

 

olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2023/2252

 

Karar No

2026/7737

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page