CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Kaçakçılıkta Yanıltıcı Pişmanlık İhtarı
2023/2704 E., 2026/7524 K. · 25 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kaçakçılık dosyasında sanığa soruşturma sırasında etkin pişmanlık ihtarı yapılmamıştı. Kovuşturmada ise uygulanacak indirim oranı yanlış bildirilmiş, ödeme için verilen kısa süre dolmadan hüküm kurulmuştu. Daire, somut geçiş hükümleri çerçevesinde sanığın hükme kadar ödeme imkânının ve doğru indirim oranının açıklanması gerektiğini belirtti. Diğer kanun maddesi ve infaz ihtarı hatalarıyla birlikte hüküm bozuldu. Karar, her kaçakçılık dosyasında aynı oran veya yedi günlük süre uygulanacağı anlamına gelmiyor.
Hukuki İlke
Etkin pişmanlık imkânı hakkında ihtar, dosyaya uygulanacak lehe düzenleme ve ödeme süresi bakımından sanığı yanıltmamalıdır.
Sonuç
Mahkûmiyet hükmü etkin pişmanlık ihtarı, takdiri indirim maddesi ve infaz ihtarındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle oy birliğiyle bozuldu.
İlgili Mevzuat
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 5/2
7242 sayılı Kanun — m. 62
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 62/1, 50/6
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 232/6
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun — m. 106
5739 sayılı Kanun — m. 5
6545 sayılı Kanun — m. 81
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/980 E., 2022/386 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ana dosya ve birleşen dosyada ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler
hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, kovuşturma aşamasında suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, bozma sonrası sanığa 21.03.2022 tarihli talimat duruşmasında yapılan ihtarda, ödeme halinde 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde, sanığa ödeme için "7 günlük" süre verilmesi ve verilen süreden önce karar verilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,
2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinde yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip yine 01.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2704
Karar No
2026/7524
Karar Tarihi
25 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI