top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Yalnız Sanık Lehine Temyizden Sonra Tekerrür Uygulanması

 

2023/6707 E., 2026/7794 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kaçakçılık dosyasında ilk hükümde tekerrür uygulanmamış ve bu karar yalnız sanık tarafından temyiz edilmişti. Bozmadan sonra tekerrür eklenmesini Yargıtay 7. Ceza Dairesi kazanılmış hakka aykırı buldu. Yeniden yargılama yapmadan ilgili bendi çıkararak hükmü düzeltti ve onadı. Malen sorumlu vekilinin temyizini ise başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Etkin pişmanlık ihtarı nedeniyle ayrıca bozma gerektiği görüşü karşıoyda kaldı.

 

Hukuki İlke

 

Yalnız sanığın temyizi üzerine lehine bozulan ve tekerrür içermeyen önceki hükümden sonra, bu dosyada tekerrür hükümleri eklenemeyeceği kabul edildi.

 

Sonuç

 

Malen sorumlu vekilinin temyiz isteği oy birliğiyle reddedildi. Mahkûmiyet hükmündeki tekerrür bendi çıkarılarak hüküm oy çokluğuyla düzeltilerek onandı; etkin pişmanlık yönünden bozma görüşü çoğunluk kararı değildir.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 234, 237/1, 260/1

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 58

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 317, 321, 322, 326/son

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 5/2
    Etkin pişmanlık ihtarına ilişkin ayrıntılı tartışma karşıoydadır; çoğunluğun bozma gerekçesi değildir.

  • 7242 sayılı Kanun — m. 62
    Karşıoydaki etkin pişmanlık tartışmasında anılıyor.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/665 E., 2022/289 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

 

Malen sorumlu vekilinin temyiz dilekçesine yönelik yapılan incelemede; malen sorumlunun duruşmada alınan beyanında davaya katılmak istemediğini ve şikâyetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

 

Katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

I- Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

 

Malen sorumlunun 13.01.2014 tarihli duruşmada alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen davaya katılmak istemediğini ve şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi

 

uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

 

II- Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

 

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

 

Ancak;

 

Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2014 tarihli ve 2013/927 Esas, 2014/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve bu kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak gözetilerek bozma üzerine kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

 

Açıklanan nedenlerle, sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

K I S M Î K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E

 

Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık ile katılan idare vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

 

Dairemizin 2025/16234, 2022/66 19... /7215 Karar nolu ilamları ile sonrasındaki birçok ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale getirildiği ve 5607 sayılı Yasanın 5/2-b-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesi yapılmıştır. Son cümlenin eklenmesiyle soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı Devlet Hazinesine yatırdığı takdirde ikinci fıkra kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanacağı hususunda şüpheliye ihtar zorunluluğu getirmiştir. İkinci fıkrasının son cümlesiyle de soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamışsa, kovuşturma evresinde Hâkim tarafından sanığa ihtarat yapılması gerektiği belirtilmiş olup, artık sanığın etkin pişmanlıktan yararlanması için, etkin pişmanlık genel teorisinden ayrılarak aktif davranışta bulunma zorunluluğu bu düzenlemeyle ortadan kalkmıştır. Yani sanık/sanıklara etkin pişmanlık konusunda Cumhuriyet savcısı ya da Hakim tarafından ihtarda bulunmaları kanunla zorunlu hale getirilmiştir. İhtaratın da kanun ve yerleşik içtihatlara uygun olması gerekir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2018/36174 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere istikrarlı olarak uygulanan içtihattan ayrılarak yeni bir yaklaşımın benimsenmesi hak ihlali oluşturacaktır. Yine Dairenin birçok kararında olduğu gibi, 15.01.2025 gün ve 2023/450 E sayılı kararıyla da ihtaratın 1/2 yerine 1/3 oranında yapılarak sanığın yanıltıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek suretiyle sanıklar arasında eşitsizliğe neden olunmaktadır. Yukarıda anlatılanlar karşısında, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığa Yargıtay 19. Ceza Dairesinin bozmasından sonra mahkemesince yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanığın yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 30.06.2026

 

 

Karşılaştırmalı Okuma

 

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Kaçakçılıkta Temyiz Yetkisi ve Düzelterek Onama

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2023/6707

 

Karar No

2026/7794

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page