top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Bozma Sonrası Geri Bırakma Kararında Temyiz

 

2026/1698 E., 2026/7412 K. · 24 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yargıtay bozmasından sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinafa mı, temyize mi başvurulur? Yargıtay 7. Ceza Dairesi çoğunluğu, hüküm daha önce Yargıtay incelemesinden geçtiğinden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki değişiklik karşısında kararın temyiz edilebileceğini kabul etti. Soruşturmada ihtar almış sanığın kovuşturmadaki ödemesinde üçte bir yerine yarı oranında etkin pişmanlık indirimi yapılarak eksik ceza verildiğini belirten Daire, katılan idarenin temyizi üzerine kaçakçılık dosyasındaki hükmü bozdu. Karşı oy, kararın istinaf yoluna tabi olduğunu ve dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeden iadesi gerektiğini savundu.

 

Hukuki İlke

 

Daire çoğunluğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyada bozmadan sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231/12. maddesindeki değişiklik karşısında temyiz yolunda incelenebilir saydı.

 

Sonuç

 

Katılan idare vekilinin temyizi yerinde görülerek hüküm, tebliğnamedeki incelenmeksizin iade görüşüne aykırı olarak oy çokluğuyla bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozma, etkin pişmanlık indiriminin oranına ilişkindir; Daire sübuta ilişkin mahkeme kabulünü yerinde buldu. İndirim, soruşturmada yapılan ihtar gözetilerek yeniden belirlenecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 231/12
    Çoğunluğun geri bırakma kararını temyizde incelenebilir saymasında dayandığı değişiklik; karşı oy aynı fıkradan istinaf yolu sonucunu çıkardı.

  • 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — m. 8
    Daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyada temyiz yolunun belirlenmesinde çoğunluğun dayanağı.

  • 7499 sayılı Kanun — m. 15
    Ceza Muhakemesi Kanununun 231/12. maddesini değiştirerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yolunu yeniden düzenleyen hüküm; karşı oyda maddesiyle anıldı, çoğunluk da bu Kanunla yapılan değişikliğe dayandı.

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 5/2-b
    Soruşturmada ihtar almış sanığın kovuşturmadaki ödemesinde uygulanması gereken üçte bir indirim; Dairenin bozma dayanağı.

  • 7242 sayılı Kanun — m. 62
    5607 sayılı Kanunun 5/2. maddesini değiştirerek etkin pişmanlığı kovuşturma evresinde de mümkün kılan hüküm; Dairenin gerekçesinde anıldı.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321
    Bozma kararının usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Mevzuat Notu: Bu karardan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kararda anılan fıkralar ve koşullar, kararın verildiği tarihteki metne göredir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2025/588 E., 2025/860 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, eşya hakkında karar verilmesine yer olmadığı, nakil aracının müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade

 

Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği dikkate alındığında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılan ve bozma ilâmı sonrasında kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyen sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2-(b) bendi uyarınca "1/3 oranında" ceza indirimi uygulanması gerekirken, 1/2 indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

 

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

KARŞI DÜŞÜNCE

 

Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan idare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

 

14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi

 

Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. Kanun Koyucunun aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararına katılmıyorum. 24.06.2026

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 7. Ceza Dairesi — Kaçakçılıkta Farklı Eşyada Tek Mahkûmiyet

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/1698

 

Karar No

2026/7412

 

Karar Tarihi

24 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy çokluğu

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page