top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Zincirleme Suçta İddianame ile Kesinti

 

2026/860 E., 2026/6041 K. · 18 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Bir eylem için iddianame düzenlendikten sonra işlenen benzer eylem, öncekiyle birlikte zincirleme suç sayılabilir mi? Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ilk eylem hakkında iddianame düzenlenmesiyle hukuki kesinti gerçekleştiğini, sonraki eylemin önceki eylemle zincirleme suç oluşturmayacağını ve Türk Ceza Kanununun 43. maddesi kapsamında kalmadığını belirtti. Mahkeme, ilk iddianameden sonra işlenen ve başka dosyada yargılanan kaçakçılık eylemini bu dosyadaki eylemle zincirleme suç saymış, o dosyadaki cezayı da mahsup etmişti. Daire, cezası ertelenen sanık için aynı Kanunun 51/3. maddesindeki sınırlar gözetilmeden denetim süresi belirlenmesini de hukuka aykırı bularak hükmü oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, ilk eylem hakkında iddianame düzenlenmesiyle hukuki kesinti gerçekleştiğinden, iddianameden sonra işlenen ve başka dosyada yargılanan eylemin önceki eylemle zincirleme suç oluşturmayacağını ve bu nedenle Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin uygulanamayacağını kabul etti.

 

Sonuç

 

Hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma görüşüne uygun olarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321. maddesi uyarınca oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Sübuta ilişkin mahkeme kabulü yerinde bulundu; iddianameden sonra işlenen eylemle kurulan zincirleme suç uygulaması ve ertelemede belirlenen denetim süresi yeniden ele alınacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43
    Dairenin dayanağı: hukuki kesintiden sonra işlenen eylemin zincirleme suç kapsamında kalmaması.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 51/3
    Dairenin ertelemede denetim süresine ilişkin bozma gerekçesi.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321
    Bozmanın usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/71 E., 2025/205 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

1.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.12.2014 olduğu, yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2023/3787 Esas sırasında kayıtlı olan Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/358 Esas, 2022/7 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.01.2015 olduğu, iddianame tarihlerine göre yapılan değerlendirmede, 10.12.2014 suç tarihli eylemle ilgili olarak 29.12.2014 tarihli iddianame ile dava açılması nedeniyle hukukî kesinti gerçekleştiğinden, 05.01.2015 tarihli eylemin birlikte zincirleme suça vücut vermediği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, sanığa ait halen temyiz incelenmesinde bulunan Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli 2021/358 Esas ve 2022/7 Karar sayılı dosyasında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca uygulama yapılarak, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli 2021/358 Esas ve 2022/7 Kararı ile neticeten hapisten çevrili 6.000-TL adlî para cezası ve 20-TL adlî para cezasının, hapis cezası olarak hükmedilen cezadan mahsup edilerek neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

 

2.Sanık hakkında netice olarak erteli 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği cihetle; 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesinde düzenlenen "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz" hükmü gereğince, belirlenen denetim süresinin verilen cezadan daha az olamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 6 ay denetim süresi tayin edilmesi,

 

hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,18.05.2026 tarihinde karar verildi.

 

..

 

 

Benzer Kararlar

 

Zincirleme Suçta Nitelikli Hâl ve Artırım

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/860

 

Karar No

2026/6041

 

Karar Tarihi

18 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page