CEZA HUKUKU · ONAMA · BOZMA
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Kullanmak İçin Bulundurmada Doğrudan Dava
2024/3070 E., 2025/4550 K. · 3 Haziran 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan doğrudan dava açılırsa mahkeme neyi araştırmalıdır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önceki erteleme kararının içeriği, tebliği ve kesinleşme tarihinin dosyada yer almadığını belirterek doğrudan dava açma koşulunun denetlenebilmesi için o karara ilişkin dosyanın getirtilmesini gerekli gördü. Daire, yerleşik içtihada göre erteleme kararı usulüne uygun kesinleşinceye kadar işlenen bu suçların tek suç sayılacağını, birden çok eylemin ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceğini ekledi. Bölge adliye mahkemesinin bu suçtan kurduğu hüküm bozuldu, uyuşturucu ticareti hükmü ise onandı.
Hukuki İlke
Daire, önceki bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı gerekçe gösterilerek kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan doğrudan dava açılan bu dosyada, o kararın içeriği, tebliği ve kesinleşme tarihine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, ilgili dosyanın aslı ya da onaylı örneği getirtilip erteleme kararının ihlali üzerine açılan davada verilen hüküm de gözetilerek doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, uyuşturucu ticareti suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemini esastan reddederek hükmü onadı ve tahliye talebini reddetti; kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan kurulan bölge adliye mahkemesi kararını ise bozdu. İki hüküm de tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle verildi. Dava dosyası ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Uyuşturucu ticareti mahkûmiyeti onandığı için bozmanın dışında kaldı. Kullanmak için bulundurma suçu yönünden dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesi, önceki erteleme kararına ilişkin dosyanın aslını ya da onaylı örneğini getirterek doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığını değerlendirecek ve sanığın hukuki durumunu buna göre belirleyecek.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 191/2, 191/6
İddianamede doğrudan dava açmanın dayanağı olarak gösterilen 191/6. madde ile önceki erteleme kararının verildiği, 6545 sayılı Kanunla değişik 191/2. madde; Daire, 191/6. maddedeki doğrudan dava açma koşulunun dosyada denetlenmesi gerektiğini bozma gerekçesine dayanak yaptı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 289/1, 302/1
Uyuşturucu ticareti hükmüne ilişkin temyiz incelemesinin sınırı ve bu hükmün onanmasının dayanağı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 304/2-a
Kullanmak için bulundurma suçuna ilişkin kararın bozulmasının ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2334 E., 2023/66 K.
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda sanığın Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS sistemi ile hazır edildiği, sanık müdafiinin ise Alaşehir Adliye SEGBİS odasında hazır edildiği, bu şekilde sanık ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen asıl karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin verilmediğinin anlaşıldığı, temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı, bu sebeple sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 24.01.2023 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi Kararı kaldırılarak, sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan tekerrüre esas alınan hüküm düzeltilerek, 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, tanıkların beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi durumda ise zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden
Dava dosyası kapsamına göre, 18.01.2021 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen Z.P isimli kişinin, uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesi üzerine aynı gün sanığın evinde yapılan aramada üzerinde uyuşturucu madde bulaşığı olan hassas terazi ve uyuşturucu madde paketlemekte kullanılan kilitli şeffaf poşetlerin ele geçirildiği, bu tarihten sonra 19.06.2021 tarihinde sanığın ikametinin yakınlarında devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin H.K isimli kişinin sanığın ikametinde bir süre kalıp tekrar dışarı çıktığını görüp şüphelenmeleri üzerine H.K'nin yanına gidip üzerinde suç unsuru olup olmadığını sordukları, H.K isimli kişinin rızaen sanıktan aldığını beyan ettiği uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, sonrasında sanığın ikametinde arama yapılmak üzere gidildiğinde sanığın evinden siyah bir poşetin dışarı atıldığının fark edildiği, bu poşet içerisinde hassas terazi, uyuşturucu kullanma aparatları ve bir miktar uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 18.01.2021 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticaret suçundan soruşturma başlatıldığı, 19.01.2021 tarihinde hakkında ifade alma, sorgu adli işleminin yapıldığı, sanığın tutuklanmasına karar verildiği, tutukluluğa itirazın değerlendirilmesi kararı ile Sulh Ceza Mahkemesince 18.03.2021 tarihinde sanığın tahliyesine karar verildiği ve bu suretle fiili kesintinin oluşmasından ve ilk eylemin üzerinden yaklaşık 5 ay gibi bir süre geçmesinden sonra 19.06.2021 tarihinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayların intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıkların aşamalardaki beyanları, uyuşturucu maddesini sanıktan aldıklarını ifade eden tanıklara yaptırılan teşhis işlemlerine ilişkin tutanaklar, suça konu uyuşturucu maddeler ve aparatlara ilişkin olarak alınan ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 18.01.2021 ve 19.06.2021 tarihlerinde hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan başlatılan soruşturmada sanığın kan ve idrarından alınan örneklerde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığı, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 18.01.2021 ve 19.06.2021 tarihli inceleme konusu eylemleri nedeniyle düzenlenen iddianame içeriklerinde sanık hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığının belirtildiği ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliğ evrakları ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 18.08.2015 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
1.Uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden, gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli, 2022/2334 Esas, 2023/66 Karar sayılı, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçu yönünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli, 2022/2334 Esas, 2023/66 Karar sayılı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3070
Karar No
2025/4550
Karar Tarihi
3 Haziran 2025
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI