USUL HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Davadan Önce Ölen Davalı ve Taraf Teşkili
2025/6253 E., 2026/830 K. · 11 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Tapu iptali davası, davadan önce ölmüş bir malike karşı açılmışsa mahkeme esas hakkında karar verebilir mi? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, ölümle taraf ehliyetinin sona erdiğini, ölmüş kişiye çıkarılan tebligatın hüküm doğurmadığını ve mirasçılara dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmadan esasa girilemeyeceğini kabul etti. Daire, davalının maddi hata ya da gösterilen özene rağmen yanlış belirlendiği hâllerde, bu durum dürüstlük kuralına aykırı değilse yargılamanın gerçek tarafla sürdürülmesi gerektiğini de belirtti. Davayı kabul eden ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, davadan önce ölen kişinin taraf ehliyeti bulunmadığını ve ona çıkarılan tebligatın hüküm doğurmadığını belirterek, davalının yanlış gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı düşmüyorsa yargılamanın gerçek tarafla sürdürülmesi için ölen malikin veraset belgesiyle belirlenen bütün mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm kurulamayacağını kabul etti.
Sonuç
İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi yollamasıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi uyarınca oy birliğiyle bozuldu ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildi. Dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Kabul kararı ortadan kalktı; ilk derece mahkemesi ölen malikin mirasçılarını veraset belgesiyle belirleyip onlara dava dilekçesini usulüne uygun tebliğ ettikten sonra davanın esası hakkında yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 124
Dairenin, maddi hatadan kaynaklanan ya da dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliğinin karşı tarafın rızası aranmadan kabul edilebileceğine ilişkin dayanağı.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 28
Dairenin, ölümle hak ehliyetinin ve buna bağlı taraf ehliyetinin sona erdiğine ilişkin dayanağı.7201 sayılı Tebligat Kanunu
Dairenin, ilk derece kararı davacı idareye bu Kanuna uygun tebliğ edilmediği için karar düzeltme dilekçesini temyiz dilekçesi saymasının dayanağı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. geçici 3
Temyiz incelemesinin ve bozmanın önceki usul kanununa göre yapılmasını sağlayan geçiş hükmü.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu — m. 428
Bozma kararının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2006/223 E., 2011/196 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/617 Esas, 2025/3148 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce verilen kararın bozma ilamına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından, karar düzeltme dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili .. ilçesi .. köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 2002 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını belirterek, taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... .. ili .. ilçesi .. köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığı, orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 19.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.181,75 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/617 Esas, 2025/3148 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş ve Dairemizin ilamına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup, söz konusu karar düzeltme dilekçesi karar başlığında açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ... oğlu ..., .. kızı ..., .. oğlu ..., .. kızı ... adına 14.03.1979 tarihinde oluştuğu anlaşılmakta olup, tapu maliklerinden ... kızı ...'ya duruşma gününü bildirir dava dilekçesi ekli davetiyenin 09.06.2006 tarihinde aynı konutta oğlu .. ..'ya, yenileme dilekçesinin ise aynı konutta oturan dayısı ..'e tebliğ edildiği, ancak gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakının bu kişinin ölü olduğundan bahisle iade edilmesi üzerine veraset ilamını çıkartması için davacı ... İdaresine yetki verildiği ancak dosyaya veraset ilamı sunulmadığı gibi, adı geçenin mirasçılarına gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre, tapu maliki ...'nın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin 26.12.2023 tarihinde düzeltildiği ve buna göre tapu maliki ...'nın, 14.03.1914 doğumlu .. TC kimlik numaralı ... kızı olduğu ve 25.11.1993 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
“Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi, "Bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir." hükmünü içermektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyetinin ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir.
Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de, yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında, yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam edilmelidir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir.
Somut olayda; tapu maliki davalı ...'nın 25.11.1993 tarihinde ve davadan önce vefat ettiği anlaşılmakta olup, ölmüş kişiye çıkarılan tebligat da bir hüküm ifade etmeyeceğinden usulüne uygun bir tebligatın varlığından da söz edilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, tapu maliki davalı ... davadan önce vefat ettiğinden, mirasçılarına dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6253
Karar No
2026/830
Karar Tarihi
11 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI