CEZA HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 9. Ceza Dairesi
Davaya Katılmayan Bakanlığın Temyiz Hakkı
2021/27206 E., 2026/351 K. · 12 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
6284 sayılı Kanun uyarınca davaya katılabilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yargılamaya katılmadan verilen hükmü temyiz edebilir mi? Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun kararı uyarınca Bakanlığa yargılamanın bildirilmesinin zorunlu olmadığını, Ceza Muhakemesi Kanununa göre de kanun yolu aşamasında davaya katılma isteminde bulunulamayacağını belirterek Bakanlığın temyiz hakkı bulunmadığını kabul etti. Nitelikli cinsel saldırı davasında Daire, mağdurun istinaf kararından sonra isnadın aksini bildiren dilekçe vermesi karşısında beyanının alınmasını gerekli gördü. Bakanlığın temyiz istemi reddedildi, hüküm oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, 6284 sayılı Kanun uyarınca davaya katılabilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yargılamanın bildirilmesinin içtihadı birleştirme kararıyla zorunlu sayılmadığını ve Ceza Muhakemesi Kanununun 237/2. maddesi gereği kanun yolu aşamasında katılma isteminde bulunulamayacağını gözeterek, yargılamaya katılmamış Bakanlığın hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığını kabul etti.
Sonuç
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, Bakanlığın davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle reddedildi. Bölge adliye mahkemesi kararı, sanık müdafiinin temyizi üzerine tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi, mağdurun istinaf kararından sonra verdiği dilekçe kapsamında beyanını alarak sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirecek. Daire, mahkûmiyetin esasına ilişkin başka bir değerlendirme yapmadı.
İlgili Mevzuat
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — m. 20/2
Bakanlığın davaya katılma hakkı bu fıkraya dayanıyor; Daire, bu hakkın kanun yolu aşamasında katılma yoluyla kullanılamayacağını kabul etti.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 156/3, 237/2, 298/1, 302/2, 304/1
Daire, eski hâle getirme değerlendirmesinde 156/3, Bakanlığın temyiz isteminin reddinde 237/2 ve 298/1, bozmada 302/2, dosyanın gönderilmesinde 304/1. maddeyi esas aldı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/175 E., 2019/304 K
ŞİKAYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ...'ın savunmasının alındığı 26.09.2016 tarihli duruşmaya özel avukatı Av. ... ile birlikte geldiği ve savunmasını adı geçen müdafii ile beraber yaptığı, bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 156/(3). maddesinde "Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer." hükmüne göre baro tarafından atanan zorunlu müdafii Av. ...'ın görevinin sona erdiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının Av ...'na tebliği gerektiği halde tebliği yapılmadığı anlaşılmakla eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sübuta, mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçesi gözetildiğinde hükmün bozulması talebi ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra mağdurenin 04.10.2018 tarihli dilekçe ile sanığın kendisine yönelik rızası dışında herhangi bir cinsel eyleminin olmadığını belirtmesi karşısında, anılan dilekçe kapsamında mağdurenin beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27206
Karar No
2026/351
Karar Tarihi
12 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI