USUL HUKUKU · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşçilik Alacağında İki Tarafın Temyizinin Ayrı İncelenmesi
2026/2266 E., 2026/4307 K. · 11 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşçilik alacakları kararını hem işçi hem işveren temyiz etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin uyuşmazlık tutarını ilgili kesinlik sınırının altında bulduğu için bu başvurunun esasına girmedi. İşçinin itirazlarını ise inceledi ve hesapla delil değerlendirmesini bozma nedeni saymadı. Böylece işveren bakımından miktardan ret, işçi bakımından onama kararı verdi. Karardaki tarihsel parasal sınır, bugün açılacak bütün davalar için geçerli tutar olarak aktarılmadı.
Hukuki İlke
Temyiz edilebilirlik her tarafın uyuşmazlık miktarına göre ayrı değerlendirilir; bir tarafın miktardan reddedilen başvurusu, diğer tarafın esas incelemesini engellemez.
Sonuç
İşverenin temyiz dilekçesi miktardan reddedildi. İşçinin başvurusu yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362, 366, 352/1-b, Ek 1/2, 371, 370/1
7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — m. 20
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1671 E., 2025/2274 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/499 E., 2025/57 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davalı bakımından hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 13.525,42 TL olup bu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.08.2000-22.12.2020 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığını, çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma saatlerinin yıllık 270 saatin altında kaldığı, davacının çalışmalarına ilişkin nöbet çizelgesi bulunan dönemlerde davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmalarının olduğu, kayıt bulunmayan dönemlerde bu hususta elverişli tanık anlatımı bulunmadığından kayıtların dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, hafta tatili bakımından kayıt olmayan dönem için tanık beyanlarına göre ayda bir hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve bilirkişiden alınan 03.02.2025 tarihli ek raporun, kaldırma kararına ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tanıkların davacı ile menfaat birliği içinde olduğu kabulüyle yapılan hesaplama ve bu yönde verilen kararın hatalı olduğunu,
b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarının eksik ve hatalı şekilde rapora geçirildiğini,
c. Nöbet çizelgeleri dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, yapılan hesaplamadan indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,
d. Hükme esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini,
e. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin çok üzerinde olmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücretin miktarı ile davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve bu alacakların hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2266
Karar No
2026/4307
Karar Tarihi
11 Mayıs 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI