top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Yargılamaya Katılamayacak Hâkim ve Temyiz

 

2022/302 E., 2026/73 K. · 4 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Tutuklamaya yapılan itirazı reddeden sulh ceza hâkimi, Yargıtay üyesi olduktan sonra aynı dosyanın temyiz incelemesine katılabilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bunu Ceza Muhakemesi Kanununun 23/1. maddesine aykırı ve hukuka kesin aykırılık sayıp adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini belirtti. Kurul, bu hâkimin katıldığı Özel Daire bozmasını hukuken geçersiz saydı; bölge adliye mahkemesinin bu bozmaya karşı verdiği direnme hükmünün de sonuç doğurmayacağını kabul etti. Asıl uyuşmazlığa girmeden iki kararı oy birliğiyle kaldıran Kurul, dosyanın bölge adliye mahkemesinin ilk hükümlerinin temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verdi.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, sulh ceza hâkimi olarak sanığın tutuklanmasına yapılan itirazı reddederek görüş bildiren hâkimin Yargıtay üyesi seçildikten sonra aynı dosyadaki hükmün temyiz müzakeresine katılmasını Ceza Muhakemesi Kanununun 23/1. maddesine aykırı ve 289/1-b bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık sayarak bu katılımla verilen Özel Daire kararını hukuken geçersiz kabul etti.

 

Sonuç

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kapatılan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma kararını ve bölge adliye mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerini oy birliğiyle kaldırdı. Dava dosyası, bölge adliye mahkemesinin bozmadan önce kurduğu hükümlerin temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Kapatılan Dairenin bozması ve buna karşı verilen direnme hükmü ortadan kalktığından, bölge adliye mahkemesinin bozmadan önceki hükümleri Özel Dairece temyiz yönünden yeniden incelenecek. Suçların sabit olup olmadığına ilişkin asıl uyuşmazlık Kurulca incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 23/1
    Kurulun, tutuklama itirazını inceleyen hâkimin aynı dosyanın temyiz incelemesine katılamayacağı sonucuna dayanak yaptığı hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 289/1-b
    Kurulun, yasaklı hâkimin karara katılmasını hukuka kesin aykırılık saydığı hüküm.

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 90
    Kurulun, adil yargılanma hakkına ilişkin sözleşme hükmünün iç hukukta uygulanmasına dayanak olarak andığı hüküm.

  • İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi — m. 6/1
    Kurulun, hâkimin temyiz müzakeresine katılmasını adil yargılanma hakkının ihlali olarak da nitelendirdiği hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 307
    Direnme kararının önce kararına direnilen Daireye, Dairece yerinde görülmeyince Kurula gönderilmesinin dayanağı.

  • Yargıtay İç Yönetmeliği — m. 27
    Kurulun, suçların sabit olup olmadığından önce hâkimin yasaklılığını ön sorun olarak incelemesinin dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

KARARI VEREN

 

YARGITAY DAİRESİ : Yargıtay 9. Ceza Dairesi

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 140-1286

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 103/1-1. cümle, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezalarıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2017 tarihli ve 52-157 sayılı hükümlere yönelik katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 21.02.2018 tarih ve 2440-303 sayı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-1.cümle, 43, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 43, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, bu hükümlerin de sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 09.12.2019 tarih, 4998-13095 sayı ve oy çokluğu ile; "Olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkûmiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde hükümlerin kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

 

Daire Üyesi ...; "...olayı ceza muhakemesi kuralları içerisinde tüm detaylarıyla inceleyen sebep ve sonuç ilişkilerini doğru kuran Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararı isabetli olduğundan ve onanması gerektiği," düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

 

Bölge Adliye Mahkemesi ise 16.10.2020 tarih ve 140-1286 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

 

Direnme kararına konu bu hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2021 tarihli ve 22393 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 27.04.2022 tarih ve 23554-4137 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

 

II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN

 

Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen zincirleme biçimde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; ilk derece yargılamasında sanığın tutukluluk hâlinin devamına dair karara yapılan itirazı reddeden hâkimin, Yargıtay üyesi seçilmesinden sonra temyiz aşamasında üye sıfatıyla görev almasının CMK'nın 23/1. maddesi uyarınca hâkimin davaya bakamayacağı bir hâl olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER

 

Sanığın incelemeye konu suç nedeniyle Polatlı Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.11.2016 tarihli ve 343 sorgu sayılı kararı tutuklandığı, bu karara karşı sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğince Hâkim ...'nun, 07.12.2016 tarih ve 6580 değişik iş sayı ile itirazların reddine karar verdiği, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararı ile Yargıtay üyeliğine seçilmesinin ardından görevli olduğu Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2440-303 sayılı kararına yönelik temyiz incelemesine iştirak ettiği anlaşılmaktadır.

 

IV. GEREKÇE

 

A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar

 

Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 05.03.2025 tarihli ve 341-112 sayılı, 28.05.2025 tarihli ve 182-230 sayılı kararlarında da yer verildiği üzere;

 

CMK'nın "Hâkimin davaya bakamayacağı hâller" başlıklı 22. maddesinde görev yasakları sayılmış; "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23. maddesinde ise bir karar veya hükme katılan hâkimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme iştirak edemeyeceği, aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkimin de kovuşturma evresinde görev yapamayacağı hükme bağlanmıştır.

 

Bahse konu maddenin gerekçesinde; "Hâkim verdiği itiraz yoluna başvurulmuş kararı veya temyiz edilmiş hükmü inceleyecek yüksek görevli mahkemedeki karara katılamaz. Hâkimlerin bir işe müdahâle ettiklerinde önceden fikir veya düşüncelerinin olmaması gereklidir ve tarafsız kalmanın bir koşulu da budur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşmenin altıncı maddesine dayanarak hâkimin önce soruşturmasını veya soruşturma işlemini yaptığı davadaki usul işlemlerine katılmasını hukuka aykırı saymıştır." açıklamalarına yer verilmiştir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle, yargılamaların daha önce aynı konuda görüş açıklamamış hâkimler tarafından icra edilmesini ve böylece hâkimin tarafsızlığı konusunda oluşabilecek her türlü şüphenin ortadan kaldırılmasını amaçlamıştır (CGK'nın 07.06.2011 tarihli ve 75-114 sayılı; 21.12.2010 tarihli ve 246-266 sayılı kararları).

 

Öte yandan, CMK’nın "Hukuka kesin aykırılık hâlleri" başlıklı 289. maddesinin 1-b bendinde; "Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması" hukuka kesin aykırılık hâlleri içinde düzenlenerek, bu eksiklik Yargıtay tarafından dikkate alınacak bir hukuka aykırılık nedeni olarak kabul edilmiştir.

 

B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme

 

Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinde hâkim olarak görev yaptığı sırada sanık ... hakkındaki tutuklama kararına yapılan itirazı inceleyerek itirazın reddine karar vermek suretiyle görüş bildiren hâkim ...’nun, Yargıtay üyesi seçildikten sonra hükmün temyiz incelemesi sırasında Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesindeki müzakerelerde oy kullanmak suretiyle 09.12.2019 tarihli ve 4998-13095 sayılı karara katılması, CMK'nın 23/1. maddesine aykırı olup aynı Kanun’un 289/1-b bendine göre hukuka kesin aykırılık hâlini içerdiği ve Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca bir iç hukuk normu hâline gelen İHAS’ın 6/1. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlali niteliği taşıdığı hususunda kuşku bulunmamaktadır.

 

Diğer taraftan, Özel Dairenin 09.12.2019 tarihli ve 4998-13095 sayılı kararı hukuken geçerli olmayıp bu ilama karşı verilen direnme hükmünün de hukuki bir sonuç doğurmayacağı izahtan varestedir.

 

Bu itibarla, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 4998-13095 sayılı ilamı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2440-303 sayılı direnme kararına konu hükümlerin kaldırılmasına, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2440-303 sayılı kararına yönelik temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir.

 

V. KARAR

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1- Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 4998-13095 sayılı ilamı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2440-303 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin KALDIRILMASINA,

 

2- Dosyanın, sanık hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 21.02.2018 tarih ve 2440-303 sayı ile verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliği ile karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

 

Esas No

2022/302

 

Karar No

2026/73

 

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page