top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Nitelikli Cinsel Tacizde Şikâyet Şartı

 

2023/502 E., 2025/501 K. · 25 Kasım 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026

 

Kararın Özeti

 

Cinsel tacizin nitelikli hâli gerçekleştiğinde mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını düşürür mü? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanununun 105. maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâllerin şikâyete bağlı kılınmadığını, basit hâlin şikâyete bağlı olmasının nitelikli hâlleri de şikâyete tabi kılmadığını kabul etti. Şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararı kaldırıldı ve düşme hükmü bozuldu. Ancak dava zamanaşımı dolduğundan Kurul, yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verdi.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, bir suçun basit hâlinin şikâyete bağlı olmasının nitelikli hâllerini kendiliğinden şikâyete bağlı kılmadığını ve 5377 sayılı Kanunun teklif gerekçesinin de bu yönde olduğunu esas alarak, Türk Ceza Kanununun 105/2. maddesindeki cinsel taciz hâllerinde soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olmadığını kabul etti.

 

Sonuç

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edildi, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin onama kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesinin düşme kararı, nitelikli cinsel tacizin şikâyete bağlı olmadığı gözetilmediği ve dava zamanaşımı dolduğu için bozuldu. Yeniden yargılama gerektirmediğinden kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü; karar oy birliğiyle verildi. Dava dosyası, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Şikâyetten vazgeçme gerekçesine dayanan düşme kararı ortadan kalktı. Ancak dava zamanaşımı dolduğundan sanık hakkında yeniden yargılama yapılmayacak; kamu davası zamanaşımı nedeniyle sona erdi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 105/2
    Kurulun, nitelikli hâllerinde soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olmadığını kabul ettiği cinsel taciz hükmüdür.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 73/4
    İlk derece mahkemesinin şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verirken dayandığı ve Kurulun bu dosyada uygulanamayacağını kabul ettiği hükümdür.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 66/1-e, 67/4
    Kurulun, dava zamanaşımının dolduğunu belirlerken uyguladığı süre ve kesilme hükümleridir.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/8
    Kurulun, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verirken dayandığı hükümdür.

  • 1412 sayılı Kanun — m. 322
    Yeniden yargılama gerektirmeyen durumda Kurulun düşme kararını doğrudan vermesine imkân veren mülga usul hükmüdür.

  • 5377 sayılı Kanun — m. 13
    Cinsel taciz hükmünü değiştiren ve Kurulun, teklif gerekçesine dayanarak nitelikli hâllerin şikâyete bağlı olmadığını açıkladığı değişiklik kanunudur.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 308
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının önce Yargıtay 9. Ceza Dairesince incelenip Kurula gönderilmesinin usul dayanağıdır.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

KARARI VEREN

 

YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza

 

SAYISI : 462-740

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105/2, 62... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2015 tarihli ve 792-277 sayılı karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 20.03.2015 tarih ve 329 değişik iş ile itirazın kabulü sonrasında dosyanın gönderildiği Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince 22.06.2015 tarih ve 462-740 sayı ile mağdurenin şikâyetinden vazgeçmesi sebebiyle kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

 

Bu kararın da Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 20.12.2022 tarih, 8510-11718 sayı ve oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.

 

Daire Üyeleri ... ve ...; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.10.2006 gün ve 193-2 03... .11.20 07... -239 sayılı ilamları da göz önüne alındığında 5237 sayılı TCK'nın 105/1. maddesinde cinsel taciz suçunun temel şeklinin, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde ise 'teşhir suretiyle' işlenmesinin suçun nitelikli hâli olarak düzenlendiği, suçun sadece basit hâlinin şikâyete bağlı olduğu hâllerde, bu suçun nitelikli hâlleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin şikâyete bağlı olmayacağı göz önüne alındığında mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, yolda yürüyen çocuk yaştaki mağdureyi adres sorma bahanesiyle yanına çağırdıktan sonra araç içerisinden cinsel organını göstermek suretiyle atılı suçu işleyen sanığın eyleminin bu sebeple şikâyete bağlı olmadığı gözetilerek yargılamaya devamla mahkûmiyetine hükmedilmesi gerekirken, şikâyetten vazgeçildiğinden bahisle düşme hükmü kuran yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

 

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.03.2023 tarih ve 319848 sayı ile; eylemin takibinin şikâyete bağlı olmadığı görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

 

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 24.05.2023 tarih ve 3775-3483 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

 

III. UYUŞMAZLIK KONUSU

 

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olup olmadığının, şikâyete bağlı olmadığının kabulü hâlinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

 

IV. OLAY VE OLGULAR

 

İncelenen dosya kapsamından;

 

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 30.09.2014 tarihli ve 19202-10703 sayılı iddianame ile; "...Olay tarihinde mağdurun Toros Mahallesi 854 Sokak üzerinden ... Lisesine doğru giderken yanına aracı ile şüphelinin yaklaştığı, aracı durdurup 'Akdeniz Üniversitesine nasıl gidebilirim?' diye sorduğu, mağdurun yol tarif ederken şüphelinin sağ eli ile cinsel organını çıkartıp mağdura bakarak mastürbasyon yapmaya başladığı, mağdurun bunun üzerine bağırdığı, şüphelinin ise aracı ile Akdeniz Üniversitesi istikametine doğru kaçtığı, şüphelinin çocuk olan mağdura yönelik cinsel taciz eylemini gerçekleştirdiği," belirtilerek sanığın cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı,

 

Mağdurenin 12.12.2014 havale tarihli dilekçesiyle şikâyetinden vazgeçmesi üzerine Yerel Mahkemece kamu davasının düşmesine karar verildiği, temyiz edilen bu kararın Özel Daire tarafından onandığı,

 

Anlaşılmaktadır.

 

V. GEREKÇE

 

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 08.01.2025 tarihli ve 563-8 sayılı kararında belirtilen açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

 

Bir suç hakkında ilgili kanunda şikâyetle ilgili bir düzenleme olmadığında o suçun resen takibi gereken suç olduğunun anlaşılması, bir suçun basit hâlinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete tabi olmasının nitelikli hâllerini de şikâyete tabi hâle getirmemesi, nitelikli hâllerin şikâyete tabi olup olmadığı konusunda yerleşmiş içtihatlar, Kanun gerekçeleri ve öğretide ittifakla kabul edilen görüşler karşısında; TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin şikâyete tabi olduğunun açıkça düzenlenmediği, anılan fıkrada değişiklik yapan 5377 sayılı Kanun'un 13. maddesine ilişkin teklif gerekçesinde de cinsel taciz suçunun nitelikli unsurlarının gerçekleştiği durumlarda soruşturma ve kovuşturmanın yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığının belirtildiği anlaşıldığından, cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığı kabul edilmelidir.

 

Ancak, sanığa isnat olunan suçun yaptırımı TCK'nın 105. maddesinin birinci fıkrasında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olarak öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan nitelikli hâllerin varlığı durumunda cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiş olup TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı süresi 8 yıl, aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise 12 yıldır.

 

Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 24.09.2014 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak dava zamanaşımını kesen en son işlem 22.12.2014 tarihli sorgu olup, Özel Daire onama ilamına konu hükmün mahkûmiyetine ilişkin olmaması karşısında bu tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin 22.12.2022 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.

 

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararı kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

 

2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.12.2022 tarih ve 8510-11718 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

 

3- Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince 22.06.2015 tarih ve 462-740 sayı ile verilen düşme kararının, TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden ve ulaşılan bu sonuç karşısında dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA,

 

Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,

 

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

 

Esas No

2023/502

 

Karar No

2025/501

 

Karar Tarihi

25 Kasım 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page