top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  ONAMA  ·  DİRENME

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Takdiri İndirim Uygulanmamasında Gerekçe

 

2024/218 E., 2025/579 K. · 17 Aralık 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Takdiri indirimin uygulanmaması için gösterilen gerekçe hangi durumda yeterli sayılır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi, suçun niteliği ve yargılamada pişman olduğu kanaatinin oluşmamasına dayanan gerekçeyi Türk Ceza Kanununun 62/2. maddesiyle örtüşen, olaya özgü ve yeterli bir gerekçe saydı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmü aynı Kanunun 103. maddesindeki cezalar ile hak ve nesafet kuralı gereği takdiri indirim uygulanmadığı için bozmuş, ilk derece mahkemesi direnmişti. Açık hukuka aykırılık ya da keyfîlik bulunmadıkça sanığı gözlemleyen hâkimin takdirine karışılmayacağını belirten Kurul, hükmü oy birliğiyle onadı.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, ilk derece mahkemesinin takdiri indirim uygulamamak için gösterdiği ve Türk Ceza Kanununun 62/2. maddesindeki ölçütlerle örtüşen gerekçeyi bu dosyada olaya özgü ve maddi olgulara dayalı bularak yasal ve yeterli kabul etti.

 

Sonuç

 

İlk derece mahkemesinin direnme gerekçesi isabetli bulunarak hüküm oy birliğiyle onandı; dosya, ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Takdiri indirim uygulanmadan kurulan mahkûmiyet hükmü onandı; Özel Dairenin takdiri indirim uygulanması gerektiği yönündeki bozma görüşü Kurulca benimsenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 62/1, 62/2
    Kurulun dayanağı: takdiri indirim nedenleri ve bu nedenlerin kararda gösterilmesi.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 103
    Özel Dairenin takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkin bozma gerekçesinde gözettiği ceza miktarları.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 307
    Direnme kararının önce Özel Dairece incelenip Kurula gönderilmesinin usul dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 34
    Kurulun, takdiri indirime ilişkin kararın gerekçeli olması gerektiğine dayanak gösterdiği hüküm.

  • Anayasa — m. 141
    Kurulun gerekçe yükümlülüğüne dayanak gösterdiği hüküm.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

KARARI VEREN

 

YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza

 

SAYISI : 177-210

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/2, 102/3-a , 53... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2021 tarihli ve 96-437 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince 02.02.2022 tarih ve 205-125 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.01.2023 tarih ve 14349-107 sayı ile; "5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesindeki ceza miktarları dikkate alınarak hak ve nesafet kuralı gereği 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmaması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

 

İlk Derece Mahkemesi ise 18.05.2023 tarih ve 177-210 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine oy çokluğuyla karar vermiştir.

 

Direnme kararına konu bu hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2023 tarihli ve 75540 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.02.2024 tarih ve 13283-992 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

 

II. UYUŞMAZLIK KONUSU

 

Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkindir.

 

III. OLAY VE OLGULAR

 

İncelenen dosya kapsamından;

 

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında "sanığın sabıkalı geçmişi, suç işleme konusundaki eğilimleri, suçun niteliği, pişman olduğuna dair yargılama sürecindeki eylem ve söylemleri itibariyle Mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması hususları dikkate alınarak sanık hakkında takdiren TCK'nın 62 maddesi uygulanmamıştır." şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

 

Özel Dairece "5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesindeki ceza miktarları dikkate alınarak hak ve nesafet kuralı gereği 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmaması," isabetsizliğinden bozma kararları verildiği,

 

Anlaşılmaktadır.

 

IV. GEREKÇE

 

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

 

TCK’nın "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62. maddesi; "(1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

 

(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." şeklinde iken, 12.05.2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle, ikinci fıkraya, "Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz." cümlesi eklenmiştir.

 

Madde gerekçesi ise şöyledir: "Takdiri indirim nedenlerinin varlığı durumunda Tasarıda kabul edilen indirim oranlarında kısmen değişiklik yapılmıştır. Ayrıca, takdiri indirim nedenlerinin neler olabileceği, sınırlı olmamak üzere ve örnekler şeklinde belirlenmiştir. Bunlar, maddenin ikinci fıkrasında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar olarak belirlenmişlerdir. Bu nedenler, Hükümet Tasarısında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilecek hususlar arasında gösterilmişti. Ancak, yapılan değişiklikle, mükerrer değerlendirme yasağı dolayısıyla, bu nedenlerin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmaması, sadece takdiri indirim nedenleri olarak göz önünde bulundurulması gereği kabul edilmiştir."

 

Ceza Kanununa hakim felsefe ile suç ve ceza politikası doğrultusunda, suçlar tanımlanmış ve mülga 765 sayılı TCK'da ceza adaleti bakımından eleştirilen bazı aksaklıklar da gözetilerek korunan değerler ve haksızlıkla orantılı bir yaptırım sistemi kurulmuştur. Buna rağmen suç oluşturan her bir olayın kendine has özellikleri ve suç işleyen her insanın suç ve ceza hukuku karşısında özel durumlarının olduğu da bilinen bir gerçekliktir. Bu nedenle cezadan beklenen kişisel ve kamusal fayda her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmeli, kurulan hüküm; hâlin gereklerine/muktezayı hâle mutabık olmalıdır. İşte TCK’nın 62. maddesi, temelde bu amaca hizmet eden argümanlardan biridir. Kanun'un 61. maddesi esas itibarıyla fiili, haksızlığı değerlendirirken; 62. maddesinin faili konu edindiği görülebilir. Bu önem ve fonksiyonu itibarıyla 62. maddenin, ne kategorik olarak uygulanması gereken bir atıfet maddesi ne de keyfî ya da yerinde olmayan gerekçelerle uygulanmayan bir norm olduğu açıktır.

 

Kanunda uygulanmama sebepleri doğal olarak belirtilmemişken ikinci fıkrasında uygulanma nedenlerine örnekler verilmiştir. TCK’nın 62. maddesindeki düzenleme, doğrudan ve münhasıran yargılama hâkimine tanınmış bir yetkiye ilişkindir. Hâkim bu yetkiyi normu uygulama noktasında kullanıp kullanmamak, kullanacaksa cezada iki sınır arasında öngörülen indirimi hangi oranda uygulamak hususunda bir takdir hakkına sahiptir. Bu nedenle kural olarak, açık bir hukuka aykırılık ya da keyfîlik bulunmadıkça hâkimin, "Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatine göre..." (Anayasa madde 139) kurduğu hükme müdahale edilmemelidir (CGK'nın 31.01.1977 tarihli ve 574-36 sayılı kararı). Esasen yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan duruşma hâkimi, sanığı birebir gözlemleyen ve bu bağlamda takdiri indirim nedenlerinin varlığını ya da yokluğunu en iyi tespit edebilecek konumdadır.

 

Ancak her kararda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına, uygulanacaksa cezada iki sınır arasında öngörülen indirimi hangi gerekçeyle belirleyip uyguladığını çelişkiye de düşmeden açıklamalıdır (Anayasa, madde 141 ve CMK, madde 34). Makul ve makbul bir gerekçenin (CGK'nın 10.02.1992 tarihli ve 356-15 sayılı kararı); kanundaki soyut kriter ve ifadelerin tekrarından ibaret olmadığı gözetilmeli, dosya kapsamına uygun, somut olaya özgülenmiş ve maddi olgularla temellendirilmiş olması, normun amacına, hak ve nesafet kuralları ile çelişmemesine özen gösterilmesi gerekir (YİBK'nın 07.06.1976 tarihli ve 3/4-3 sayılı kararı).

 

Takdirin takdiri olmaz ise de denetimi mümkündür ve denetlenmelidir. Hakimin vicdani kanaatinin, mahşeri vicdanda da bir karşılığı olmalıdır. Bu gereklilik ancak denetimle sağlanabilir. Yüksek Ceza Genel Kurulunun bu yöndeki görüşü (CGK 17.03.1986 t, 446/127) hiç değişmemiştir.

 

Netice itibarıyla, takdir hakkının kullanılmasında, yanılgıya düşülüp düşülmediği, cezanın kişiselleştirilmesinde hatalı davranılıp davranılmadığı, gösterilen gerekcenin yasal, yeterli ve oluşa uygun bulunup bulunmadığı hususlarının denetimi de açıklanan nedenlerle Yargıtaya aittir. Böylece ülkede hukuk uygulamasında birlik ve istikrarın sağlanması, takdirde yanılgıya düşülüp düşülmediği, kararlarda hak, nesafet ve adalet kurallarının isabetle uygulanıp uygulanmadığı denetlenecektir (CGK'nın 19.06.1995 tarihli ve 191-219 sayılı kararı).

 

B- Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

 

Yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan hâkim, sanığı birebir gözlemleyen ve bu bağlamda takdiri indirim nedenlerinin varlığını ya da yokluğunu en iyi tespit edebilecek konumdadır. İnceleme konusu direnme kararında takdiri indirim sebeplerine yönelik İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde; "sanığın sabıkalı geçmişi, suç işleme konusundaki eğilimleri, suçun niteliği, pişman olduğuna dair yargılama sürecindeki eylem ve söylemleri itibariyle olumlu kanaat oluşmaması hususlarına yer verilmiştir." söz konusu gerekçelerin TCK'nın 62/2. maddesinde karşılık bulması nedeniyle somut olaya özgülenmiş ve maddi olgularla temellendirilmiş olduğunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasını öngören İlk Derece Mahkemesinin bu husustaki gerekçelerinin dosya kapsamına uygun, yasal ve yeterli olduğu kabul edilmelidir.

 

V. KARAR

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1- Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 177-210 sayılı hükme ilişkin direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA ve söz konusu hükmün ONANMASINA,

 

2. Dosyanın, İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

 

Esas No

2024/218

 

Karar No

2025/579

 

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page