CEZA HUKUKU · YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İTİRAZININ REDDİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Alacak İçin Tehditte İştirak
2024/562 E., 2026/274 K. · 29 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsilinde tehdit eylemine menfaat elde etmeden katılan kişinin alacaklıyla akraba olmaması, bu dosyada daha az cezayı gerektiren düzenlemenin uygulanmasını engellemedi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, arkadaşlık ilişkisini ve kişisel çıkar bulunmamasını değerlendirerek Başsavcılık itirazını reddetti. Karar, zor kullanarak alacak tahsilini meşru saymıyor; alacak bağlantısının suçun nitelendirilmesine etkisini ele alıyor. Ekonomik çıkar karşılığı tahsilat yapan kişilerin durumu ayrıca ayrılıyor.
Hukuki İlke
Alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen tehdide karşılıksız katılan kişinin durumu, yalnız akrabalık bağı bulunmadığı gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu 150/1 kapsamı dışında bırakılamaz.
Sonuç
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı oy çokluğuyla reddedildi; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine karar verildi.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 150/1, 37/1, 106/2-a-c
Alacağın tahsiline bağlı tehdit ve iştirak değerlendirmesi.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 308
Başsavcılık itiraz yolu.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kaynak Metin Notu
Resmî metinde kişiye ait açık kalan mahalle bilgisi mahremiyet amacıyla “...” ile gizlenmiştir. Gerekçe, hüküm ve mahkeme künyesi korunmuştur.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2519-49
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesince 09.01.2018 tarih ve 130-26 sayı ile sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince 27.04.2021 tarih ve 786-279 sayı ile; sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, bu hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 12.01.2022 tarih ve 2519-49 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 17.09.2024 tarih, 15474-9088 sayı ve oy çokluğu ile; "Temyiz dışı sanıklar ... ile ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, nitelikli tehdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanık ... ile katılan ... arasında hukuki alacak meselesi olduğu, sanık ...'ın da ...'in oğlu olduğu, sanık ...'nın sanık ...'ın arkadaşı olduğu, sanık ...'ın sanık ...'i sanık ...'ın babası olması sebebiyle ve mahalleden tanıdığı, sanık ...'ın sanık ...'ın galerisinde otururken sanık ...'in sanık ...'dan kendisini katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmesini istediği, sanık ...'ın arkadaşı sanık ... ile birlikte sanık ...'i katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmeleri neticesinde anlık gelişen olayların vukubulduğu, sanık ...'ın kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmesi sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Daire Üyesi ...; "...Sabıka kayıtları da ayrıntılı şekilde incelendiği üzere sanığın tahsilatçı olarak diğer sanıklarla birlikte olay yerine gittiği, buna göre yağmaya teşebbüs suçu işlediği sabit olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu," şeklinde karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 21.10.2024 tarih ve 57934 sayı ile; "...Katılan ...'ın servis şoförlüğü yaptığı, temyiz dışı sanık ...'in birkaç kez katılan ...'ın yerine minibüsle servise çıktığı bu suretle katılan ...'ın temyiz dışı sanık ...'e 400 TL borçlu olduğu, olay tarihinde; bu borçla ilgili olarak katılanla konuşan temyiz dışı sanık ...'in katılanla yüzyüze konuşmak üzere katılanı ... Mahallesindeki evinin yanında bulunan parka çağırdığı, temyiz dışı sanık ...'in buraya oğlu olan temyiz dışı sanık ... ve kendileriyle akrabalığı bulunmayan sanık ... ile birlikte gittiği, burada taraflar arasında alacak verecek meselesi yüzünden çıkan tartışmada sanık ...'ın diğer temyiz dışı sanıklarla geldiği 20... plakalı aracının içinden çıkardığı pompalı tüfeği katılana gösterdiği ve katılana hitaben 'Borcunu ödeyeceksin, ben bu parayı almazsam beni anamı sinkaf etsinler' deyip katılanı tehdit ettiği olaya müdahale eden tanıklar ...ve ...'in tepkisi üzerine sanıkların hep birlikte olay yerinden ayrıldıkları, katılanın, sanıklar hakkında şikayetçi olduğu olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı olayda; sanık ...'nın katılandan herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile de akrabalık, işçi, işveren gibi durumunun da bulunmaması karşısında eyleminin de nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 19.11.2024 tarih ve 5122-12240 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
Katılan; minibüsünde şoförlük yaptığı için inceleme dışı sanık ...’e 400 TL borcunun olduğunu ve bu borcu ödeyemediğini, olay günü sanık ve inceleme dışı sanığın kendisini telefonla arayarak parka çağırdıklarını, parka gittiğinde sanık ile inceleme dışı sanıkların yanına geldiklerini, inceleme dışı sanık ...’e "Abi, iki gün daha bekleyin, iki gün sonra benim param gelecek." dediğini, ancak sanığın "Bu parayı ödeyeceksin, bu parayı ödemezsen benim anamı sinkaf etsinler!" şeklinde konuşması nedeniyle kendisinin "Sana giren çıkan ne?" diye karşılık verdiğini, bunun üzerine sanığın araç içerisinden pompalı tüfek alarak kendisine doğrulttuğunu, parkta bulunan kişilerin sanığı tuttuğunu, kendisinin de minibüsün arkasına kaçtığını,
İnceleme dışı sanık ...; katılanın yanında servis şoförlüğü yaptığı için 2.000 TL alacağının olduğunu, katılanın bu alacağın 1.000 TL’lik kısmını ödediğini ancak kalan kısmını inkâr ettiğini, olay günü oğlu olan inceleme dışı sanık ... ile oğlunun arkadaşı olan sanığın, kendisini katılanın bulunduğu kahvehaneye bıraktıklarını, bir süre sonra onların da yanlarına geldiklerini, katılan ile yaptıkları görüşme sırasında alacak meselesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığını, tartışmanın etkisiyle birbirlerinin üzerine yürüdüklerini, ancak çevrede bulunan kişilerin araya girerek kendilerini ayırdıklarını, birbirlerine yönelik darp veya tehdit içerikli herhangi bir davranışlarının olmadığını,
İnceleme dışı sanık ...; yanında şoför olarak çalışması nedeniyle babası olan inceleme dışı sanık ...’in katılandan 1.000 TL alacağının olduğunu, olay günü babasını katılanın bulunduğu kahvehaneye bıraktığını, daha sonra nüfus müdürlüğündeki işini hâlledip yanlarına döndüğünü, çocukluk arkadaşı olan sanığın da yanında bulunduğunu, kahvehanede bulundukları sırada babası ile katılanın tartıştığını ve aralarında itişme yaşandığını gördüğünü, bunun üzerine sanık ve orada bulunan kişilerle araya girerek babası ile katılanı ayırdıklarını, ardından olay yerinden ayrıldıklarını,
İfade etmişlerdir.
Sanık; inceleme dışı sanık ...’ın arkadaşı, inceleme dışı sanık ...’in ise onun babası olduğunu, olay günü inceleme dışı sanık ...’ın "Babamı kahvehaneye bırakalım." demesi üzerine onun kullandığı araç ile inceleme dışı sanık ...’i kahvehaneye bıraktıklarını, ardından inceleme dışı sanık ... ile birlikte nüfus müdürlüğüne gittiklerini, buradaki işleri tamamladıktan sonra yeniden kahvehaneye döndüklerinde katılan ile inceleme dışı sanık ...’in tartıştıklarını ve birbirlerinin üzerlerine yürüdüklerini gördüklerini, bunun üzerine kahvehanede bulunan kişiler ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte araya girdiklerini, inceleme dışı sanık ...’i araca götürdüğünü, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...’ın da yanlarına geldiğini ve hep birlikte olay yerinden ayrıldıklarını, katılana av tüfeği doğrultmadığını ve tehditte bulunmadığını savunmuştur.
V. GEREKÇE
A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 528-200 sayılı kararında açıklandığı üzere;
Suç konusunu, alacaklının kendisine ait olmakla birlikte başkasının zilyetliğinde bulunan bir mal/malvarlığı değeri ya da alacak oluşturduğuna göre, gerek alacaklı gerekse iştirak edenlerin eylemlerinin haksızlık içeriğinin, yağma suçu ile aynı ağırlık ve yoğunlukta olmadığı tartışmadan varestedir. Esasen bu durumun farkında olan kanun vazıının, TCK'nın 150/1. fıkrasındaki atıf maddesi ile yağma suçunun konusu üzerinden bir suç ve yaptırım tercihinde bulunmadığını ortaya koymuştur. O hâlde fiilin haksızlık muhtevasının, doğrudan ihkak-ı hak, kendiliğinden hak almaktan ibaret olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu neticeye ulaşılması durumunda da şu hususların kabulü gerekecektir:
a. Alacaklının eylemine iştirak edenlerin de kural olarak TCK'nın 150/1. fıkrası kapsamında sorumlu tutulmaları mümkündür.
b. Kamu düzeni ve toplum huzurunun teminatı olan hukuk devletinde, hükümranlık hakkının bir parçası olarak yargılama ve hükümlerin icrası doğrudan adliyenin tekelinde olması gerekmekle, ihkakı hak veya kendiliğinden hak alma hiçbir sebeple meşru sayılamayacağı gibi (bu nedenle mülga 765 sayılı TCK'nın 308. maddesinin yerine kaim olmak üzere 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi va'zedilmiştir.) alacaklı ile sosyolojik ve dolaylı da olsa ekonomik bir bağı olmadığı hâlde, suç konusu alacaktan bağımsız olarak menfaat temini maksadıyla bireysel ya da örgütsel tahsilat işi için hareket edenler ile bu doğrultuda alacaklıyla birlikte suça katılanların sorumluluğunun yağma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
İnceleme dışı sanık ...'in katılanın servisinde şoförlük yapması nedeniyle 400 TL alacaklı olduğu, olay günü bu alacağını tahsil etmek amacıyla oğlu ve oğlunun arkadaşı olan sanık ile olay yerine gittikleri, sanığın katılana "Borcunu ödeyeceksin, ben bu parayı almazsam benim anamı sinkaf etsinler!" dediği, katılanın, borcun sanığı ilgilendirmediğini söylemesi üzerine sanığın arabadan pompalı tüfek alarak katılana doğrulttuğu, katılanın ise kaçarak minübüsün arkasına saklandığı ve sanık ile inceleme dışı sanıkların arabaya binerek oradan uzaklaştıkları olayda; sanığın inceleme dışı sanık ... ile olan arkadaşlık ilişkisi nedeniyle herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın inceleme dışı sanıkların eylemlerine iştirak ettiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluştuğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Tamamlayıcı Kararlar
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5958 E., 2026/5596 K. — Alacak Tahsilinde Yaralama ve Yağma
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/562
Karar No
2026/274
Karar Tarihi
29 Nisan 2026
Oy Durumu
oy çokluğu
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI