top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Tasarlayarak Öldürme ve Yardım Etme

 

2025/227 E., 2026/323 K. · 20 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kurul, öldürme kararından uzun süre vazgeçmeyen ve hazırladığı planı uygulayan sanığın eylemini tasarlayarak öldürme olarak değerlendirdi. Diğer sanığın işyerini göstermesi, ulaşımı sağlaması ve olaydan uzaklaşmayı kolaylaştırması ise yardım etme kapsamında kabul edildi. Her iki konuda farklı sonuca ulaşan direnme hükümleri bozuldu. Böylece asıl failin suç niteliği ile diğer kişinin katılma biçimi ayrı belirlendi; ikinci kişi müşterek fail değil, yardım eden olarak değerlendirildi.

 

Hukuki İlke

 

Tasarlama bakımından kararın sürdürülmesi ve planın uygulanması; yardım etmede ise suçun icrasını bilinçli olarak kolaylaştıran katkı ve ortak hâkimiyetin bulunmaması değerlendirilir.

 

Sonuç

 

Her iki uyuşmazlıkta direnme gerekçesi isabetsiz bulundu ve hükümler oy çokluğuyla bozuldu. Dosya, hükümleri bozulan Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 37/1, 39/2-c, 40, 81/1, 82/1-a

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 304/2, 307

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

KARARI VEREN

 

YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 1922-1981

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Sanık ...'nin kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 29/1, 53... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, sanık ...'ın ise kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nın 81/1, 39/2-c, 53... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2021 tarihli ve 126-261 sayılı hükmün Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 08.02.2022 tarih ve 153-181 sayı ile sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan hükmün ise "...Dosya kapsamında sanık ...'ın olaydan önce sanık ... tarafından maktule yönelik olarak gerçekleştirilecek olan öldürme eylemini bilip bilmediğinin sanıkların savunması, katılan beyanları ve tanık ifadeleri ile şüpheden uzak olacak şekilde tam olarak tespitinin yapılamadığı gibi olaydan sonra sanıklar ... ile ...'ın beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve aralarında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, bu kapsamda ilk derece mahkemesince kimin, hangi beyanına üstünlük tanımak suretiyle veya hangi delile dayanarak sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiğinin karar yerinde ve gerekçesinde yeterince tartışılmaması ile eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde olayla ilgili her ayrıntıya dayalı, sanık ... açısından lehe-aleyhe delilleri somutlaştırma ve kişiselleştirme yapmaksızın genel kabul ile karar verilmesi,...'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

 

Sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının sanık ... müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 15.09.2022 tarih ve 5403-6972 sayı ile; ''...Bölge adliye mahkemesinin, sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükmü sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiğinin karar yerinde ve gerekçesinde yeterince tartışılmaması ile eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde olayla ilgili her ayrıntıya dayalı, sanık ... açısından lehe-aleyhe delilleri somutlaştırma ve kişiselleştirme yapmaksızın genel kabul ile karar verilmesi sebebiyle bozduğu, ancak; sanıklar hakkında kurulan hükümler arasında fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle bu hükümlerin kanun yolu incelemelerinin "iştirak" hükümleri çerçevesinde birlikte yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, iki dosyanın istinaf incelemesinin birlikte yapılıp neticelendirilmesi yerine, yazılı biçimde inceleme konusu hükümle ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

 

Bozma kararı üzerine dosyalar birlikte görülmekle; Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamına uyan Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesince 13.09.2022 tarih ve 144-249 sayı ile sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nın 81/1, 39/2-c, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; bu kararın sanık ... müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 27.12.2023 tarih ve 2201-1809 sayı ile; sanık ...'in kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, sanık ... ise kasten öldürmeye yardım suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine; bu kararların da sanık ... müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.06.2024 tarih ve 1925-4476 sayı ile; "...Sanık ...'in eşi ...'in maktul ... ile ilişkisini öğrendikten sonra ...'ı öldürmeye karar verdiği, maktulün iş yerini bilen sanık ...'tan yardım istediği, talebini kabul etmemesi üzerine Diyarbakır ilinden Elazığ'a gelerek araştırma yapmasına rağmen tespit edemediği, bu kararından vazgeçmeyerek olaydan önce araç kiraladığı ve sanık ...'ı iş yerini gösterme konusunda ikna ederek birlikte Diyarbakır'dan Elazığ'a geldikleri iş yerinde maktulü bulamayınca dolaşarak gelmesini bekledikleri, maktulün iş yerine geldiğini görünce sanık ...'ın araç içinde iş yerini görecek şekilde 50-60 metre mesafede beklediği, sanık ...'in ...'ın yanına giderek konuşmadan ateş ederek öldürdüğü, sanıkların olay yerinden birlikte araçla ayrıldıkları anlaşılan olayda; sanık ...'in maktulü öldürme kararı ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararından dönmediği anlaşılmakla, tasarlayarak kasten öldürme suçunun koşullarının bulunduğu gözetilmeksizin, kasten öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık ...'ın olayın başından sonuna kadar diğer sanık ... ile birlikte hareket etmesi, maktulün iş yerine sanığı götürmesi, bu hâliyle maktulün öldürülmesi eylemine yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardımdan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

 

Bozmaya direnen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 22.10.2024 tarih ve 1922-1981 sayı ile önceki hükümler gibi sanık ...'in kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine; sanık ...'ın ise kasten öldürmeye yardım suçundan beraatine karar verilmiştir.

 

Direnmeye konu bu hükmün de Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2024 tarih ve 121283 sayılı bozma istemli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarına kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 27.03.2025 tarih ve 8024-2548 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

 

II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

 

Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan beraat hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

 

Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;

 

1- Sanık ...'in maktule yönelik eyleminde TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlama şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği,

 

2- Sanık ...'ın diğer sanık ...'in eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmediği,

 

Hususlarının belirlenmesine ilişkindir.

 

III. OLAY VE OLGULAR

 

İncelenen dosya kapsamından;

 

05.08.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; maktulün vücuduna üç adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup ölümünün, ateşli silah yaralanmasına bağlı iç kanama, iç organ yaralanması ve büyük damar yaralanması nedenleriyle meydana geldiği,

 

Olay yeri inceleme raporuna göre; olay yerinde üç adet 9 mm kovan ve 2 adet mermi çekirdeği bulunduğu,

 

12.08.2020 tarihli görüntü izleme ve CD çözüm tutanağına göre; olay yeri olan iş yerinde sanık ...'in maktule üç kez durmadan arka arkaya ateş etiği, maktulun yere düştüğü ve sanığın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, PTS kayıtlarına göre de sanık ...'in kiraladığı 21... plaka sayılı araçta sanık ...'in yanında sanık ...'in de bulunduğu, adı geçenlerin olayın gerçekleşmiş olduğu dondurma dükkânının önünde olay anından bir kaç saat öncesinde keşif turu attıkları, Elazığ ilinde sürekli bir şekilde dolaştıkları, sonrasında da olayın meydana geldiği,

 

Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 06.08.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre; mevcut kovan ve mermi çekirdeklerinin tek bir silahtan atıldığı,

 

Anlaşılmıştır.

 

Tanık ...; maktul ile aynı dükkânda çalıştıklarını, olay anında üç el silah sesi duyduğunu ve maktulü yerde gördüğünü, olay öncesinde sokağın karşısında bir kişinin dükkâna baktığını, ancak buna bir anlam veremediğini, sanık ...'ın çalıştığı yerden tatlı aldıklarını, iş yerlerine geldiğinde sanık ...'ın maktule karşı tavırlı davrandığını, maktulün de ... geldiği zaman yanında durmamak için depoya ya da başka dükkânlara gittiğini, ancak maktulün ... ile bir sıkıntısı olup olmadığını bilmediğini,

 

Tanık ...; olay öncesinde sanık ...'in eşi ile ilgili meselenin tatlıya bağlandığını, ancak sonradan ...'in babasından aslında meselenin kapanmadığını ve maktule zarar vereceklerini duyduğunu,

 

Tanık ...; ...'in eşi ile maktul arasındaki meselenin tatlıya bağlandığını duyduğunu, ancak daha sonra gerek sanık ...'in gerekse sanık ...'ın maktulü tehdit ettiklerine dair sözlerin kulağına geldiğini, belirtilen sözleri bizzat duymadığını,

 

Tanık ...; maktulün dayısı olduğunu, çevreye borcu olup olmadığını öğrenmek için tanıdıkları ararken ... ile telefonda konuştuğunu, kendisine dayısının öldüğünü söyleyince çok şaşırdığını ve "... mı öldürdü?" dediğini, neden böyle söylediğini sorunca ...'ın maktulün gıyabında "Bu şerefsiz hâlâ yaşıyor mu? Bunun ölmesi lazım!" şeklinde sözler söylediğini belirttiğini, tanıklık yapmasını istediğinde ise ...'ın bunu kabul etmediğini,

 

Tanık ...; sanık ...'in eşi ile ilgili meselede aracılık yapan kişilerden olduğunu, olay sonrası ... ile maktulü buluşturduklarını ve meselenin tatlıya bağlandığını, sonradan sanıklar tarafından maktulün tehdit edildiğini duymadığını,

 

Tanık ...; teyzesinin oğlu olan sanık ...'ın da maktule kin duyduğunu, bunun ancak nedenini bilmediğini,

 

Tanık ...; maktulle aynı dükkânda çalıştıklarını, sanık ...'ın da zaman zaman dükkâna tatlı getirdiğini, dükkânda maktulün olduğunu gördüğünde ise tavrının değiştiğini ve ona ters ters bakıp söylendiğini, maktulün de sanık ... gelince onu görmemek için dışarı çıktığını, bu nedenle aralarında bir problem olduğunu anladığını, ancak problemin ne olduğunu bilmediğini,

 

İfade etmişlerdir.

 

Sanık ... kollukta; eşi ile 2015 yılında evlendiğini, bu evlilikten üç çocukları olduğunu, hâlihazırda eşi ile boşanma aşamasında olmalarının asıl sebebinin eşinin yakın köylüsü ve arkadaşı olan maktul ile olan ilişkisi olduğunu, boşanma davası uzamasın diye eşiyle anlaşmalı olarak ayrılmaya karar verdiklerini, maktulün eşi ile ilişkisini eşinin telefonundaki yazışmalardan ve fotoğraflardan öğrendiğini, bu durumu sorduğu eşinin önce inkâr etse de sonradan ilişkilerini kabul ettiğini, bu olayın bir yıl kadar önce 2019 yılının yaz aylarında meydana geldiğini, aile büyüklerinin araya girmesi üzerine eşini babasına teslim ettiğini, sanık ...'ın halasının oğlu olduğunu, Elazığ'da dondurmacılık yaptığını, bayramın son günü köye geldiğini ve Elazığ'a geçeceğini söylediğini, bu nedenle kiraladığı araçla onu Elazığ'a götürmeyi teklif ettiğini, gitmişken de gezip göle girmeyi planladıklarını, bayramdan sonraki beşinci gün olan 04.08.2020 tarihinde sabah saatlerinde yola çıktıklarını, aracın sürücülüğünü bazen kendisinin bazen de ...'ın yaptığını, Elazığ merkezi pek bilmediğinden şehre girince şoför mahalline sanık ...'ın geçtiğini, çarşıda gezerken maktulün çalıştığı dükkânın önünden geçtiklerini, bu iş yerini daha önceden bildiğini, maktulün çalıştığı iş yerini kendisine kimsenin söylemediğini, maktulü görünce eski günlerini hatırladığını ve çektiği acıların gözünün önüne geldiğini, bu esnada aracı sanık ...'ın kullandığını, bir kaç sokak ötede sanık ...'a durmasını söylediğini, sanık ...'ın "Hayırdır ne oldu, niye durduk?" demesi üzerine "...'ı gördüm, gideyim bir konuşayım, biraz sitem edeyim, döveyim, belki biraz kendime gelirim, o kadar şey yaşattı, iki tokatı çok görmesin." dediğini, sanık ...'ın da "Boş ver uğraşma, gel gezelim, sen gidersin." diyerek buna engel olmaya çalıştığını, hatta arabadan inmek istediğinde sanık ...'ın kolundan tutarak kendisini engellemek istediğini, ancak ısrar edip ona "Biraz hava alayım, bunaldım." diyerek arabadan indiğini, maktulün iş yerinin önüne giderek onu bir dakika kadar izlediğini, oraya gidene kadar amacının maktulle konuşmak olduğunu, ancak yanına vardığında yaşadığı sıkıntıların aklına geldiğini ve o anki sinirle belinde bulunan kendisine ait ruhsatsız tabancayı çıkartarak maktule doğru tahminen dört beş metre uzaktan ateş ettiğini, maktulü vurma olayından sanık ...'ın hiçbir şekilde haberinin olmadığını, niyetinin maktulü öldürmek olmadığını, ateş ettikten sonra iki üç sokak boyunca koştuğunu, sanık ... şüphelenmesin diye sakin adımlarla arabının yanına gittiğini, biraz ilerledikten sonra sanık ...'ın yüzüne bakıp "Ne oldu sana?" diye sorduğunu, bunun üzerine maktulü vurduğunu söylediğini, onun da kendisine kızdığını ve bilmediği bir sokak veya caddede arabayı durdurup inerek gittiğini, arabayla Lice'ye, çocuklarının yanına gittiğini ve 07.08.2020 tarihinde sabah saatlerinde Jandarma karakoluna giderek kendi rızasıyla teslim olduğunu,

 

Savcılıkta, önceki ifadesinden farklı olarak; maktulün çalıştığı iş yerinin etrafında üç tur attıklarını, ancak onu göremeyince lavabo ihtiyacını gidermek ve evini görmek amacıyla sanık ...'ın evine gittiklerini, araçtan indikten sonra müşterilerin olmadığı bir anı yakalamak için on beş yirmi dakika maktulün dükkânının karşısında beklediğini,

 

Sorguda, önceki ifadesinden farklı olarak; maktulü tasarlayarak veya planlayarak öldürmediğini,

 

Mahkemede, önceki ifadelerinden farklı olarak; Elazığ'a gelip maktulü aradığı ve sanık ...'ın da kendisine yardım ettiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını, sanık ...'ın, kendisini maktulün işi yerinin yakınına bıraktığını,

 

Sanık ... kollukta; sanık ...'in dayısının oğlu olduğunu, maktulün ise baba tarafından akrabası olduğunu, onun da kendisi gibi dondurma işi ile uğraştığını ve Elazığ da oturduğunu, ... Dondurma isimli iş yerine baklava verdiklerinden ve maktulü de bu iş yerinde gördüğünden dolayı çalıştığı yeri bildiğini, kendisi ve abilerinin maktulle konuşmadıklarını, sebebinin ise yaklaşık bir sene önce maktul ile sanık ...'in eşi ... arasındaki ilişki olduğunu, ...'in 2019 yılında askerden geldikten sonra kullandığı telefondan kendisini arayarak görüşmek istediğini söylediğini, buluştuklarında ise yaşadığı olayları kaldıramadığını, bunun çok zoruna gittiğini, maktul ile görüşmek istediğini, kendisine yardımcı olmasını, maktulün çalıştığı iş yerini göstermesini istediğini, ancak sanık ...'in bu isteğini kabul etmediğini, kendisine telkinde bulunarak yanından ayrıldığını, bir müddet sonra sanık ...'in kendisini arayarak çarşıdan bıçak aldığını, maktulü öldürmek istediğini ancak nerede çalıştığını bulamadığını söylediğini, ertesi gün tekrar arayarak maktulü bulamadığı için Lice'ye döndüğünü ifade ettiğini, o tarihten olay tarihine kadar zaman zaman telefonda görüştükleri sanık ...'in maktule karşı herhangi bir eylemde bulunacağı ile ilgili bir şey söylemediğini, 31.07.2020 tarihinde kurban bayramının birinci günü ailesiyle birlikte Elazığ'dan Lice'ye gittiğini, bayramın ikinci günü sanık ...'in, babasının Lice'deki evine geldiğini, bayramın son günü saat 09.00 sıralarında ise kendisini arayarak buluşmak istediğini söylediğini, ardından da kiraladığı araçla yanına geldiğini, birlikte arabaya bindiklerini, Hazar Gölü'ne gezmeye gitmeyi kararlaştırdıkları, bir müddet Hazar Gölü çevresinde gezdikten sonra sanık ...'in "Buraya kadar geldik, seni de Elazığ'a bırakayım." demesi üzerine birlikte yola çıktıklarını, Elazığ girişine kadar aracı sanık ...'in kullandığını, saat 12.30 sıralarında Elazığ'a geldiklerinde kendisinin şoför mahalline geçtiğini, ...'e "Buraya niye geldik?" diye sorduğunda maktul ile görüşmeye geldiğini söylediğini, maktulün çalıştığı iş yerini bildiği için araba ile ... Dondurma isimli iş yeri önünde üç tur attıklarını, ancak maktulü göremediklerini, bunun üzerine birlikte evine geçtiklerini, tahminen on dakika durduktan sonra evden çıktıklarını, sürücü koltuğuna kendisinin oturduğunu, sanık ...'in "Onunla görüşeceğim, iş yerine bir daha gidelim." demesi üzerine maktulün çalıştığı iş yerine varmadan hemen önce bir ara sokak içerisinde durduklarını, sanık ...'in kendisine belirtilen yerde beklemesini söyleyerek araçtan indiğini, inerken sanık ...'in belinin sağ tarafında tabanca gördüğünü, sanık ...'in yaya olarak maktulün çalıştığı iş yerine doğru gittiğini, durduğu yerden iş yerinin görünmediğini, ...'in iş yerinin karşısında on beş yirmi dakika kadar beklediğini, eşiyle telefonla konuştukları sırada üç dört el silah sesi duyduğunu, bulunduğu yer ile sanık ...'in beklediği yer arasının tahminen elli metre olduğunu, sanık ...'in bulunduğu istikamete baktığında koşarak bulunduğu yere doğru geldiğini gördüğünü, aracın sağ ön kapısını açarak içeri girdiğinde sağ elinde tabanca olduğunu, şok hâlinde ne olduğunu sorduğu sanık ...'in "Vurdum, öldürdüm!" dediğini, bunun üzerine arabayı çalıştırarak hareket ettirdiğini, bir müddet sürdükten sonra kırmızı ışığın yanması üzerine araçtan indiğini, sanık ...'in maktulle konuşmak istediğini söylemesi sebebiyle kendisine eşlik ettiğini, onu öldüreceğini kestiremediğini, olay sonrasında korktuğu için güvenlik birimlerine bilgi vermediğini,

 

Savcılıkta, önceki ifadesinden farklı olarak; olaydan önce sanık ... eşinden boşandığı için bu sefer gerçekten konuşmak istediğini düşünerek maktulü görmesi için kendisine eşlik ettiğini,

 

Mahkemede, önceki ifadelerinden farklı olarak; sanık ... konuşacağını söylemesine rağmen yine de kendisine bir şey yapmaması konusunda telkinde bulunduğunu, araca geldiğinde ne olduğunu sorduğu sanık ...'in, maktul elini tezgâhın altına atınca gözünü kapatıp ateş ettiğini söylediğini, ona yardım etmediğini,

 

Savunmuştur.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

 

Esas No

2025/227

 

Karar No

2026/323

 

Karar Tarihi

20 Mayıs 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page