top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Bozma Sonrası Duruşmasız Direnme Kararı

 

2025/552 E., 2026/429 K. · 24 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yargıtay bozmasından sonra bölge adliye mahkemesi, duruşma açmadan dosya üzerinden önceki kararında direnebilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bozma üzerine duruşma açılmasının ve davet edilen tarafların kural olarak dinlenmesinin zorunlu olduğunu, bozmanın usule ya da esasa ilişkin olmasının bu sonucu değiştirmediğini kabul etti. Uyuşturucu madde ticareti dosyasında bölge adliye mahkemesi mahkûmiyeti kaldırıp sanığı duruşmasız beraat ettirmiş, Yargıtayın ilgili ceza dairesi beraat için duruşma gerektiği gerekçesiyle bozmuş, mahkeme yine dosya üzerinden direnmişti. Kurul direnme hükmünü diğer yönlerini incelemeden oy birliğiyle bozdu; duruşmasız beraat sorusunu değerlendirmedi.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, Yargıtay bozmasından sonra bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan direnme kararı veremeyeceğini; bozmanın usule ya da esasa ilişkin olmasının ve mahkemenin bozmaya uyup uymamasının duruşma zorunluluğunu değiştirmediğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Kurul, direnme gerekçesini isabetli bulmayarak bölge adliye mahkemesinin direnme hükmünü, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği gözetilmediğinden diğer yönlerini incelemeden oy birliğiyle bozdu. Dava dosyası, bozma doğrultusunda işlem yapılması için kararı veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi duruşma açacak, tarafların bozmaya karşı diyeceklerini soracak ve bozmaya uyup uymayacağına yeniden karar verecek. Duruşma açılmadan beraat kararı verilip verilemeyeceği Kurulca incelenmediğinden bu sorun açık kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 307
    Kurulun, bozmadan sonra bölge adliye mahkemesince duruşma açılmasını ve tarafların dinlenmesini zorunlu saydığı hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 304
    Kurulun dosyayı bozma doğrultusunda işlem yapılmak üzere bölge adliye mahkemesine göndermesinin dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 280
    Yargıtayın ilgili ceza dairesinin, bölge adliye mahkemesinin duruşmasız beraat kararını bozarken andığı hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223
    Bölge adliye mahkemesinin sanık hakkında kurduğu beraat hükmünün dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

KARARI VEREN

 

YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 1858-1328

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle anılan Kanun'un 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.07.2019 tarihli ve 611-431 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 22.10.2019 tarih ve 3169-1798 sayı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine; bu hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesince 17.06.2020 tarih ve 1877-2982 sayı ile; "CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince 'İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verilebileceği düzenlenmiş olup bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince beraat karar verilmesi için, duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

 

Dosyanın gönderildiği Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 12.10.2020 tarih ve 1858-1328 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verilmiştir.

 

Direnme kararına konu bu hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2022 tarihli ve 103954 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.10.2025 tarih ve 5668-10618 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

 

II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN

 

Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince kurulan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyete ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında CMK'nın 307/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.

 

III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER

 

İncelenen dosya kapsamından;

 

İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak sanığın beraatine hükmettiği, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının "...Sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ise dosya üzerinden direnme kararı vererek önceki hüküm gibi sanığın beraatine hükmettiği anlaşılmaktadır.

 

IV. GEREKÇE

 

A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar

 

CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir:

 

"(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

 

(2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir.

 

(3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir.

 

(4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez.

 

(5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz."

 

Buna göre, Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye veya ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulandıktan sonra, ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymanın zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sınırlı biçimde uygulanabilecek olan cezayı aleyhe değiştirememe veya aleyhte düzeltme yasağı kabul edilerek yalnız sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, bozma üzerine yeniden kurulan hükümde belirlenen ceza ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

 

B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme

 

CMK'nın 307. maddesine göre Yargıtayın bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olması ile bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnip direnmemesinin kanuni düzenleme sarahatine göre herhangi bir önemi bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir.

 

Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

 

Ulaşılan sonuç karşısında asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.

 

V. KARAR

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 1858-1328 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu kararın duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

 

2- Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

 

Esas No

2025/552

 

Karar No

2026/429

 

Karar Tarihi

24 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page