top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Bozmaya Eylemli Uyma Sonrası Direnme

 

2024/358 E., 2025/832 K. · 17 Aralık 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026

 

Kararın Özeti

 

Mahkeme, bozmaya uyduğunu açıkça belirtmeden bozmada istenen işlemleri yapmaya başlarsa sonradan direnme kararı verebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bozma doğrultusunda kurulan ara kararları ve bunlara göre yapılan işlemleri eylemli uyma saydı; davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu için artık direnilemeyeceğini kabul etti. Hizmet tespiti davasında ilk derece mahkemesi, bozmadan sonra dava dışı şirketi davaya katmış, tebligat ve yazışmalar yapmış, ardından bu ara kararın yanlışlıkla kurulduğunu söyleyerek önceki kararında direnmişti. Kurul direnme kararını oy birliğiyle usulden bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, Özel Dairenin bozmasından sonra tensip tutanağıyla bozma doğrultusunda ara kararlar kurup bunlara göre işlem yapan ilk derece mahkemesinin bozmaya eylemli olarak uyduğunu, davacı yararına doğan usuli kazanılmış hakkın istisnası bulunmayan bu dosyada uyma kararından dönülerek direnme kararı verilemeyeceğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Kurul, davacının temyiz itirazlarını kabul ederek direnme kararını oy birliğiyle usulden bozdu ve bozma nedeni gözetilerek davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verdi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, eylemli olarak uyduğu bozma kararıyla bağlı kalacak; dava dışı şirketi davaya katarak delillerini toplayacak, çevredeki tanıkları dinleyecek ve çalışmanın tam ya da kısmi süreli olup olmadığını araştırarak yeniden karar verecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371
    Kurulun direnme kararını usulden bozarken dayandığı bozma hükmü.

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1
    Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesinin dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/878 E., 2023/543 K.

 

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.09.2022 tarihli ve

 

2022/7397 Esas, 2022/10529 Karar sayılı BOZMA kararı

 

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

 

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

 

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

A. Ön Sorun

 

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce, Mahkemece Özel Dairenin bozma kararına eylemli olarak uyulup uyulmadığı; buradan varılacak sonuca göre uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi için direnme kararının usulden bozulmasının gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

 

B. Gerekçe

 

1. Değerlendirme

 

1. Öncelikle usulî kazanılmış hak kavramına kısaca değinmek gerekmektedir.

 

2. Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir.

 

3. Anlam itibariyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

 

4. Örneğin mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf bakımından usulî kazanılmış hak doğar.

 

5. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması usule uygun olmadığından bozma nedenidir.

 

6. Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hâle sokulmuş demektir. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Daha sonra bu uyma kararından dönerek direnme kararı veremez, bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır.

 

7. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması, o konuda yeni bir kanunun yürürlüğe girmesi, uygulanması gereken kanun hükmünün hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hâlleri usulî kazanılmış hakkın istisnalarıdır.

 

8. Bu sayılanların dışında ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usulî kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. V, 6. Bası, İstanbul, 2001, s 4738 vd).

 

9. Somut olayda, davacının hizmet tespiti istemiyle açtığı davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu kararı davacı vekili temyiz etmiş, Özel Dairece; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı belirtildikten sonra davacının çalıştığını iddia ettiği dava dışı ... Endüstriyel Kapılar ve Otomasyon Sistemleri San ve Tic. A.Ş’nin davaya dâhil edilerek göstereceği delillerinin toplanması; davacının ev işyerinde geçen çalışmalarına yönelik iddiası yönünden de komşu işyeri ile apartmanlarda uzun yıllar oturan ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (diğer evlerde çalışanlar, komşu market ve bakkal işleten ve çalışanları, sitede güvenlik görevlisi, v.b. olarak görev yapmış kişiler) tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, kargo teslimlerinin hangi saatte yapıldığının ve çalışmanın kısmi veya tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediğinin yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece 07.11.2022 tarihli tensip tutanağı ile bozma doğrultusunda işlemler yapılması için ara kararlar kurulmuş ve bu kapsamda olmak üzere davaya dâhil edilmesine karar verilen dava dışı şirketin elektronik posta adresine 14.11.2022 tarihinde dava dilekçesi, karar ve bozma ilamı ile duruşma gün ve saatini içerir tebligat yapılmış, ayrıca Beşiktaş Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğüne, ... Mahallesi Muhtarlığına, ... Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevaplarına istinaden Mahkemece tanık olarak belirlenen ... ve ... adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmış, ancak 30.05.2023 tarihli duruşmada sehven dava dışı şirketin davaya dahil edildiği belirtilerek bozma tensip zaptında belirtilen bu ara karardan dönülmesine karar verildikten sonra önceki kararda direnilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.

 

10. Şu hâlde bozma kararında yapılması gereken hususlar göz önünde tutulduğunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda değinilen tensip tutanağındaki ara kararlarının ve ara kararlar doğrultusunda yaptığı işlemlerin bozmaya eylemli uyma niteliğinde bulunduğu açıktır.

 

11. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Özel Dairenin bozma kararına eylemli uyulması ile davacı lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Usulî kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre artık önceki kararda direnilmesi usulen mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir defa bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra uyma kararından dönülmesinin davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında da kendiliğinden dikkate alınması gerekir.

 

12. Açıklanan nedenlerle mahkemece bozmaya uyulmakla gerçekleşen usulî kazanılmış hak nazara alınarak hükmüne uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken uyma kararından dönülüp direnme kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

 

13. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2020 tarihli ve 2017/11-141 Esas, 2020/807 Karar ile 17.02.2022 tarihli ve 2019/10-831 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararları da aynı doğrultudadır.

 

14. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı usulden bozulmalıdır.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen gerekçe ve nedenlerden dolayı HMK'nın 371. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA,

 

Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

 

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

 

Dosyanın HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Bozmaya Uyduktan Sonra Direnme Kararı

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

 

Esas No

2024/358

 

Karar No

2025/832

 

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page