top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Bozmaya Uyma Talebi ve Direnme Yasağı

 

2025/361 E., 2026/10 K. · 21 Ocak 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Aleyhine bozma kararı verilen taraf bozmaya uyulmasını isterse mahkeme önceki kararında direnebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bozma nedeni kamu düzenine ilişkin değilse bu talebin bozmadan yararlanan taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurduğunu ve mahkemenin artık direnemeyeceğini belirtti. İlk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasını reddettiği dosyada Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davacı idarenin temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş; duruşmada davalılar bozmaya uyulmasını, idare davanın kabulünü istemişti. İlk derece mahkemesinin bu beyanlara rağmen verdiği direnme kararını Kurul ön sorun olarak ele aldı ve oy birliğiyle usulden bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Kurul, bozma nedeninin kamu düzenine ilişkin olmadığı bu dosyada, aleyhine bozma yapılan davalıların bozmaya uyulmasını istemesini bozmadan yararlanan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğuran bir irade açıklaması saydı ve mahkemenin bu beyanı gözetmeden önceki kararında direnemeyeceğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Kurul, davacı idarenin temyiz itirazlarını kabul ederek direnme kararını oy birliğiyle usulden bozdu ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verdi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, taraf beyanlarıyla oluşan usuli kazanılmış hak gereği Özel Daire bozmasına uyarak yargılamayı sürdürecek. Kamulaştırma bedeline ilişkin esas itirazlar Kurulca incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373, 373/1
    Kurulun, bozmadan sonra tarafların dinlenerek uyma ya da direnme kararı verileceğini açıklarken ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderirken dayandığı hükümdür.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/650 E., 2024/675 K.

 

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 tarihli ve

 

2023/11523 Esas, 2024/5180 Karar sayılı BOZMA kararı

 

1. Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

 

2. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

3. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

 

4. Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

5. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

 

A. Ön Sorun

 

6. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce, Özel Daire bozma kararı sonrasında mahkemece tarafların duruşmaya davet edilerek bozma ilâmına karşı diyeceklerinin sorulması üzerine 18.07.2024 tarihli celsede, davacı idare vekilinin, "Davanın kabulüne karar verilsin", davalılar vekilinin "Yargıtay bozma ilamına uyulsun, müvekkillerle görüşüp beyanda bulunmak için süre talep ederiz" şeklindeki beyanları ile Özel Daire bozma nedeninin kamu düzenine ilişkin olmadığı hususları birlikte gözetildiğinde ilk derece mahkemesince direnme kararı verilip verilemeyeceği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

 

B. Gerekçe

 

7. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesi hükmüne göre; Yargıtayın bozma kararı üzerine mahkeme kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

 

8. Mahkeme kural olarak, Yargıtayın bozma kararına uyup uymamak konusunda tarafların düşünce ve istekleri ile bağlı olmayıp, bu yönden serbest davranmak; uyma ya da direnme kararı vermek yetkisine sahiptir.

 

9. Diğer taraftan çekişmeli yargıda bozma nedenlerinin kamu düzenine ilişkin ve dolayısıyla hâkimin kendiliğinden (resen) göz önünde bulundurması gereken sebeplerden olmaması hâlinde taraflar veya vekilleri, bozma kararına uyulmasını istemişlerse, artık mahkeme önceki kararda direnemez. Zira bozmaya uyulması talep edilmekle artık bozma lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğmuş olur.

 

10. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (1086 sayılı Kanun) ve 6100 sayılı Kanun’da “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

 

11. Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

 

12. Türk Hukuk Lûgatında da “kazanılmış hak” daha önce yürürlükte olan hükümlere göre bir kişi yararına kazanılmış olan hak şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Cilt I, Ankara 2021, s. 676).

 

13. Bu bağlamda aleyhine verilen bozma kararını benimsemek suretiyle bozma kararına uyulmasını isteyen tarafın bu kabulü, hukuki sonuç doğuracak nitelikte olup, bozma hükümlerinin yerine getirilmesi konusunda, bozma kararı lehine olan taraf yararına usule ilişkin kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekir.

 

14. Böyle bir durumda mahkemenin, bozmayı kabul yönündeki bu irade açıklamasını nazara almadan, kazanılmış hakkı ihlâl ederek direnme kararı vermesi mümkün değildir.

 

15. Somut olay ve dosya kapsamına göre; kamu düzenine ilişkin bozma nedenleri bulunmayan eldeki davada, Özel Daire bozma kararı sonrası davacı idare vekili davanın kabulüne karar verilmesini, davalılar vekili ise bozma kararına uyulmasını talep etmiştir.

 

16. O hâlde mahkemenin her iki tarafın bozmayı kabul yönünde birleşen bu irade açıklamalarını nazara almadan, direnme kararı vermesi mümkün değildir.

 

17. Hâl böyle olunca Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

 

18. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı usulden BOZULMASINA,

 

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

 

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Talep Artırımı ve Usuli Kazanılmış Hak

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

 

Esas No

2025/361

 

Karar No

2026/10

 

Karar Tarihi

21 Ocak 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page