top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  İÇTİHADI BİRLEŞTİRME

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu — Görev ve Usuli Kazanılmış Hak

 

1957/13 E., 1959/5 K. · 4 Şubat 1959

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kurul, 1959 tarihli kararında, görev konusunda kural olarak usuli kazanılmış hak oluşmayacağını ve duruşmanın bittiği bildirilinceye kadar görevsizlik kararı verilebileceğini kabul etti. Bozmaya uyulmasının yargılamayı yeniden duruşma aşamasına taşıdığını vurguladı. Bununla birlikte görev itirazının temyiz incelemesinde reddedildiği, kararın başka nedenlerle bozulduğu ve bozmaya uyulduğu nadir durumu gerekçede ayrı tuttu. Bu durumda yeniden görevsizlik kararı verilmesini uygun görmedi. Karar ikinci toplantıda salt çoğunlukla verildi.

 

Hukuki İlke

 

1959 tarihli karar, görev konusunda usuli kazanılmış hak kuralını ilke olarak uygulamaz. Gerekçede, görev itirazının temyizde reddinden sonra başka sebeple bozmaya uyulması hâli istisna olarak ayrılır.

 

Sonuç

 

Usuli kazanılmış hakkın görev konusunda kural olarak uygulanmayacağı ve duruşmanın bittiği bildirilinceye kadar görevsizlik kararı verilebileceği yönünde içtihat birleştirildi. Gerekçe, görev itirazının temyizde reddedilmesi ve başka sebeple bozmaya uyulması hâlinde yeniden görevsizlik kararına gidilmesini istisnaen kabul etmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 7/1, 7/2
    Görevin duruşma sonuna kadar kendiliğinden incelenmesi ve bunun usuli kazanılmış hakla ilişkisi hakkında çoğunluk gerekçesinin dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kaynak Metin Notu

 

Bu aktarım, Resmî Gazete’nin 28 Nisan 1959 tarihli ve 10193 sayılı nüshasında yayımlanan kararın künyesi, gerekçesi ve sonuç bölümünü içerir. Kararın önündeki basılı “ÖZETİ” bölümünün bir satırı okunamadığından, bu bölüm bütünüyle aktarım dışında bırakılmıştır. Gerekçe ve sonuç bölümü korunmuş; okunamayan ifade tamamlanmamıştır.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

Temyiz Mahkemesi Tevhidi İçtihat Kararı

 

Temyiz Mahkemesi Tevhidi İçtihat Büyük Heyetinin 4/2/1959 tarih ve E. 13, K. 5 sayılı kararı

 

E. No: 13

 

K. No: 5

 

Hukuk Umumi Heyetinin 4/137 E. 185 K. sayılı ve 12/9/1956 günlü ve 3/129 E. 130 K. sayılı ve 20/10/1954 günlü kararlariyle Dördüncü Hukuk Dairesinin 6516/5269 sayılı ve 30/11/1955 günlü ilâmlarında bir dâva hakkında verilen kararın Temyiz Mahkemesince vazife cihetine dokunulmıyarak başka cihetlerden bozulmasından sonra mahkemece dâvada vazifesizlik kararı verilmesinin usule aykırı olduğu kabul edildiği halde Dördüncü Hukuk Dairesinin 360/3636 sayılı ve 28/5/1957 günlü ilâmında dâva devam ettikçe vazife cihetinin göz önünde tutulabileceği ve ilk bozma kararında mahkemenin vazifesizliğinin bozma sebebi sayılmamış bulunmasının mahkemenin bozmaya uymasından sonra vazifesizlik kararı vermesine engel olmıyacağı esası benimsenmiştir. Bu itibarla kararlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna İçtihadı birleştirme Büyük Heyetince ittifakla karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği konuşuldu :

 

Başka başka adlî mahkemeler, gerekse adlî mahkeme ile idari mahkemeleri arasındaki vazife bölümü, tarafların hukuki durumlarını belli bir teminat altında bulundurmak gayesiyle kabul edilmiştir. Bu itibarla bir konunun ancak vazifeli kaza mercii tarafından karara bağlanmasını sağlamak, Usul Kanununun ana prensiplerinden sayılmıştır. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında (Rüyet ve tetkiki diğer bir mahkemeye veya idare makamlarından birine ait bir dâva mahkemeye arzolunursa mahkeme vazifedar olmadığına re'sen karar verir. Vazife iddiası, muhakeme bitinceye kadar dermeyan edilebilir.) denilmekle mahkemede dâva görüldükçe re'sen vazifesizlik kararı verilebileceği kabul edilmektedir ki, bu hüküm, âmme intizamı hükümlerindendir. Bir mahkeme kararının her ne sebeple olursa olsun temyizce bozulması sonunda mahkemenin bozma kararına uymasiyle dâva yeniden duruşma (Muhakeme) safhasına girmiş olacağı cihetle duruşma henüz bitmemiş demektir. O halde vazife cihetinin bozmaya uyularak yapılan muhakeme sırasında da re'sen göz önünde tutulması, kanunun 7 nci maddesinin açık hükmüne uygun bulunmaktadır.

 

Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, dâvaların uzamasını önlemek maksadiyle kabul edilmiş çok önemli bir usulü hükümdür. Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahutta onu hedef tutan bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet Dairece bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usulî bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira usulü müktesep hakkın tanınması da âmme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır. Lâkin, vazife konusunda usulü müktesep hak prensibinin kayıtsız, şartsız tatbiki, usulün az önce anılan mutlak hükmünün değiştirilmesi neticesini doğuracaktır ki, söz konusu maddenin yazılışı ve kanuna konuluş gayesi itibariyle böyle bir netice kaideten caiz görülemez. Ancak ileri sürülen vazifesizlik itirazının Temyiz Dairesince reddi ve kararın başka sebeplerden bozulması ve bozmaya uyulması halinde dâvanın yine vazifesizlik sebebiyle reddi yoluna gidilebilmesi, usul hükümlerinin esas gayesini haleldar edebilecek bir mahiyet arzedeceği cihetle haddi zatında nâdir olan böyle vaziyetlerde istisnai olarak kanunun 7 nci maddesinin tatbikını kabul etmemek, menfaatler vaziyetine gereği gibi uygun düşecektir.

 

Netice; kaide olarak usulün müktesep hak hükmünün vazife konusunda tatbik yeri olmıyacağına ve duruşmanın bittiği bildirilinceye kadar vazifesizlik kararı verilebileceğine birinci toplantıda 2/3 ekseriyet sağlanamaması sebebiyle 4/2/1959 günlü ikinci toplantıda ve mutlak ekseriyetle karar verildi.

 

 

Atıf ve Uygulama Kararları

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Bozma Dışında Kalan Tedbir Nafakası ve Usuli Kazanılmış Hak

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

 

Usul Alanı

Medeni Usul Hukuku

 

Esas No

1957/13

 

Karar No

1959/5

 

Karar Tarihi

4 Şubat 1959

 

Oy Durumu

İlk toplantıda üçte iki çoğunluk sağlanamadığı için 4 Şubat 1959 tarihli ikinci toplantıda salt çoğunlukla karar verildi.

 

Resmî Kaynak

Resmî Gazete

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page