top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  İÇTİHADI BİRLEŞTİRME

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu: Gerekçesiz İlam

 

2010/1 E., 2012/1 K. · 10 Şubat 2012

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının yalnızca gerekçe içermemesi, tenfizin reddi için yeterli görülmedi. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, bu eksikliğin tek başına kamu düzenine açık aykırılık oluşturmadığı yönünde içtihatları birleştirdi. Karar, yabancı hükmün esasının yeniden incelenememesi ile kamu düzeni ve savunma hakkına ilişkin denetimi birbirinden ayırıyor. Diğer tenfiz koşulları ortadan kaldırılmadı. Çoğunluğa karşı, gerekçe olmadan kamu düzeni denetiminin yeterince yapılamayacağı görüşü de resmî metinde yer alıyor.

 

Hukuki İlke

 

Kesinleşmiş yabancı ilamda salt gerekçe bulunmaması, 5718 sayılı Kanunun 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açık aykırılık ve tek başına tenfiz engeli değildir.

 

Sonuç

 

Yabancı mahkeme kararının salt gerekçesizliğinin kesinleşmiş ilamın tenfizine engel olmayacağı yönünde, ilk toplantıda üçte ikiyi aşan oy çokluğuyla içtihat birleştirildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m. 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57
    Tenfiz koşulları ve usulü; esas sonuç özellikle 54/c maddesine ilişkindir.

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 141
    Türk mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve yabancı ilamlara ilişkin ayrım.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 297, 298
    Gerekçeli hüküm tartışması.

  • 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu — m. 388
    Kaynakta mülga olarak anılan tarihsel hüküm.

  • 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m. 34, 36, 37, 38, 39, 40, 41
    Kaynakta mülga kanunla yapılan tarihsel karşılaştırma.

  • 2797 sayılı Yargıtay Kanunu — m. 3, 10, 45
    Usule ilişkin karşıoyda başkanlık kurulu ve içtihadı birleştirme yetkisi.

  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi — m. 6, 45
    Esasa ilişkin karşıoyda gerekçe hakkı tartışması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

20 Eylül 2012 PERŞEMBE

 

Resmî Gazete

 

Sayı : 28417

 

YARGITAY

 

KARARI

 

Yargıtay Başkanlığından:

 

YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME

 

BÜYÜK GENEL KURULU KARARI

 

ESAS NO : 2010/1

 

KARAR NO : 2012/1

 

TARİH : 10.02.2012

 

ÖZET:

 

“Yabancı mahkeme

 

kararlarının salt gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme

 

kararının tenfizine engel olmayacağı ve bu

 

hususun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında

 

Kanunun 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık sayılmayacağı…”

 

I- İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KONUSUNDA

 

BAŞVURU

 

“Yabancı mahkeme ilamının gerekçesiz

 

olmasının kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediği ve bu bağlamda

 

gerekçeden yoksunluğun yabancı mahkeme kararının tenfizine

 

engel olup olmayacağı” hususunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarının,

 

aynı Daire kararlarıyla ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin kararlarıyla

 

çeliştiği ileri sürülerek, görüş aykırılığının içtihatların birleştirilmesi

 

yoluyla giderilmesi, Av. ...

 

’un 24.11.2009 tarihli başvurusuyla istenilmiştir.

 

II- GÖRÜŞ AYKIRILIĞININ GİDERİLMESİ

 

İSTEMİNE KONU KARARLAR

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.06.1999 gün ve E:1999/5858

 

K:1999/7609 sayılı kararı.

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2006 gün ve E:2006/2612

 

K:2006/9147 sayılı kararı.

 

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2001 gün ve E:2001/9007

 

K:2001/11406 sayılı kararı.

 

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2003 gün ve E:2003/6226

 

K:2001/11095 sayılı kararı.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.06.2000 gün ve E:2000/2-1051

 

K: 2000/1068 sayılı kararı.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.05.2009 gün ve

 

E:2009/19-102 K: 2009/208 sayılı kararı.

 

III- GÖRÜŞ AYKIRILIĞININ GİDERİLMESİ

 

İSTEMİNE KONU KARARLARDA BELİRTİLEN GÖRÜŞLERİN ÖZETLERİ

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.06.1999 gün ve E:1999/5858

 

K:1999/7609 sayılı kararında; gerekçe ihtiva etmeyen ve geçici boşanma

 

olduğu belirtilen yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık

 

teşkil ettiği ifade edilmiştir.

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2006 gün ve E:2006/2612 K:2006/9147

 

sayılı kararında; tanıma ve tenfizde yabancı

 

mahkeme kararının doğruluğunun, uygulanmış olan usul hükümlerinin, maddi ve

 

hukuki tespitlerin inceleme dışında tutulması gerektiği, kamu düzenine

 

açıkça aykırılığın ancak, Anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere,

 

milletlerarası hukukta kabul edilen temel ilkelere, adil yargılanma ve

 

savunma hakkına, genel ahlaka, Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan ve

 

devletin vazgeçemeyeceği ilkelere aykırılık halleri ile

 

sınırlı bulunduğu, bu

 

itibarla yabancı mahkeme

 

ilamının gerekçesiz olmasının

 

kamu düzenine aykırı ve dolayısıyla tenfize engel

 

kabul edilemeyeceği belirtilmiş, anılan Daire Başkanlığı’nca da istikrarlı

 

son uygulamalarının bu yönde olduğu açıklanmıştır.

 

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin

 

05.12.2001 gün ve E:2001/9007 K:2001/11406 ve 02.10.2003 gün ve E:2003/6226

 

K:2001/11095 sayılı kararlarında; yabancı mahkeme ilamlarının gerekçe

 

ihtiva etmemesinin Anayasa ve kamu düzenine aykırı olması nedeniyle tanıma

 

ve tenfize engel teşkil edeceği benimsenmiş,

 

görüş yazılarında da aynı yöne işaret edilmiştir.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yabancı

 

mahkeme ilamlarının tenfizinde doğrudan

 

geçersizlikle ilgili bir kararı bulunmamakla birlikte; 21.06.2000 gün,

 

E:2000/2-1051 K:2000/1068 ve 27.05.2009 gün, E:2009/19-102 K: 2009/208

 

sayılı kararlarında, gerek 2675 sayılı Kanun’un uygulanmasında ve gerekse

 

yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun’un uygulanmasında yabancı ilamın

 

içeriğinin tetkik ve denetime uygun bulunduğu, kamu düzeni ölçüsünün denetim

 

için yeterli bulunduğu kabul edilmiştir.

 

Şu durumda; Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin

 

olarak, yabancı mahkeme ilamlarının tenfizinde doğrudan

 

geçersizlikle ilgili bir kararı bulunmadığından; İkinci Hukuk Dairesi

 

kararlarının kendi içinde ve Onüçüncü Hukuk

 

Dairesi kararlarıyla çelişki arz ettiği açıktır.

 

IV- İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME YOLUYLA GÖRÜŞ

 

AYKIRILIĞININ GİDERİLMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN KARARLAR VE İÇTİHATLARI

 

BİRLEŞTİRMENİN KONUSU

 

Yargıtay

 

Birinci Başkanlık Kurulu'nun 29.11.2010 tarih ve 158 sayılı Kararı ile;

 

“Yabancı

 

mahkeme kararlarının gerekçe ihtiva etmemesinin tenfize

 

engel olup olmayacağı konusunda… İkinci Hukuk Dairesi’nin 30.06.1999 tarih

 

E:1999/5858 K:1999/7609, 08.06.2006 tarih E:2006/2612 K:2006/9147, Onüçüncü Hukuk Dairesinin 05.12.2001 tarih E:2001/9007

 

K:2001/11406, 02.10.2003 tarih E:2003/6226 K:2003/11095 sayılı kararları

 

arasında görüş aykırılığı bulunduğu ve farklı uygulamaların sürdürüldüğü

 

sonucuna varıldığından; aykırılığın İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel

 

Kurulunca giderilmesi gerektiğine, görüşme tarihinin daha sonra Birinci

 

Başkanlıkça belirlenmek üzere raportör üye

 

görevlendirilmesine karar verilmiştir.

 

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun

 

10.02.2012 tarihli oturumunda raportör üyenin açıklamaları

 

dinlendikten sonra esasa girişilmezden önce; öncelikle içtihatlar arasında

 

görüş aykırılığı bulunduğu ve bu aykırılığın İçtihatların birleştirilmesi

 

yoluyla giderilmesi gerektiğine karar verilmiş ve İçtihatları

 

Birleştirmenin konusu, “Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin

 

bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizine

 

engel olup olmayacağı, bu hususun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve

 

Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça

 

aykırılık sayılıp sayılmayacağı” şeklinde belirlenmiştir.

 

V- İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRMENİN GEREKÇESİ

 

1-

 

KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:

 

A)

 

Türkiye Cumhuriyeti

 

Anayasası

 

Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması

 

Madde 141- Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.

 

Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin

 

olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.

 

Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler

 

konulur.

 

Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak

 

yazılır.

 

Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

 

sonuçlandırılması, yargının görevidir.

 

B) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri

 

Kanunu

 

Hükmün kapsamı

 

Madde 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir

 

ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

 

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt

 

kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla

 

görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

 

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye

 

Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve

 

soyadları ile adreslerini.

 

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve

 

anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri,

 

delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla

 

bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

 

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan

 

avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

 

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt

 

kâtibinin imzalarını.

 

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

 

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz

 

tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle,

 

taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık,

 

şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

 

C) Mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü

 

Muhakemeleri Kanunu

 

Madde 388 - Karar aşağıdaki hususları kapsar:

 

1. Kararı veren mahkeme ile hakim

 

veya hakimlerin ve tutanak katibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları,

 

mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği,

 

2. Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa

 

kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri,

 

3. İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve

 

anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller,

 

delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen

 

vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep,

 

4. Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi

 

,

 

5. Kararın verildiği tarih ve hakim

 

veya hakimlerin ve tutanak katibinin imzaları,

 

Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar

 

edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle

 

taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında

 

birer birer, açık, şüphe ve tereddüt

 

uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

 

D) 5718 Sayılı Milletlerarası Özel

 

Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun

 

Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi

 

ve Tanınması

 

Tenfiz kararı

 

Madde 50- (1) Yabancı mahkemelerden hukuk

 

davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş

 

bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi

 

tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

 

(2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel

 

haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı

 

istenebilir.

 

Tenfiz istemi

 

Madde 52- (1) Kararın tenfiz

 

edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz

 

isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile

 

olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede

 

aşağıdaki hususlar yer alır:

 

a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın

 

ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad

 

ve adresleri.

 

b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet

 

mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve

 

numarası ve hükmün özeti.

 

c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında

 

isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu.

 

Dilekçeye eklenecek belgeler

 

Madde 53- (1) Tenfiz

 

dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:

 

a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış

 

aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış

 

tercümesi.

 

b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca

 

usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

 

Tenfiz şartları

 

Madde 54- (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:

 

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında

 

karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk

 

mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini

 

mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

 

b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir

 

konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava

 

konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine

 

yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

 

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

 

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne

 

uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu

 

kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu

 

kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz

 

istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.

 

Tebliğ ve itiraz

 

Madde 55- (1) Tenfiz

 

istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ

 

edilir. İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi

 

de aynı hükme tâbidir. Hasımsız ihtilâfsız kaza kararlarında tebliğ hükmü

 

uygulanmaz. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek

 

karara bağlanır.

 

(2) Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme

 

ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine

 

engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.

 

Karar

 

Madde 56- (1) Mahkemece ilâmın kısmen veya

 

tamamen tenfizine veya istemin reddine karar

 

verilebilir. Bu karar yabancı mahkeme ilâmının altına yazılır ve hâkim

 

tarafından mühürlenip imzalanır.

 

Yerine getirme ve temyiz yolu

 

Madde 57- (1) Tenfizine

 

karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi

 

icra olunur.

 

(2) Tenfiz isteminin kabul veya

 

reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tâbidir. Temyiz,

 

yerine getirmeyi durdurur.

 

E) Mülga 2675 Sayılı Milletlerarası

 

Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun

 

Tenfiz kararı

 

Madde 34 - Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına

 

ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan

 

ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

 

Yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel

 

haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz

 

kararı istenebilir.

 

Tenfiz istemi

 

Madde 36 - Tenfiz

 

istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek

 

eklenir. Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır.

 

a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın

 

ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad

 

ve adresleri,

 

b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet

 

mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilamın tarih ve

 

numarası ve hükmün özeti,

 

c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında

 

isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu,

 

Dilekçeye eklenecek belgeler

 

Madde 37 - Tenfiz

 

dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:

 

a) Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış

 

aslı ve onanmış tercümesi,

 

b) İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca

 

usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

 

Tenfiz Şartları

 

Madde 38 - Yetkili mahkeme tenfiz

 

kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir.

 

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği Devlet arasında

 

karşılıklılık esasına dayanan anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden

 

verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir

 

kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması,

 

b) İlamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir

 

konuda verilmiş olması,

 

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması,

 

d) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne

 

uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu

 

kanunlara aykırı bir şekilde gıyapta hüküm verilmiş ve bu kişinin

 

yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz

 

istemine karşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması,

 

e) Türklerin kişi hallerine ilişkin yabancı ilamda Türk

 

kanunlar ihtilafı kuralları gereğince yetkili kılınan hukukun uygulanmamış

 

ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu

 

yönden itiraz etmemiş olması.

 

Tebliğ ve itiraz

 

Madde 39 - Tenfiz

 

istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ

 

edilir. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara

 

bağlanır.

 

Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının, bulunmadığını veya yabancı mahkeme

 

ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine

 

engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.

 

Karar

 

Madde 40 - Mahkemece ilamın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir. Bu karar

 

yabancı mahkeme ilamının altına yazılır ve hakim

 

tarafından mühürlenip imzalanır.

 

Yerine getirme ve temyiz yolu

 

Madde 41 - Tenfizine

 

karar verilen yabancı ilamlar Türk Mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi

 

icra olunur.

 

Tenfiz isteminin kabul veya reddi hususunda

 

verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir. Temyiz, yerine

 

getirmeyi durdurur.

 

2- İÇTİHADI BİRLEŞTİRMEYLE İLGİLİ KAVRAM

 

VE KURUMLAR:

 

Yukarıda

 

özü açıklanan içtihatları birleştirmenin konusu dikkate alındığında,

 

öncelikle “Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi”,

 

“Kamu düzeni” ve “Mahkeme kararlarının gerekçe ihtiva etmesi” hususundaki

 

kavram ve kurumların üzerinde durulması ve tüm bu hususlara dair

 

düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

2/1-TENFİZ

 

2/1.1-Kavram

 

Bir ilamın başka bir ülkede o devletin icra organlarını

 

harekete geçirerek uygulanmasını, icra edilebilirliğini bağlamak, ancak tenfiz kararının varlığı ile mümkündür.

 

İcra edilmesinin gerektiği ülkede tenfiz

 

için yabancı mahkeme kararında tenfiz şartlarının

 

var olup olmadığının incelenmesi ve varılacak sonuç dairesinde verilecek tenfiz kararı ile mümkün ve uygun olacaktır.

 

Tenfiz (exequatur)

 

doktrinde değişik şekillerde açıklanmaktadır. Tenfiz

 

yabancı mahkeme kararına, kesin hüküm ve kesin delil kuvveti uygun görmek

 

yanında, Türk icra organları aracılığıyla Türkiye’de icra edilebilme gücünün

 

verilmesine ilişkin bir mahkeme kararıdır.

 

Yabancı bir mahkeme kararının Türk Mahkemeleri’nce tenfiz edilebilmesi için, özel hukuk ilişkisinden doğan

 

bir uyuşmazlığı çözmek için verilmiş olması gerekir (5718 s. MÖHUK m.50).

 

Hukuk davalarının usul hukukuna ilişkin bir vasıflandırma

 

olmasına, vasıflandırmaya ilişkin değerlendirmeler ile hangi tür davaların

 

hukuk davası olacağı, tenfizin talep edildiği

 

ülke hukukuna göre belirlenecek ve değerlendirilecektir.

 

Diğer yönüyle; yabancı ilamın, verildiği ülke hukukuna göre

 

şekli anlamda kesinleşmiş olması gerekir.

 

Tenfiz davasında hukuki yarar şartı öncelikle

 

incelenerek, kararı verecek olan hakimin, yalnızca

 

yabancı kararın tenfiz edilebilmesi için Türk

 

Hukuku’nda aranan şartları taşıyıp taşımadığını irdelendikten sonra,

 

şartların bulunması halinde artık tenfiz (exequatur) kararını verebilecektir.

 

Tenfiz mahkemesinin, yabancı mahkemenin esasa

 

uyguladığı hukuku ve aynı şekilde kendi usul hükümlerini doğru uygulayıp

 

uygulamadığını inceleme ve yabancı ilamın içeriğini tetkik etme olanağı

 

bulunmamaktadır (2675 s. MÖHUK m.38/c, 5718 s. MÖHUK m.54/a, b, c, ç).

 

Ancak, yabancı mahkeme ilamının Türk kamu düzenine açıkça

 

aykırı olması halinde, tenfize her şekilde engel

 

bulunduğu 5718 sayılı Kanun’un amir hükmü gereğidir.

 

2/1.2-Tenfizin Şartları

 

5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında

 

Kanun’un 54. maddesinde tenfizin şartları

 

düzenlenmiştir.

 

Buna göre ilk şart, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet

 

arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk

 

mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini

 

mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması

 

gerektiğine ilişkindir (m.54/a).

 

Karşılıklılık koşulu vatandaşlığa değil, kararın verildiği

 

mahkemeye ilişkin bir şart olup, anılan şartın gerçekleşmemesi halinde

 

artık diğer şartların incelenmesine geçilemez.

 

Anılan maddede öngörülen diğer bir koşul da; ilâmın, Türk

 

mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya

 

davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek

 

bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet

 

mahkemesince verilmiş olmaması durumudur (m.54/b).

 

Burada, sözleşmesel karşılıklılık dışında yasal yada fiili karşılıklılık bulunması da yeterli olup; tenfize konu ilamı veren devletin yasaları Türk

 

Mahkemeleri’nden verilmiş kararların o ülkede tenfiz

 

olunmasını sağlıyor veya bu konuda fiili bir uygulama yaratılmış ise

 

karşılıklılık esasının varlığı gerçekleşmiş demektir.

 

Tenfizin şartlarından bir

 

diğeri ise, savunma haklarının ihlal edilmemiş olması; o yer kanunları

 

uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin

 

hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede

 

temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya

 

yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine

 

dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine

 

itiraz etmemiş olmasıdır (m.54/ç).

 

Nihayet, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku

 

Hakkında Kanun’un 54/c. maddesinde, içtihatları birleştirmenin konusu olan

 

“Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması” tenfizin

 

şartları arasında gösterilmiştir.

 

Bu açık hüküm karşısında, kamu düzenine açıkça aykırılık hallerinde

 

yabancı mahkeme ilamının tenfiz edilmesi ve

 

Türkiye’de icra edilmesi olanaksızdır.

 

Öyleyse bu noktada, “kamu düzeni” kavramı, “hükmün kamu

 

düzenine aykırılığının belirlenmesi”, “kamu düzeninin tenfize

 

etkisi”, “kamu düzeni ve gerekçenin varlığı” hususlarının irdelenmesinde yarar vardır.

 

2/2-KAMU DÜZENİ

 

2/2.1-Kavram

 

Kamu düzeni, niteliği gereği zamana, yere göre değişen,

 

içeriğinin tesbiti zor bir her somut olaya göre

 

değişiklik gösteren bir kavramdır. İlmi açılamalara ve yargısal kararlara rağme gelişen hukuk sistemlerinde bile tanımı olmamasına

 

rağmen “toplumun temel yapısını ve çıkarlarını koruyan kuralların bütünü”

 

olarak tanım yapılabilir.

 

Kamu düzeni kavramının müdahale alanı son derece geniş ve

 

yoruma müsaittir. Hükmün gerekçesiz

 

oluşundan dolayı kamu düzeni kavramından hareket ederek, yabancı ilamın

 

verilmesinde işlenen usulün, uygulanan hukukun, ilamın icrasının meydana

 

getireceği sonuçların incelenmesi suretiyle, bir kararın kamu düzenine

 

aykırı bulunarak tenfizi mümkün olmayacaktır demek

 

çok ağır bir neticeyi yaratmak olacaktır.

 

Türk kamu düzeninin ihlalini gerektirecek haller çoğunlukla

 

emredici bir hükmün açıkca ihlali halinde düşünülecektir.

 

Fakat her emredici hükmün ihlali halinde veya her emredici hükmü ihlal eden

 

bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykrı

 

bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.

 

O halde, iç hukuktaki kamu düzeninin çerçevesi, Türk hukukunun

 

temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının

 

dayandığı temel adalet anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı genel

 

siyasete, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere,

 

milletlerarası alanda geçerli ortak prensip ve özel hukuka ait iyiniyet prensibine dayanan kurallara, medeni

 

toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının

 

ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve

 

ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine

 

aykırılık şeklinde çizilebilir.

 

İç hukukta kamu düzeninin, tarafların uymak zorunda oldukları,

 

kamu hukukundan ve özel hukuktan doğan ancak tarafların üzerinde serbestçe

 

tasarruf edemeyecekleri kurallar olarak anlaşılması gerekir.

 

2/2.2- Kamu düzeninin tenfize etkisi

 

Mahkeme kararlarının verildikleri ülke dışında kesin hüküm,

 

kesin delil ve icrai güce sahip olmaları, milletlerarası

 

toplumda kişisel ilişkilere ve ticari hayatın getirdiği ekonomik ilişkiler

 

kurma ve yaratma ve oluşan uyuşmazlıkların çözümü için tartışmasız mahkeme

 

kararı yanında gerekli olan yabancı ilamın tanınması ve tenfizinin

 

kabul edilmesini gerektirir.

 

Böyle bir zorunluluğun, iki hâkimiyeti karşı karşıya getirdiği

 

kuşkusuzdur. Bunlardan ilki, her devletin egemenliğinin ve milli

 

menfaatlerinin korunması gereği, ikincisi ise milletlerarası menfaatlerin

 

gerekleri ve kişilerin haklarına saygı kuralının insan hakları evrensel

 

beyannamesi ile bu hakların korunup korunmasının benimsenmesidir.

 

Tenfiz ile yabancı ülkenin egemenlik

 

tasarrufuna, diğer bir bağımsız devletin ülkesinde etkinlik, icra edilebilirlik

 

tanınmasıdır.

 

Yabancı mahkeme kararlarını tanıyan, tenfiz

 

eden devlet, prensip olarak kendi mahkemelerinin çözmeye yetkili olduğu bir

 

uyuşmazlığı çözme yetkisinden vazgeçmekte, adeta uyuşmazlık üzerindeki

 

egemenlik tasarruf yetkisinin başka bir devlet tarafından yargı yetkisi

 

kullandırarak ortadan kaldırılmasına izin vermektedir.

 

Özellikle, tenfiz sonucunda kararın,

 

ülkesinde icra edilen devletin icra organlarının, yabancı bir mahkemenin

 

emriyle harekete geçecek olmaları tenfize çok

 

daha etkinlik kazandıracak ve içeriği tetkik edilebilirlik şüphesini de

 

birlikte getirecektir.

 

Kamu düzeninin belirsiz niteliğinin sonucu olarak hangi kriterlerin kullanılması ile ortaya çıkacağı hususu yabancı

 

ilamda gösterilen gerekçede ve ittihaz olunan hüküm ile ortaya çıkacağını

 

kabul etmek gerekecektir. Yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine

 

aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında içeriği tetkik yasağı

 

devreye girmekte olup, bu yasağın takdir hakkı ile ortadan

 

kaldırılamayacağı açıktır.

 

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nda kabul

 

edilen sisteme göre, tenfiz hakimince,

 

yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu

 

denetlenemez.

 

Şu durumda tenfiz hakiminin,

 

tenfiz şartları dışında ilamın içeriği üzerinde

 

incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Aksi halin kabulü, tenfiz hâkimini, üst mahkeme görevini kendinde bulması

 

şeklindeki bir sonuca götürür.

 

2/2.3- Hükmün kamu

 

düzenine aykırılığının belirlenmesi

 

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkında

 

Kanunun 54/c maddesinde, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, tenfiz şartları içinde sayılmıştır.

 

 

Atıf ve Uygulama Kararları

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Yabancı Boşanma Kararının Tanınması

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

 

Usul Alanı

Medeni Usul Hukuku

 

Esas No

2010/1

 

Karar No

2012/1

 

Karar Tarihi

10 Şubat 2012

 

Oy Durumu

ilk toplantıda üçte ikiyi aşan oy çokluğu

 

Resmî Kaynak

Resmî Gazete

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page