top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

EŞYA HUKUKU  ·  İÇTİHADI BİRLEŞTİRME

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu — Haksız İşgalde Ecrimisil ve Zarar

 

1945/22 E., 1950/4 K. · 8 Mart 1950

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kurul, 1950 tarihli kararında, taşınmazın haksız kullanımının kira sözleşmesi sayılamayacağını belirtti. Belediye, işgal nedeniyle kullanımının engellendiğini veya zarara uğradığını ileri sürmeden yalnız kullanım karşılığı para istemişti. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin onaması ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozması arasındaki uyuşmazlıkta Kurul, kötü niyetli zilyedin zararları ve elde ettiği ya da toplamayı ihmal ettiği semereleri tazmin sorumluluğunu kabul etti; zarara uğramayan malik veya zilyede ayrıca ecrimisil ödenmeyeceğine çoğunlukla karar verdi.

 

Hukuki İlke

 

1950 tarihli kararda, sözleşmesiz haksız kullanımın kiracılık sayılmayacağı; kötü niyetli zilyedin zararları ve semereleri tazminle yükümlü olduğu, zarara uğramayan malik veya zilyede ise ecrimisil veya başka ad altında tazminat ödemeyeceği kabul edildi.

 

Sonuç

 

Kötü niyetli zilyedin haksız elde tutmadan doğan zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semereleri tazmin etmesi; zarara uğramamış malik veya zilyede ecrimisil ya da başka ad altında tazminat ödemekle yükümlü tutulmaması yönünde içtihat birleştirildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Medeni Kanun — m. 895, 896, 908
    Gasp ve tecavüzden doğan tazmin sorumluluğunun ve kapsamının gerekçesi.

  • Borçlar Kanunu
    Sözleşmesiz kullanımın haksız fiil niteliği ve kira sözleşmesinden ayrılması; madde numarası verilmemiştir.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Resmî metinde açık kalan olay kişilerine ait adlar mahremiyet amacıyla “...” ile gizlenmiştir. Kararın gerekçesi ve hüküm sonucu korunmuş; eski baskıdaki ifadeler değiştirilmemiştir.

 

Yargıtay Tevhidi İçtihat Kararı

 

Yargıtay Tevhidi İçtihat Genel Kurulundan çıkan 8/3/1950 tarih ve E. 22/K. 4 sayılı kararı

 

ÖZETİ: Gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmış olan kötü niyetli kimsenin o gayrimenkulü elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeği ihmal eylediği semereleri tazmin ile mükellef olup bir zarara uğramamış olan malik veya zilyede ecri misil adı veya başka bir ad altında her hangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığı H.

 

Elindeki gayrimenkulü istihkak dâvacısına geri vermeğe mecbur tutulan kötü niyetli zilyedin bu zilyedlikten hiç bir zarara uğramamış olan dâvacıya ecri misil adı altında bir para vermesi gerekip gerekmiyeceği hususunda Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 18/6/1945 tarihli ve 1416/3079 sayılı karariyle Dördüncü Hukuk Dairesinin 2/2/1945 tarihli ve 1958/340 sayılı kararı arasında içtihat uyuşmazlığının mevcudiyeti Adalet Bakanlığının 8/8/1945 tarih ve 44 sayılı yazısiyle bildirilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuçta;

 

İstanbul Belediyesinin mezarlık olarak kullanılmak üzere mülkiyetini iktisap etmiş olduğu bir gayrimenkulün bir parçasına ... bir parçasına da ... adındaki şahıslar gasıp suretiyle elkoymuşlardır. Belediye bunlardan her birine karşı ayrı, ayrı istihkak dâvası açmış, bunların tahliyelerine ve onar senelik ecri mislin kendilerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

 

Belediye bu toprak parçalarını her hangi bir şekilde kullanmak istediği halde zilyedliğinin gasbedilmiş olması yüzünden kullanamadığını ve zarara uğradığını iddia etmemiştir.

 

Belediyenin iddiası kendisi zarar görmüş olsun, olmasın dâva edilenlerin, arsaları kullanmaları ve ondan istifade etmiş bulunmaları dolayısiyle bir ücret vermekle mükellef oldukları düşüncesine dayanmaktadır.

 

Mahkeme taraflar arasında bir bağıt münasebeti bulunmadığını ve Belediyenin bu kullanma dolayısiyle bir zarara uğramadığını gözönüne alarak dâvayı reddetmiştir.

 

Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi ... hakkındaki kararı onamış, Dördüncü Hukuk Dairesi ise, ... hakkındaki kararı «başkasının mülkünü haksız olarak zaptedenlerin ve kullananların ecri misil ile mükellef olacakları» gerekçesiyle bozmuştur.

 

Dördüncü Hukuk Dairesinin kararından mülk sahibinin, zarara uğramış olduğunu ve zararın miktarını isbata muhtaç olmaksızın gayrimenkulün mislinin getirilebileceği bir kira karşılığı istemeğe hakkı olduğu neticesi çıkmaktadır.

 

Taraflar arasında bir bağıt bulunmadığı için Belediyenin kira karşılığı istiyebileceği tasavvur olunamaz.

 

Borçlar Kanununda gâsıbın kiracı sayılarak kira karşılığı ile mükellef tutulacağına dair bir hüküm mevcut olmadığı gibi âdi ve hasılat icarına dair maddelerden ve borçlara ait bütün kaidelerden böyle bir hüküm çıkarmak da mümkün değildir.

 

Zira, başkasının malını haksız olarak kullanmak bağıt hükümlerine tabi bir hukuki muamele olmayıp Borçlar Kanununun haksız fiillerden doğan borçlara mütaallik hükümlerine tabi haksız bir fiildir.

 

Haksız fiillerin borç doğurması ise haksızlığa uğrayan kimsenin bu yüzden zarar görmüş zarara uğramış olması şartına bağlıdır.

 

Zarar mamelekte bir eksilme husule gelmesiyle vücut bulacağı gibi zararın tazmini borcu da ancak kanunda yazılı olan hallerde doğup tazmin borcunu doğuracağı kanunda yazılı olmıyan fiillerin sebebiyet verdiği zararlar bir tazmin dâvasına konu olamazlar. Böyle bir zarara uğrayanlar ona katlanmaya mecburdurlar.

 

Kanun koyan haksız fiil ile sebepsiz iktisabı birbirinden ayırmış olduğu için başkasının malını haksız olarak kullanmanın bir sebepsiz iktisap teşkil edeceği, bundan sebepsiz iktisap borcu doğacağı da düşünülemez. Çünki, burada bir iktisap yoktur. İktisap ancak hukuki bir muamele ile olur. Gasıbda ise, ne bir taraflı, ne de iki taraflı bir hukuki muamele vardır.

 

Gasıp onu işliyenin haksız bir fiilidir ki, bununla gasbeden hem kanunun yasağına karşı hareket etmiş hem de malını gasbettiği kimsenin kanunun koruduğu zilyedlik hakkını ihlâl eylemiş olur.

 

Başkasının elinde bulunan şeyi gasbeden veya ona tecavüz eyleyen kimse gasıp ve tecavüzden ileri gelen zararı tazmin edeceği Medeni Kanunun 895, 896 ncı maddelerinde yazılı olduğu gibi bunun şümulü de 908 inci maddede açıkca gösterilmiştir.

 

Belediyenin «ecri misil» adı altındaki isteğini toplanmış ve toplanması ihmal edilmiş semerelerin tazmini isteği şeklinde anlamak, iddiayı bu şekilde yorumlamak da mümkün değildir.

 

Belediyenin böyle bir istekte bulunabilmesi semere toplamak ve şeyi semerelendirmek niyetinde bulunmuş olmasına bağlıdır. Belediye böyle bir iddiada bulunmamıştır.

 

Semere toplamayı ve şeyi semerelendirmeyi kurmamış ve böyle bir niyette bulunmamış olan kimsenin ne toplanan semerelerin ne de toplanması ihmal edilen semerelerin tazminini istemeye hakkı vardır. Çünki, bu halde semerenin toplanması veya toplanmasının ihmal edilmesiyle şeyin malikinin mamelekinden bir eksilme vukua gelmemektedir. Malik bir zarar uğramamaktadır.

 

Malikin bu yerdeki durumu mülkiyet hakkını terkeden kimsenin durumu gibidir. Terkolunan şeye elkoyan kimse iade ile mükellef olmıyacağı gibi «meselâ buhran sebebiyle toplama masrafını korutmıyacağı dolayısiyle malikin tarlada veya ağaçların başında bıraktığı mahsulü ve semereleri toplayanlar da iade ile ve tazmin ile mükellef tutulamazlar».

 

Yukarda yazılı düşünce ve sebeplerden dolayı başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zabtedip kullanmış olan kötü niyetli kimsenin o gayrimenkulü haksız olarak elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeği ihmal eylediği semereleri tazmin ile mükellef olup bir zarara uğramamış olan malik veya zilyede ecri misil adı veya başka bir ad altında herhangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığına 8/3/1950 tarihinde çoklukla karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Eşya Hukuku Kararları ›

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu

 

Esas No

1945/22

 

Karar No

1950/4

 

Karar Tarihi

8 Mart 1950

 

Oy Durumu

8 Mart 1950 tarihinde çoğunlukla karar verildi.

 

Resmî Kaynak

Resmî Gazete

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page