top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
İş Kazasında Hizmet İlişkisinin İspatı

 

2025/11860 E., 2026/1156 K. · 10 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Olayın işyerinde gerçekleşmesi ve iş kazası olarak bildirilmesi, ölen kişiyle bildirimi yapan arasında hizmet ilişkisi bulunduğunu kanıtlar mı? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası için önce kişinin sigortalı olması gerektiğini; hizmet ilişkisi bordro tanıkları, yetmezse komşu işyeri tanıklarıyla aydınlatılmadan iş kazası değerlendirmesine geçilemeyeceğini belirtti. Kurumun rücu borcu bildirdiği davacı, ölümün iş kazası olmadığının tespitini ve borcun iptalini istemişti. İlk derece mahkemesi davacıyı borcun bir bölümünden sorumlu tutup tespit istemini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafları esastan reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, olayın işyerinde gerçekleşmesini ve davacının iş kazası bildiriminde bulunmasını, ölen kişiyle arasında hizmet ilişkisi bulunduğunu kabul etmek için yeterli görmedi; önce bordro tanıklarının, yetersiz kalırsa komşu işyeri tanıklarının dinlenmesini ve hizmet sözleşmesi saptanırsa olayın iş kazası niteliğinin değerlendirilmesini gerekli gördü.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; peşin temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine karar verildi, dosya ilk derece mahkemesine gönderildi ve kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine iletildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, olay tarihinde ölen kişiyle davacı arasında hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığını önce bordro tanıklarıyla, yetmezse komşu işyeri tanıklarıyla araştıracak. Bu ilişki saptanırsa olayın iş kazası olup olmadığını değerlendirecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 13, 4, 86
    Dairenin dayanağı: iş kazasının tanımı, olaya uğrayan kişinin sigortalı olması koşulu ve hizmet ilişkisinin kamu düzeni gereği kendiliğinden araştırılması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/496 E., 2025/1781 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/221 E., 2024/449 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından ...’ın iş kazası sonucu ölümü nedeni ile Kurum zararlarının rücusu gerekçesi ile borç bildirim belgesi gönderildiğini beyanla davalılar murisi ...’ın ölümünün iş kazası olmadığının tespitine ve davalı Kurum tarafından gönderilen 01.07.2022 Tarih ve E-84588789-719.48286960 sayılı borç bildirim belgesi ile davacıdan rücuen istenilen ödemelerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

 

Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ...’ın olay günü çiftliğe gelecek olan civcivlere hazırlık yapmak amacıyla çiftlik içerisinde bulunan sobaları yakmak üzere gittiğini ve burada kalp krizi geçirdiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

 

'' Davanın Kısmen Kabulü ile; davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 236.904,33 TL asıl ve 27.574,35 TL faiz olmak üzere toplam 264.478,68 TL tutarındaki 01.07.2022 tarihli ve E-84588789-719-48286960 sayılı borç bildirim belgesine konu borçtan;

 

a)Davacının, bağlanan gelirin peşin sermaye değerinden kaynaklı 147.564,58 TL asıl ve cenaze ödeneği ödemesinden kaynaklı 801,00 TL asıl tutar ile 17.291,76 TL faiz tutarı olmak üzere toplam 165.657,34 TL tutar yönünden sorumlu olduğunun,

 

b)Davacının, 88.538,75 asıl ve 10.282,59 TL faiz olmak üzere toplam 98.821,34 TL tutar yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

 

c)Sigortalı ...’ın 18.01.2020 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespiti isteminin reddine" dair karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı esastan reddine dair karar verilmiştir.

 

V.TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; murisin ölümünün iş kazasından kaynaklandığına dair tespite itirazları bulunmadığını, ancak; hesap bilirkişisi tarafından terditli rapor hazırlandığını ve davacının ... işçinin işe giriş bildirgesini iş kazasından önce Kuruma vermemiş olması nedeni ile Kurum zararından kusur durumuna bakılmaksızın sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmektedir.

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar murisinin ölümünün iş kazası olmadığını, davacının kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, beyan etmiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, davalılar murisi ...’ın ölümünün iş kazası olmadığının tespiti ile davalı Kurum tarafından yapılan ödemelerin rücuen tahsiline ilişkin talebin iptali istemine ilişkindir.

 

1. Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,

 

“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

 

b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

 

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

 

d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

 

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

 

Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:

 

a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması,

 

b) İşin işverene ait yerde yapılması,

 

c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir.

 

Hizmet ilişkisinin belirlenmesinde ise

 

5510 sayılı Kanunu'nun 86. maddesi hükümleri gereği, Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür tespitlerde tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

 

İlgili kanunlarda hizmet tespitine ilişkin ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Hizmet tespitinin belirlenmesine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

 

2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Mahkemece olayın iş yerinde meydana geldiği davacının da iş kazası bildirimi yaptığı gerekçesi ile davacı ile ölen kişi arasında hizmet ilişkisinin mevcut olduğu kabul edilmiş ise de kabul eksik incelemeye dayalıdır. Öncelikle bu husus açıklığa kavuşturulmalı, bordro tanıkları dinlenmeli, yeterli olmaması halinde komşu iş yeri tanıkları dinlenmeli, ...'ın ölümüne sebebiyet veren olayın olduğu tarihte davacı ile ... arasında hizmet akdinin varlığı sonucuna varıldığında ancak iş kazası olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılmalıdır. Eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — Sahte Sigortalılık İddiasında İspat

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/11860

 

Karar No

2026/1156

 

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page