İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Usta Öğreticide Kısmi Çalışma Süresi
2025/12589 E., 2026/3153 K. · 25 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Usta öğretici olarak geçen çalışma hizmet tespitinde tam gün sayılır mı? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, usta öğreticilerin ders saati karşılığında ücret aldığını ve tam süreli çalışmadığını; sürenin, bildirilen çalışma saatlerinde yedi buçuk saat bir iş günü sayılarak belirlenmesi gerektiğini belirtti. Davacının sonraki bildirimleri bu kapsamda yapıldığından Daire, dava dönemindeki çalışmanın da usta öğreticilik olup olmadığının netleştirilmesini istedi. Müfettiş raporunda düzenleyeni belirlenemeyen fotokopi belge karşısında dönem bordrolarının ve Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin yerindeliğinin incelenmesini de gerekli gördü. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, kabul yönündeki ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, usta öğreticilerin önceden belirlenen süreler için ders saati karşılığında ücrete hak kazandığını ve bu çalışmanın tam süreli iş sözleşmesi sayılamayacağını kabul etti; dava dönemindeki çalışma bu nitelikteyse sürenin, bildirilen çalışma saatlerinde yedi buçuk saat bir iş günü sayılarak belirlenmesini gerekli gördü.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; dosya ilk derece mahkemesine gönderildi, bozma kararının bir örneği bölge adliye mahkemesine iletildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Çalışmanın tespitine ilişkin kabul hükmü bozuldu. İlk derece mahkemesi dava dönemindeki çalışmanın usta öğreticilik olup olmadığını netleştirecek, öyleyse süreyi bildirilen saatlerden hesaplayacak ve fotokopi bordrolarla müfettiş raporunu değerlendirerek Kurum işleminin hatalı olup olmadığını belirleyecek.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371
Dairenin bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulma sebeplerine ilişkin andığı genel usul dayanağı.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. geçici 7, 86, 80 (j)
Dairenin geçiş hükmüyle birlikte hizmet tespitinin dayanağı olarak andığı 86. madde; usta öğreticilerin prim ödeme gün sayısının ek ders ücretinden hesaplanmasını düzenleyen ve Daireye göre bu çalışmanın tam süreli olmadığını gösteren 80. maddenin (j) bendi.506 sayılı Kanun — m. 79
Dairenin geçiş hükmü uyarınca uyuşmazlığa uygulanacağını belirttiği hizmet tespiti hükmü.1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu — m. 47
Dairenin eğitim kurumlarında usta öğretici görevlendirilmesine dayanak olarak andığı hüküm.4857 sayılı İş Kanunu — m. 13, 63
Dairenin kısmi süreli iş sözleşmesinin tanımı ile haftalık çalışma süresi için andığı ve sürenin yedi buçuk saat bir iş günü sayılarak hesaplanmasına temel aldığı hükümler.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1965 E., 2025/1061 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/20 E., 2023/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işçi statüsüyle ... Müdürlüğü'nde 1990 yılında işe girdiğini, belirtilen süreler içerisinde kesintisiz olarak davalı nezdinde çalışmasını sürdürdüğünü, ancak 19 90... tarihlerinin sigortaya bildirilmediğini ya da iptal edildiğini, bu duruma karşın yasadan kaynaklanan haklarını kullanamadığından davacının çalıştığının tespiti için bu davayı açtığını beyan ederek davacının 1990-1991 yıllarında ... Müdürlüğü'ndeki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde özetle; zaman aşımı defi ileri sürdüklerini, hak düşürücü süreye ilişkin mahkemece resen araştırma yapılmasını talep ettiklerini, davacının işçi statüsünde olmadığını, her türlü işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştiğini beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; 506 sayılı yasanın 79/10. maddesi ve 5510 sayılı yasanın 86/8 maddesi birlikte değerlendirildiğinde, aylık prim ve hizmet belgeleri Kuruma verilmeyen sigortalıların 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde Mahkemeye başvurarak hizmetlerinin tespitini isteyebileceği, 5 yıllık süre geçtikten sonda söz konusu çalışmalarının tespiti için dava haklarının bulunmadığını, Somut olayda ise 1990-1991 tarihinde arasında davalı işveren tarafından bildirgeler verilmemiş olması dikkate alınarak 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu anlaşıldığını, bu sebeple davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurum tarafından denetmen görevlendirilerek davacının hizmetleri ile ilgili olarak fiili çalışma olup olmadığına ilişkin araştırma yapıldığını, ... Denetmen servisince yapılan inceleme ile inceleme raporu düzenlendiğini, denetmen servicince düzenlenen raporlar incelendiğinde: 05.06.20 20... /KY/32 nolu rapor ve 15.09.20 21... ... nolu raporda; Müdürlük dahilinde işlem gören ... numaralı ... Merkezi Müdürlğünün'nün 1190/3, 1991/1 ve2 dönem bordorlarında adı geçen sigortalıların fiili çalışmaları tespit edilemediği ve çalışmalarının fiili çalışma olmadığı tespit edildiğini, fiili çalışma olgusunun varlığı ispat edilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"Davanın kabulü ile,
1-Davacının 6718.036.04 işyeri sicil numaralı ... Merkezi Müdürlüğü iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak 1990/3. döneminde 56... .680.000 TL prime esas kazançla, 1991/1. Dönemde 60... .940.000 TL prime esas kazançla, 1991/2. dönemde 19... .000 TL prime esas kazanç ilee çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davanın 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı yasa'nın Geçici 7. maddesi hükmünde “Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümlerinin 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı yasanın 86. maddeleri ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesidir. Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 5. maddesi, “uzman ve usta öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler.
1-Geçici personel olarak: Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 15.05.1975 gün ve 1897 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değiştirilen 4. maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.
2-Ek ders görevi verilmek yoluyla: 4. maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir . ”; aynı Yönetmeliğin 8. maddesi, “geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir”; aynı yönetmeliğin 9. maddesi ise, “uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum müdürü, cumartesi, pazar günleri de dahil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 08.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir.” hükümlerini içermektedir.
Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup, anılan düzenlemelere egemen ilkeler ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan “işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” hükmü de gözetildiğinde, çalışma ilişkisinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelenmeye olanak verecek bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, usta öğreticilerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dahilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir.
Kaldı ki, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ... ve ... Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi (j) bendinde de, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağı, bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratların dikkate alınamayacağı hükmü ile, usta öğreticilerin çalışmalarının tam süreli olmadığı açık olarak belirtilmiştir.
Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca verilen 17.09.20 08... /10-5 55... /530 sayılı kararda da, “dinlenen tanıkların da aynı davacı gibi başka köylerde usta öğretici olarak çalışan kişiler olduğu, resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından; tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerektiği” belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanunun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır.
3. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
4. Eldeki davada, davacı davalıya ait işyerinde 1990-1991 yıllarında geçen ... Müdürlüğü'ndeki hizmetlerinin tespiti talebinde bulunmuş olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur.
5. Dosyanın tetkiki neticesinde, davacının 20.10.1991 tarihinden sonraki sigortalılık bildirimlerinin usta öğreticilik kapsamında yapıldığının anlaşılması karşısında öncelikle uyuşmazlık konusu dönem olan 1990/3-1991/2. dönemleri arasındaki çalışmalarının usta öğreticilik kapsamında olup olmadığı netleştirilmeli ve gerekli araştırma yapılarak davacının usta öğreticilik kapsamında çalıştığının anlaşılması halinde ... Merkezi Müdürlüğü'nden bildirilen çalışma saatlerinin değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
6. Dava dosyası içinde yer alan 05.06.2020 tarih ve 32 sayılı Kurum Müfettiş raporu ile bordro arşivinde tespit edildiği belirtilen bordro takip föyü fotokopi belgenin üzerinde kimin tarafından, ne zaman düzenlendiği ve düzenleyene ait bilgi ve belge bulunmadığının tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, fotokopi niteliğindeki dönem bordroları irdelenerek çalışmaların Kuruma dönemi ve süresi içinde bildirilip bildirilmediği, bildirilmemişse neden süresinde bildirim yapılmadığı ve kurum tarafından yapılan tespitlerin yerinde olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle kurum işleminin hatalı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — Parça Başı İşte Kısmi ve Kesintili Hizmet
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12589
Karar No
2026/3153
Karar Tarihi
25 Mart 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI