İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Sicil Numarasız Bordroda Kimlik Tespiti
2025/14154 E., 2026/949 K. · 5 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
Sicil numarası yazılmadan bordroda yalnız adı ve soyadı geçen kişinin davacı olduğu, sigortalılık başlangıcının tespiti davasında nasıl belirlenir? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bordroda başka kimlik bilgisi bulunmadığından dinlenen bordro tanıklarıyla davacının yüz yüze getirilmesini, tanık talimatla dinlenecekse fotoğrafının gösterilmesini istedi. Nüfus müdürlüğünden aynı adı taşıyan başka kişi olup olmadığının araştırılmasını, varsa bu kişinin de dinlenmesini gerekli gördü. Bordro tanıklarını dinleyerek davayı kabul eden ilk derece kararı, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, sicil numarası olmadan yalnız ad ve soyadla bordroya geçen çalışmanın davacıya ait sayılabilmesi için bordro tanıklarıyla yüzleştirme yapılmasını ve aynı adı taşıyan başka kişilerin nüfus müdürlüğünden araştırılmasını gerekli gördü; kimlik tereddütsüz belirlenmeden verilen kabul kararını eksik araştırmaya dayalı saydı.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Davanın kabulü bozuldu; ilk derece mahkemesi yüzleştirme ve nüfus araştırması sonucuna göre bordrodaki kişinin davacı olup olmadığını yeniden belirleyecek.
İlgili Mevzuat
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu — m. 79/10
Daire, hizmet tespiti davasının yasal dayanakları arasında bu hükmü gösterdi.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 86/9
Daire, bu hükmü hizmet tespiti davasının öteki yasal dayanağı olarak gösterdi.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/625 E., 2025/1898 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/135 E., 2023/327 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ... İl Sağlık Müdürlüğü ünvanlı iş yerinde 1991 yılının 3. bordro döneminde 60 gün çalıştığını, bordro iş yeri sorgulama belgesinde görüleceği üzere müvekkilinin dava dışı işyerinde çalıştığının sabit olduğunu, ancak davacı müvekkiline sicil numarası verilmemesi nedeniyle 19 91... .döneminde sigortalı olduğunun tespit edilemediğini, müvekkilinin davalı Kuruma 30.09.2013 tarihli dilekçesiyle başvurduğunu, davalı Kurumun 04.10.2013 tarihli yazısıyla başvuruyu reddettiğini, sigorta kayıtlarında müvekkilinin ilk işe giriş tarihinin 28.11.2006 olarak görüldüğünü, ne var ki sigortalılık başlangıcı tarihinin fiiliyatta 01.09.1991 tarihi olduğunu, sicil numarası verilmemesi nedeniyle 19 91... . dönemde davacı müvekkilinin çalıştığının tespit edilemediğini belirterek müvekkilinin dava dışı ... İl Sağlık Müdürlüğü ünvanlı işyerinde 01.09.1991 yılında 1 günlük hizmetinin tespiti ile sigortalılık başlangıcının 01.09.1991 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 24.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının sigortalılılık başlangıç tarihinin 01.11.1991 tarihinden itibaren tespit ve tescil edilmesi ile bordro kayıtlarında ... olarak görünen kişinin davacı ... olduğunun tespiti talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İl Sağlık Müdürlüğü unvanlı işyerinde 01.09.1991 yıllında 1 günlük hizmet tespiti ile sigortalılık başlangıcının 01.09.1991 tarihi olarak tespitini talep ettiğini, davacı tarafından açılan ve Kurumlarına ihbar edilen hizmet tespiti istemli iş bu davanın yasalara ve emsal Yargıtay kararlarına aykırı olup reddinin gerektiğini, hizmet tespiti talepli olarak ikame edilen davalarda Sosyal Güvenlik Kurumu’na davalı olarak husumet yöneltilemeyeceğini yalnızca fer’i müdahil sıfatıyla bulunabileceğini, ... İl Sağlık Müdürlüğünün ise davalı olması gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davacının ... İl Sağlık Müdürlüğünde çalıştığı iddiasıyla tespitini istediği döneme dair davacı adının bulunduğu bir bordro bulunmadığı gibi Kuruma, davacı adına iddia olunan çalışma sebebiyle yatırılmış herhangi bir prim ödemesi de bulunmadığını, ayrıca dosyada mevcut ... İl Sağlık Müdürlüğünün 19.08.2013 tarihli yazısında evrakların tetkikinde davacı adına herhangi bir kaydın bulunmadığının açıkça ifade edildiğini, yine ... Defterdarlığının gönderdiği 27.05.2022 tarihli müzekkerede davacı adına İl Sağlık Müdürlüğünde çalıştığına dair bir kayda rastlanmadığını açıkça ifade ettiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının ... sicil no.lu dava dışı ... İl Sağlık Müdürlüğü ünvanlı işyerinde 01.11.1991 tarihinde hizmet akdine dayalı işçi olarak çalıştığının ve bordro kayıtlarında görülen ... isimli kişinin davacı ... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,
1.İşbu davanın 5510 / m.86'daki hak düşürücü süre dışında açıldığından davanın reddi gerektiğini,
2.Davacının çalışma tarihinin mevzuata aykırı olacak şekilde tespit edildiğini, ... SGM İl Müdürlüğünün 21.11.2023 tarihli müzekkere cevabında “İlgili bordroda 15.11.1991-14.12.1991 arası eksik gün olmadığı ve 30 tam gün bildirildiği için işe başlama tarihinin 15.11.1991 kabul edilmesi gerektiği” belirtilmesine rağmen Mahkemece bilirkişi raporu da aldırılmadan davanın kabulüne karar verildiğini ve davacının çalışma tarihinin mevzuata aykırı olacak şekilde 01.11.1991 olarak tespit edildiğini,
3.Bordroda yazılı olan ...'ın işbu davadaki ... olduğu net bir şekilde tespit edilmeden davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Eldeki davada davacı, ... İl Sağlık Müdürlüğünce Kuruma verilen, sicil numarası yazılmaksızın 1991/3.Dönem Dört Aylık Sigorta Primleri Bordrosunda ismi geçen ...'ın kendisi olduğunun, bildirilen çalışmanın kendisine ait olduğunun ve sigortalılılık başlangıç tarihinin 01.11.1991 olduğunun tespitini talep etmiş ve Mahkemece bordro tanıkları dinlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırmaya dayalıdır.
3....'ın 60 günlük çalışma süresi dışında bu iş yerinde devam eden çalışması bulunmamaktadır. Söz konusu bordroda ise isim ve soy isim haricinde herhangi bir kimlik bilgisi yer almadığından bordrodaki ...'ın davacı ... olup olmadığının açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
4.Mahkemece bu kapsamda, dinlenen bordro tanıklarına davacı, talimat ile dinlenecek olmaları halinde ise fotoğrafı gösterilmek suretiyle, yüzleştirme yapılmalı, çalışanın davacı olup olmadığı sorulmalıdır. Ayrıca Nüfus Müdürlüğünden ... isminde başka biri olup olmadığı araştırılmalı, tespit edilen başka ... var ise dinlenilmeli, bordroda yazılı ...'ın davacı olup olmadığı hususu tereddütsüz bir şekilde ortaya konulup sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14154
Karar No
2026/949
Karar Tarihi
5 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI