top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Prime Esas Kazançta Gerçek Ücretin İspatı

 

2025/14268 E., 2026/2418 K. · 3 Mart 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 18 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Primleri asgari ücret üzerinden yatırılan işçi, daha yüksek gerçek ücretini prime esas kazanç davasında nasıl kanıtlar? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yazılı delil sınırını aşan ücret iddiasının imzalı makbuz, banka kaydı gibi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirtti. Daireye göre çalışma her delille kanıtlanabilse de ücrette bu serbestlik yoktur; sınırın altındaki kısım için ya da yazılı delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir. Bölge adliye mahkemesi, kazancın yalnızca dava döneminin son aylarında eksik bildirildiğini tespit etmişti. Daire, yazılı delil kuralını ve işçilik alacağı davası sonucunda ödenen tutarların yalnız son çalışma ayına eklenebileceğini gözetmeyen kararı bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada asgari ücretin üzerinde ödeme yapılıp yapılmadığının yazılı delil kuralı gözetilerek araştırılmasını; işçilik alacağı davası sonucunda işverence ödeme yapılmışsa bunun yalnız son çalışma ayının prime esas kazancında dikkate alınmasını gerekli gördü.

 

Sonuç

 

Davalı Kurumun temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi, asgari ücretin üzerinde ücret ödenip ödenmediğini yazılı delil kuralına göre araştıracak; işçilik alacağı davası sonucunda ödeme yapılmışsa bunu yalnız son çalışma ayının prime esas kazancında değerlendirerek yeniden karar verecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371, Geçici 1/2, 353/1-b.2
    371. madde Dairenin bölge adliye mahkemesi kararını bozma denetiminin dayanağıdır; geçici 1. maddenin ikinci fıkrası, Dairenin ücretin ispat sınırında eski usul kanununa yaptığı yollamanın dayanağıdır; 353/1-b.2 ise bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmasının dayanağıdır.

  • Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu — m. 288, 289
    Dairenin gerekçesinde, sınırı aşan ücret iddiasının yazılı delille, sınırın altında kalan kısmın tanıkla kanıtlanabileceğine ilişkin dayanak olarak anıldı.

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 80, 82, 3
    Dairenin prime esas kazancın kapsamı, günlük kazanç sınırları, ücretin tanımı ve yargı kararıyla belirlenen ücretlerin ödendiği aya ya da son çalışma ayına eklenmesi konusunda dayandığı hükümler.

  • 506 sayılı Kanun — m. 77/1, 78
    Dairenin gerekçesinde 5510 sayılı Kanunun karşılık gelen hükümleriyle birlikte anılan prime esas ücret ve günlük kazanç sınırı düzenlemeleri.

  • 4857 sayılı İş Kanunu — m. 32
    Dairenin ücretin genel tanımı için andığı hüküm.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/608 E., 2025/1508 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/202 E., 2024/374 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun ve emsal içtihatlar uyarınca sigortalının gerçek ücretinin sigorta primine esas alınması gerektiğini beyanla davacının 16.11.2005-22.04.2014 tarihleri arasında prime esas gerçek ücretinin tespiti ile asgari ücret üzerinden yatırılan primlerin gerçek ücret üzerinden tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde atıf yapılan davanın bir alacak davası olduğunu, eldeki davanın ise tespit davası olduğunu, her iki davanın yargılama usulleri ile esaslarının birbirinden farklı olduğunu, alacak davasının işbu dava yönünden bağlayıcı olmadığını, prime esas kazanç yönünden Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının iddiasını yazılı delil niteliğinde kuvvetli delil ile ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yalnızca tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını, delil başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri yoksa HMK'da yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

 

'' ...Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

 

II-Davanın kısmen kabulü ile

 

1-) Davacının 2014 yılı için eksik bildirilen ve Kuruma bildirilmesi gerekin prime esas kazancının aşağıdaki tabloda belirtildiği şekilde olması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

 

Dönem S/g Bildirilen PEK Bildirilmesi g.PEK Eksik PEK

 

Ocak 2014 30 1.124, 55... .797, 57... .673,02 TL

 

Şubat 2014 30 1.071, 00... .797, 57... .726,57 TL

 

Mart 2014 30 1.071, 00... .797, 57... .726,57 TL

 

Nisan 2014 21 749, 70... .873, 05... .123,35 TL

 

Toplam eksik bildirilen PEK : 9.249,51 TL''

 

Dair karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini beyan etmektedir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

 

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2.Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287). Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nın Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanun'un 78. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 82. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nun 288. maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun'un 78. maddesine göre, “....günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır”. 82. madde de bu düzenlemeye paralel bir hüküm içermektedir. Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır.

 

Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür.

 

Buna göre, maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 1. fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bent gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta Mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir.

 

Mahkemece, toplanan deliller değerlendirilerek ve ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı gözetilerek asgari ücretin üzerinde ücret ödemeleri bulunup bulunmadığının tespiti ile işçilik alacağına ilişkin davanın varlığı ve neticelenip kesinleşmesi karşısında işverence sigortalıya ödemenin yapılması halinde sadece hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceği, hususu gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle,

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/14268

 

Karar No

2026/2418

 

Karar Tarihi

3 Mart 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page