top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Denetime Dayalı Prim Borcuna İtiraz

 

2025/15019 E., 2026/5708 K. · 27 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Sosyal Güvenlik Kurumunun denetimle sigortalı çalıştığını belirlediği kişiler için prim borcu çıkarılan işverenin ödeme emrine karşı açtığı davada mahkeme neyi araştırır? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Kurum işleminin yerindeliğinin bu kişilerin çalışmasının fiilî ve gerçek olup olmadığına bağlı olduğunu belirtti; dönemin bordro tanıkları çalışmayı doğruladığından Kurum işlemini yerinde buldu. İlk derece mahkemesi, raporda adı geçen kişileri davaya katmasını isteyen önceki bozmaya uymuş, ancak ödeme belgelerine dayanarak davayı kısmen kabul etmişti. Daire, davanın reddi gerektiğini belirterek bu kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, Kurum denetim elemanlarınca sigortalı çalıştıkları belirlenen kişiler nedeniyle çıkarılan prim borcuna karşı açılan bu davada Kurum işleminin yerindeliğini çalışmanın fiilî ve gerçek olup olmadığına bağladı; dönem bordro tanıklarının çalışmayı doğruladığı bu dosyada ödeme belgelerine dayanılarak aksi sonuca varılamayacağını ve davanın reddi gerektiğini değerlendirdi.

 

Sonuç

 

İlk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Ödeme emrinin bir kısmı yönünden işverenin borçlu olmadığını tespit eden hüküm bozuldu; Daireye göre davanın tümüyle reddi gerekiyordu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 86
    Daire, davanın yasal dayanağı olarak bu maddeyi gösterdi ve hizmetin kanıtlanması için maddede özel bir yöntem öngörülmediğini belirtti.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 124
    Dairenin önceki bozma kararında, raporda adı geçen kişilerin davaya katılmasının sağlanması bu maddeye dayandırılmıştı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/302 E., 2025/292 K.

 

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... .. İl Müdürlüğü tarafından 2016/017267 sayılı icra takip dosyasından davacıya gönderilen ödeme emrinin ve yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı Kurum vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar vermiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

 

A. Bozma Kararı

 

Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararının süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Eldeki davada, ödeme emrinin dayanağı olan 08.05.2015 tarihli denetim raporu ve 04.12.2014 tarihli eki tutanaktan davaya dahil edilen .., .., .., ... ile davaya dahil edilmeyen .., .., .., .., .. hakkında beyanlarına dayalı olarak 2014/2. aydan 2014/12. aya kadar çalışmanın tespitinde bulunulduğu, sonrasında Kurumca prim hizmet belgeleri istenildiği, re'sen tahakkuk edilen prim borcu nedeni ile de davaya konu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmakla; bu kapsamda, dava konusu talep, iptali istenilen ödeme emirlerinin dayanağı raporda isimleri anılan dava dışı kişilerin hizmetlerinin de iptali sonucunu içerdiğinden, davaya dahil edilmeyen raporda haklarında tespitte bulunulan kişilerin hak alanını ilgilendirdiğinden Mahkemece yapılması gereken, HMK 124 kapsamında iş bu kişilerin davaya dahiliyeti sağlanıp, iddia ve savunmaları da sorularak; sonucuna göre karar vermekten ibarettir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

 

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı şirket aleyhinde başlatılan 2016/017267 takip numaralı icra dosyasından davacıya gönderilen 21.07.20 16... .. sayılı ödeme emrinin 9.177,31 TL asıl prim borcu ile 2.466,34 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 11.643,65 TL'lik kısım yönünden davanın kabulü ile davacının bu miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmiştir.

 

VI. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı Kurum vekili, davanın reddine dair karar verilmesi ve yargılama giderlerinin buna göre hesaplanmasını talep etmiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, re'sen prim tahakkukuna ilişkin düzenlenen ödeme emri iptali istemine ilişkindir.

 

Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, iş yeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu iş yeri bordro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

 

İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla, hatalı değerlendirme sonucu, bozma sonrası verilen karar yerinde değildir.

 

Eldeki dava niteliği itibari ile Kurum denetim elemanları tarafından sigortalı çalıştıkları re'sen tespit edilen dahili davalıların çalışmalarının gerçek olmadığının tespiti ile bu tespit doğrultusunda çıkarılan prim borcunun iptaline yöneliktir.

 

Mahkemece Kurum tarafından yapılan işlemlerin yerindeliğinin saptanması; çalıştığı tespit edilen sigortalıların çalışmalarının fiili ve gerçek bir çalışma olup olmadığının genel kurallar çerçevesinde araştırılmasına bağlıdır.

 

Bu kapsamda, Mahkemece ödeme belgeleri esas alınmak suretiyle, ... dışındaki davalıların çalışmadığına dair kanaate varılmış ise de dönem bordro tanığı oldukları anlaşılan tanıkların dahili davalıların hizmetlerinin fiili olduğunu beyan etmiş olmaları karşısında kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen hususlar çerçevesinde davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

VII. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

 

27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/15019

 

Karar No

2026/5708

 

Karar Tarihi

27 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page