İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Eski Eşle Birlikte Yaşamada Medula Kaydı
2025/15106 E., 2026/6083 K. · 30 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşandığı eşle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylıkları borç çıkarılan kişinin davasında, tanıkların sonradan değişen anlatımı ve hastane kayıtları nasıl değerlendirilir? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, araştırma raporunda birlikte yaşandığını ayrıntılı anlatan tanıklardan ikisinin yargılamada sebep göstermeden beyan değiştirdiğini belirterek bu tanıkların beyanlarına itibar etmedi; eski eşlerin aynı gün aynı hastaneye gidip aynı eczaneden ilaç aldığını gösteren Medula kayıtlarını birlikte yaşamanın kanıtı saydı. İlk derece mahkemesi borç işlemini iptal etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Daire, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını bozdu.
Hukuki İlke
Daire, araştırma raporunda eski eşlerin birlikte yaşadığını ayrıntılı anlatan tanıklardan ikisinin yargılamada sebep göstermeden beyan değiştirmesi karşısında bu tanıkların beyanlarına itibar etmedi; aynı gün aynı hastaneye gidildiğini ve aynı eczaneden ilaç alındığını gösteren Medula kayıtlarını birlikte yaşamanın kanıtı sayarak bu dosyada davanın reddi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi, eski eşlerin birlikte yaşadığının kanıtlandığı yönündeki Daire değerlendirmesine göre Kurum işleminin iptali istemi hakkında yeniden karar verecek; Daire bu dosyada davanın reddi gerektiğini belirtti.
İlgili Mevzuat
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 56/2, 96
Dairenin, boşandığı eşle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişinin aylığının kesilmesi ve ödenen tutarların geri alınması bakımından uyuşmazlığa uyguladığı yasal dayanak.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 59
Kurumun, denetim elemanlarınca düzenlenen tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu yönündeki temyiz itirazında dayandığı hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4318 E., 2025/2800 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/371 E., 2024/425 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurum tarafından yersiz ödeme konulu borç bildirim belgesi gönderildiğini, yersiz ödeme yapıldığına ilişkin tespitlerin gerçeği yansıtmadığını ve boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını, Kurum işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu beyanla, borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davacının Kurumdan ölüm aylığı almakta iken boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesildiğini ve Kurum tarafından yapılan ödemelerin borç çıkarıldığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının aldığı ölüm aylıklarından kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen yersiz ödemeye dair işlemin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,
1.5510 sayılı Kanunun 59. maddesinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlere ilişkin tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğunu, söz konusu rapor ve tutanaklarda belirtilen hususların aksinin ancak eş değerde belgelerle kanıtlanmasının mümkün olacağının belirtildiğini,
2-Her ne kadar denetmen raporunda ismi geçen tanıkların mahkemede, soruşturma aşamasındaki beyanlarını kabul etmemiş iseler de bu kişilerin beyanlarının imza karşılığında alınmış olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle tanığın, Kurum Denetmeninin soruşturma aşamasında aldığı beyanına itibar edilmesi gerektiği açık olup yerel mahkemece aksi şekilde tanıkların beyanlarına itibar edilerek, resmi kayıtlar göz önüne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
3-Davacının, evlilik birliğinin fiilen devam ettiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını, davacının ölüm aylığı almasının 5510 sayılı Kanun'a açıkça aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun yapmış olduğu tüm tespit ve uygulamaların mevzuat hükümleri doğrultusunda olup kanunların emredici hükümlerine uygun olduğunu, Mahkemenin yeterli araştırmayı yapmaksızın davanın kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurum tarafından ödenen aylıkların borç tahakkuk ettirilmesine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Eldeki davada, davacı ve eski eşinin 24.02.2004 tarihinde boşandıkları, Denetmen Raporunda “Her ne kadar 24.02.2004 tarihinde boşanmış olsalar da 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi itibariyle incelememize konu ... ve ...'ın tekrar evlenme tarihi olan 01.09.2014 tarihine kadar olan dönemde boşanmış oldukları halde fiilen birlikte yaşadıklarının değerlendirildiği", davacıya hem anne hem de babası üzerinden bağlanan ve 01.10.2008 - 01.09.2014 tarihleri arasında ödenen aylıklar nedeniyle 15.370,65 TL ana para (24.03.2022 tarihi itibari ile) 12.542,43 TL yasal faiz; 30.563,39 TL ana para (24.03.2022 tarihi itibari ile) 25.014,59 TL yasal faiz olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, davacı ve boşandığı eşinin 01.09.2014 tarihinde tekrar evlendikleri, davacının işbu dava ile yersiz ödeme nedeniyle tahakkuk ettirilen borca yönelik Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece dosya kapsamına ve tanıkların yargılama sırasında alınan beyanlarına göre davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
11.06.2021 tarihli Araştırma Raporu kapsamında dinlenen üç tanığın davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarına dair ayrıntılı beyanda bulundukları, tanıklardan ikisinin yargılama sırasında sebep göstermeksizin beyanlarını değiştirdikleri anlaşılmakla, beyanlarına itibar edilemeyeceği; diğer taraftan davacı ve boşandığı eşinin aynı tarihte aynı hastaneye gittiklerine, aynı eczaneden ilaç aldıklarına ilişkin Medula kayıtları davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığını gösterdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yetim Aylığında İmzasız Müfettiş Tutanağı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15106
Karar No
2026/6083
Karar Tarihi
30 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI